Yıldıray OĞUR
Siyasi tartışmaların operasyon, sabotaj, provokasyon, sızıntı gibi istihbari terimler kullanılmadan yapılamadığı bir haftayı daha geride bıraktık. Sözkonusu olan Türkiye olunca her şeyi istihbarat operasyonuyla açıklamaya haklı olarak komploculuk diyoruz. Ama galiba istihbarat savaşlarını tamamen yok saymaya da artık saflık demeye başlamamız gerekiyor.
Doğan Kitap’tan çıkan Ruzi Nazar: CIA’nın Türk Casusu kitabını okurken böyle düşünüyor ve bir toparlanıp kendine geliyor insan.
Ruzi Nazar’ın hikâyesine çok rahat 20. yüzyılın hikâyesi denebilir. Ekim 1917 devrimi sırasında Sovyetler’de doğan akrabalarını Stalin’in öldürdüğü bir Özbek olarak 2. Dünya Savaşı’na Kızıl Ordu subayı olarak girip, Türkistan Lejyonları içinde Nazi saflarında tamamlıyor. Ardından da ABD BaşkanıFranklin Roosevelt’in CIA’in kurucu kadrosundaki oğlu üzerinden CIA’e geçiyor.
20. yüzyılın bütün cephelerinde bulunmuş başka bir kişi daha var mıdır acaba?
Ve son durağı CIA’e tam 45 yıl hizmet ediyor. Bağlantısızların Bandung Konferansı’nda, Sovyetler’in Dünya Gençlik Festivalleri’nde, Afganistan’da, İran’da, Almanya’da ve 1959-1971 arası 11 yıl da Türkiye’de geçen 45 yıl.
Kitaba göre Oscar’ı alan Argo filminde anlatılan Tahran’daki ABD elçilik görevlilerini kurtarma operasyonun perde arkasındaki isim o.
Ruzi Nazar’ın hikâyesinden geçen tek Oscar Argo değil. Colombia Üniversitesi’nde ekonomist olan kızıSylvia Nasar’ın matematikçi John Nash’in hayatını anlattığı kitabı da filme çekilmiş (Akıl Oyunları) ve dört Oscar almıştı.
Tam burada akla bir soru geliyor. Bu kadar görkemli bir hikâyeyi neden acaba bestseller bir biyografi yazarı olan kızı yazmamış?
22 Ocak 2008 tarihli Hürriyet gazetesine göre aslında kızı babasının hikâyesini yazmaya başlamış. Sylvia Nasar’ın babasının hayatını yazmaya başladığı söylenen haberde beş yıl sonra Altaylı’nın kitabında okuyacağımız hatıralar satır satır yer alıyor?
Peki, neden kitabın yazarı Enver Altaylı o hâlde? Ve bu beş yılda ne oldu?
Sorunun cevabını Habertürk’te Kürşad Oğuz’un Enver Altaylı ile yaptığı röportajdan öğrenelim:
Altaylı: Yazalı iki yıl oldu. Tabii bir yerlere göndermem gerekiyordu.
Bir yerler dediğiniz, CIA herhalde...
Altaylı: ABD’de Security Act var. “Ülkenin güvenliğini tehdit eden bilgileri ifşa etti, sen de vesile oldun” diye tazminat davası açarlar, ABD’ye giremezsin. Doğru olan onay almak.
Net sorayım: Bu kitabı CIA okudu ve onay verdi mi?
Altaylı: Ruzi 45 yıl CIA’da görev yapmış. Böyle bir insanın biyografisi yayınlandığında CIA’nın karşı çıkmaması lâzım. O tedbiri aldık.
Peki, neden Enver Altaylı? Talat Aydemir’in idamıyla sonuçlanan 21 Mayıs 1963 günkü ikinci darbe teşebbüsü sırasında darbeye Harbiye öğrencisi olarak katılan 1459 teğmenden biri Altaylı. Ordudan atılmış. Sonra hukuk öğrencisiyken “babasının dostu” olduğunu söylediği CIA’in Türkiye masası şefi Ruzi Nazar’ın referansıyla MİT’e girmiş, ne tesadüf Nazar’ın Pentagon’dan tanıdığı, kızlarının amca dediği, ailece görüştüğü Türkeş’in MHP’sinin Hergün gazetesinde 80 öncesi genel yayın yönetmenliği yapmış, yine ne tesadüftür ki Ruzi Nazar Bonn’da görevliyken, MHP’nin Almanya sorumlusu olmuş.
CIA’in Afganistan’da, İran’da, Sovyetler’de, Türkiye’de en kritik operasyonlarında bulunmuş kıdemli ajanının hatıraları güvenilir ellere teslim edilmiş yani.
Tabii bu kitabın nasıl bir süzgeçten geçirildiği hakkında kafalarda epeyce bir soru işaretine neden oluyor.
Yine de kitaptan MİT’in atası MAH’ın Ankara’daki binasının bir katının CIA’in ofisi olduğunu, İçişleri Bakanlığı’nda CIA ajanlarının çalıştığı bir büronun mevcut olduğunu öğreniyoruz. Nazar’ın Ankara’da göreve başlamasından beş ay sonra meydana gelen 1960 darbesiyle bir ilişkisi olmadığı, darbeden sonra 14’lerle birlikte tutuklanırken Türkeş’in (kızı o sırada ailece görüştükleri Nazarlarda yatıda) ABD’ye çalışmadığı uzun uzun anlatılıyor. Papa suikastı, Ağca, 12 Eylül darbesi ile ilgili anlatılanlar üzerinde de ayrı ayrı durmak gerek.
Sadece şu hatıra bile Türkiye yakın tarihini yeniden yazılmasına neden olabilir.
Kitaptan okuyalım:
“12 Mart 1971 tarihinden birkaç ay önce bir akşam Ruzi’nin Bahçelievler 3. Cadde’deki evinin kapısı çalındı. Kapıyı açan Ruzi karşısında Cemal Madanoğlu’nu buldu. Davetsiz gelmişti.. Ruzi emekli generalin içki içmeyi sevdiğini biliyordu. Viski ikram etti ve sohbete başladılar... Madanoğlu Ruzi’ye yeni bir hükümet darbesi yapacaklarını, bunun için orduda gerekli çalışmaları tamamladığını, Amerikalılarla birlikte çalışmak istediklerini, Ankara’da JUSMAT’ta çalışan iki Amerikalı generalin kendilerine yardımcı olmalarının iki ülkenin çıkarları için iyi olacağını söyledi. Ruzi paşaya açık bir şekilde, biraz kaba da olsa ‘Paşam yanlış kapı çaldın. Amerikalılar böyle bir darbenin ne içinde ne kenarında rol oynar’ dedi....Ruzi Madanoğlu’nun ziyareti ve kendisine söylediklerini bağlı olduğu merkez bildirdi.”
Bahsedilen 9 Mart 1971’deki başarısız darbe planı. Hasan Cemal’in kitabı olmasa varlığı bile reddedilen Milli Demokratik Devrim çizgisinde, solcu, anti-emperyalist, Baas tipi gibi darbe girişimi. Meğer, İlhan Selçukların, Doğan Avcıoğluların, Mihri Bellilerin tam bağımsız Türkiye sloganları atan gençlerin içinde olduğu darbenin lideri Madanoğlu, darbe gününden birkaç gün önce CIA’in Türkiye şefinin kapısını çalıp, en büyük düşman ABD’den destek istemiş. Ya da bilerek ya da bilmeyerek böylece darbeyi de ihbar etmiş...
Tam Bağımsız Türkiye mi demiştiniz?
Yazarlar
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025