Ahmet AY
ABD Suriye politikasında bütün iplerin Rusya ve İran'ın eline geçmesine seyirci kaldığı gibi yer yer buna ortam hazırladı. Öyle ki Rusya ve İran, ABD ve Batı'nın bölgeden ve Suriye'den çekilmesinin kalıcı olup olmadığını denemeye başladılar. Bütün gerginliklere, Suriye’nin işgaline, savaşın kapıyı çalmasına rağmen ABD’nin stratejik ortağım dediği NATO ülkesi Türkiye ile Rus-İran ittifakını baş başa bıraktı. Birkaç gün öncesine kadar sadece NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “Türkiye'nin güvenliği için Akdeniz ve Karadeniz'de savaş gemileri hazır durumda" demiş, ondan sonra da bölgeyi ne arayan oldu ne soran.
Bunlar yetmezmiş gibi ABD için çok stratejik Doğu Ak Deniz ülkesi Lübnan Rus-İran bloğuna mecbur kaldı. Suudi Arabistan yıllarca Lübnan'ı destekledi, ancak Hizbullah blokajındaki Lübnan saldırıya uğrayan Suudi elçiliği konusunda bile çekinceli davrandı. ABD’nin İran’a alan açması Esed ve Hizbullah’a da “kim tutar sizi” demekti. Bu, Lübnan’ın Rus-İran saflarına itilmesi demekti, Lübnan da mecburen bu bloğa katılmış durumda.
Şimdi NATO ve ABD’nin sessizliği bozuldu;
Önce NATO Avrupa Komutanının açıklaması, sonra Başkan Obama ve İsveç Genelkurmay Başkanının açıklamaları geldi. Obama ve General Breedlove mealen Rusya ile bir savaşın çok uzak olmayabileceğini dile getirdiler. Bu açıklama bugüne kadar ABD’nin belki de en önemli açıklamasıydı.
İsveç Genelkurmay Başkanı Byden’in, “Rusya’nın siyasi hedeflere ulaşmak için askeri gücünü kullanma niyeti… Diğer yandan NATO da varlığını artırıyor. Baltık Denizi bölgesinde NATO ile Rusya orduları arasında çatışma çıkabilir" açıklaması küresel bir savaşın haklı tedirginliğiydi.
Zaten bizim de anlatmaya çalıştığımız bu tedirginlik. III. Dünya Savaşını uzak görenlere işin sandıkları gibi olmadığını söylüyoruz.
Neden mi?
Rus Çar’lığı Osmanlı'nın çöküş sürecinde oldukça güçlenmiş, Doğu Avrupa’da jeopolitik üstünlüğe sahip olmuş, Rusların Ak Deniz’e inmeye çalıştığını fark eden Avrupa sürgün Lenin’i Zürih üzerinden Çarlık Rusya'sına sokmuştu. Bolşevik ihtilali sürecinde Ruslar hem Skyes-Picot masasından uzak kalmış hem de Rus Çarlığı son bulmuştu.
Ruslar II. Dünya Savaşı sonrası yine süper güç olmaya başlamış, tehlike sınırlarına gelen SSCB Amerika'nın teşvikiyle Afganistan’a girmiş, on yıllık savaş sonunda Afgan topraklarına gömülmüştü.
Demem o ki, Rus Çarlığı I. Dünya Savaşı sonrası yıkılmış, SSCB de Afgan savaşı sonrası çökmüştü. Şimdi tekrar güçlenen Rusya Federasyonu Suriye’de, mirasına konduğu Çarlık Rusya’sı ve SSCB’nin akıbetine uğramak üzere.
Tabi, Rusya'nın Suriye'ye gömülmesi ABD’nin tek başına başarabileceği bir iş değil, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar olmadan bu hiç mümkün değil.
Ama Suriye’de son üç yılda ABD bu müttefiklerini çok zor durumda bıraktı.
ABD’nin bu tutumu anlaşılır gibi değil, 2. Dünya Savaşı sonrası “hegemonik PAX Amerikan” olarak adlandırılan eksen her nedense hedeflerine ulaşmada sıkıntılarla karşılaştı. Bunda, ABD’nin Almanya ve Türkiye ile gerekli yakınlaşmayı sağlayamamasının rolü büyük.
George Freidman’ın da belirttiği gibiAlmanya ve Türkiye bölgelerinde yükselme trendinde olan, ama aynı zamanda Amerika ile ciddi ortaklıkları bulunan iki devlettir. ABD hem bu gerçeği görmedi hem de Rusya-İran bloğu karşısında oluşan Türkiye-Suudi-Katar bloğuna da gereken desteği vermedi.
Türkiye sınırları ciddi tehdit altındayken ABD’nin, "Türkiye'nin sınırları NATO sınırlarıdır" açıklamasından öte bir şey söylediğine rastlamadık. Bu da retorikten öte bir anlam taşımıyor. Böyle sürecek mi derseniz, elbette ki hayır, ABD er ya da geç hatasını fark edecek. Rusya Paktının mevcut pozisyonunu güçlendirmesi halinde ABD için geniş coğrafyası olan Avrasya'yı kontrol etmesi gittikçe zorlaşacaktır. Çünkü bu coğrafyada artık devletlerin potansiyeli, bu devletlerin geçmişten çıkardıkları dersler Amerika'nın burayı derinliğine kontrolünü sınırlamaktadır.
Kısacası,
Bölge jeopolitik sarsıntı geçiriyor. Yemen'e kadar uzanan hatta krizler yaşanıyor. Anarşi ve teröre varan bu krizlerin güvenlikten kaynaklı olduğunu biliyoruz.
Her bölgesel güç bu krizlerde alan açmak için çabalar, Türkiye de kendine alan açmalıdır. Bu yüzden Suriye barış görüşmeleri açıklanır açıklanmaz Türkiye “ateşkes beni bağlamaz” açıklamasıyla Suriye özelindeki gelişmelere göre pozisyonunu belirleyeceğinin mesajını verdi.
ABD Türkiye’nin, Türkiye de -bütün olan bitene rağmen- Suriye Kürtlerinin yanında olmalı, yoksa Ruslar Kürtlere bir “Mahabad acısı” daha yaşatırlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
13.04.2019
8.02.2019
27.03.2019
25.03.2019
6.02.2019
21.02.2019
6.02.2019
4.02.2019
26.01.2019