Ahmet AY
1999'da Emniyet Genel Müdürlüğü Fetullah Gülen ile ilgili bir rapor hazırlar. Bu rapordan sonra Genel Müdür Yrd. Cevdet Saral'ın başına gelmeyen kalmadı. O günleri çok iyi hatırlıyoruz. Bu tür cemaatlerin ve bilahare örgütleşmesinin ve yeryüzünde insanlığın tanık olmadığı vahşeti sergilemesinin teolojik altyapısına dair iki yazı kaleme almıştım. Aşağıda Cevdet Saral'ın TBMM Darbe Araştırma Komisyonunda anlattıklarından mezkur yazılarımla bağlantılı kısmını sizin için seçtim.
Sayın Komisyon üyeleri, zatıalilerinize takdim ettiğim 1999 tarihli Fetullah Gülen raporunda da göreceğiniz üzere mistik örtüye bürünmüş tüm çizgi dışı yani dinî görünümlü gayri dinî yapılanmaların peygamber, şeyh, kanaat önderi görünümündeki elebaşları hedefledikleri kitlelerin dikkatini öncelikle yüksek hitabet güçleri, ikna kabiliyetleri, dinî olduğuna inandırdıkları hikâyeler ve Fetullah Gülen örneğinde olduğu gibi gözyaşlarıyla çekmekte, çok geçmeden de cennet ve ganimetlerle -mal, makam, rütbe, para- müjdeleyerek beyinleri tutsak almakta ve yine Fetullah Gülen örneğinde görüleceği üzere yüce dinimizin yasak kıldığı her şeyi -zina, içki, yalan, iftira ve bu gibi- mubah kılarak nefisleri coşturmakta ve onlara âdeta sahte birer cennet yaratarak peşlerinde sürükleyebilmektedirler…
1999 tarihli 90 sayfalık raporumuzu hazırlamadan önce şu ürkütücü kanaate ulaştık:
Karşımızda kendini dinî söylem ve motiflerle kamufle eden, sosyal-eğitsel görünümlü olmakla birlikte çok geniş siyasi hedefleri bulunan, gençlik içerisinden gençlik, sivil-askerî bürokrasiden bürokrat, medya içerisinden medya, iş adamları içerisinden iş adamları, halk içinden halk meydana getirmeye çalışan bir yapılanma ve basında da kin, nefret ve öç alma duygularını, kendisine yönelttiği "Ben Kıtmir" kelimesiyle gizlemeye ve son derece alçak gönüllü, tevazu sahibi görünmeye çalışan, yine de ardından gelenlere cennet, esenlik ve güzellikler, düşmanlarına ölüm ve kabir vadeden yalancı kindar ve o nispette de cahil olan ama gerektiğinde kendini ilim sahibi ve olağanüstü gösterme becerisine sahip... karanlık ve o nispette de tehlikeli biri vardı. Kanaatimiz bu istikamette yer bulmuştu…
Devlet yetkililerini ve halkı Fetullah Gülen hareketine karşı ikinci kez uyarmaya çalıştım: "Tüm bunlardan öte, mistik yapılanmalar içinde devletçe en tehlikeli olarak algılanabilecek olanı kanaatimce tapınma tipi mistik yapılanmalardır. En tehlikeli nokta ise o yapılanma içerisinde yer alanların "O ne diyorsa din odur." anlayışıyla inanç önderine yaklaşmaları ve inanmalarıdır. Çünkü bu inanışın hemen ardından “O ne diyorsa doğru odur, o her şeyi bilir, o her şeyi görür, o her şeyi işitir, o bilinmeyenleri bilir ve o isterse bir gecede dünyayı değiştirir…” En yakın müridinin aylar önce söylediği “O bize şah damarımızdan daha yakındır. O her şeyi görür, bilir…” Bu tip yapılanmalardaki inanç önderlerinin de şu dört ortak noktası bulunduğunu düşünebiliriz:
İnanır göründükleri dinin kutsal kitabını önemsiyormuş gibi görünerek gerçekte bağlılarını kutsal kitaplar dışında, gaybi temelli, ucu açık masal ve hikâye ağırlıklı bir inanca yönlendirmeleri; bağlılarını, avenelerini kendilerine gaybi konularda kimselerin bilmediği sırların Allah tarafından ilham edildiğine, vahyedilmekte olduğuna inandırmaları; daha sonra bağlılarını konuşma ve davranışlarıyla bir şekilde meleklerle mesela Cebrail'le görüştüklerine ikna etmeleri; bir zaman sonra da bağlılarını rüyada ya da yakaza hâlinde peygamberle görüşmekte olduklarına inandırmaları.
Bu durumdaki inanç önderlerini önce dünyanın en büyük âlimi, müceddidi, mehdisi, mesihi, daha sonra ismi kutsal kitaplarda avama sarih olarak açıklanmamış son çağ peygamberi ya da dünyaya yeniden dönmüş İsa, en son ... kendilerini yeryüzünde tek seçilmiş ve tek cennetlik zümre olarak görebilecek insanların yani tapınma tipi mistik yapılanma inanırlarının inanç önderinin ulvi görünümlü hedef ve ihtirasları için yapmayacakları şey yoktur.
15 Temmuz darbesi bu görüşün ürünüdür. İşte, ne yazık ki inanç önderlerini bu gibi ifadelerle, olmadığı ve olamayacağı konumlara oturtan, bir başka ifade ile şirk içine düşen bu gibi tapınma tipi yapılanmalar aynı zamanda dünya genelinde tıpkı terör örgütleri gibi dış güçlerce kullanılmaya son derece müsait yapılanmalar olarak görülmelidirler.
Günümüz konjonktüründe terör örgütleriyle sonuç alamayan kimi devletlerin hedef devletleri ve yönetimlerini ve diğer yasal kurumlarını bu gibi yapılanmaları kullanarak ele geçirip etkileyerek hedeflerine ulaşmak isteyebilecekleri gözden uzak tutulmamalıdır.
Sayın üyeler, hakkında rapor hazırlandığını emniyet içerisindeki uzantıları kanalıyla önceden haber alan Fetullah Gülen, 1999 tarihli raporumuzu 19/3/1999 tarihinde gerekli birimlere sunmamızdan üç gün sonra ülkeden kaçmak zorunda kaldı. Gerçekte ülkeyi apar topar terk etme sebebi, şahsıyla ilgili rapora devletin nasıl bir tepki vereceğini kestirememesidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
13.04.2019
8.02.2019
27.03.2019
25.03.2019
6.02.2019
21.02.2019
6.02.2019
4.02.2019
26.01.2019