Ahmet KARDAM
30 Mart 2014 günü yapılan yerel seçimlerde AKP ve diğer partiler seçmenlerden ne oranda oy aldılar? Bir başka deyişle, seçmenler siyasi partilere ne oranda destek verdiler? Seçim akşamından başlayan ve hâlâ sürmekte olan yorumlarda neredeyse hemen herkes AKP’nin seçmen desteği konusunda tam bir görüş birliği içinde. Buna göre, AKP Büyükşehir seçimlerinde yaklaşık % 45, Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi seçimlerinin toplamında ise seçmenlerden % 43 oy almıştır. İki buçuk yıl kadar önce, 2011’de yapılmış Milletvekili seçimlerinden sonra da yine ayrımsız herkes AKP’nin seçmen desteğinin % 49,8 olduğu konusunda hemfikirdi. Başbakan Erdoğan da 2011’den sonra, kendisine oy vermemiş seçmenleri yok sayarak, tam bir “çoğunlukçu sandık demokrasisi” anlayışıyla ve arkasında % 50’lik seçmen desteği olduğu iddiasıyla tipik bir otokrat lider haline geldi. AKP ve basındaki militan yandaşları 30 Mart seçimlerinden sonra da, Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde halkın % 45 - % 46’sının oyunu aldıkları iddiasıyla “seçim zaferlerini” kutlaldılar. Oysa AKP’nin arkasındaki seçmen desteği ne 2011 seçimlerinde % 49,8’di, ne de 30 Mart seçimlerinde % 45 -% 46 ya da % 43 oldu.
AKP’nin 2002’den 2014’e kadar katıldığı bütün seçimlerin birinci partisi olduğu, 2002’de geçerli oyların % 34,3’ünü, 2007’de % 46,5’ini, 2011’de % 49,8’ini aldığı doğrudur. Ama bu oranlar seçimleri hangi partinin ya da adayların kazandığını hesaplamakta kullanılan “geçerli oylara” dayalı oranlardır – seçmen desteğini göstermezler. Eğer “seçmen desteği”nden söz edilecekse, AKP’ye verilen destek oranları 2002’de % 26,2, 2007’de % 38,1 ve 2011’de % 42,4 olmuştur ve 2011’deki bu oran AKP’nin 2002’den bu yana aldığı seçmen desteğinin zirvesidir. Bu parti % 50 gibi bir desteğe hiçbir zaman sahip olmamıştır.
2002-2014 arasında yapılan milletvekili ve yerel yönetim seçimlerinde siyasi partilerin elde ettikleri seçim sonuçları (geçerli oylardan aldıkları paylar) ve seçmen desteği oranları aşağıdaki tabloda görülmektedir. Bu tabloda, “Geçerli” oyların, “Oy kullanmayan” seçmenler ile “Geçersiz” oy kullanan seçmenleri içermediği net olarak görülmektedir. Dolayısıyla, örneğin 2011 seçimlerinde geçerli oylar üzerinden hesaplanmış oranlara bakarak AKP’nin seçmen desteğinin % 49,8 olduğunu söylemek oy kullanmamış % 12,8’lik seçmen ile geçersiz oy kullanmış % 1,9’luk seçmen kitlesini, yani seçmenlerin % 14,7’sini yok saymak demektir. Hesap dışı bırakılan bu seçmenlerin sayısı MHP’ye oy vermiş seçmenlerden daha fazladır! Şu halde, eğer “seçmen desteği”nden söz ediyorsak, seçmen kütüğünde kayıtlı ama şu ya da bu nedenle sandığa gitmemiş ya da geçersiz oy kullanmış bu seçmen kitlesinin de hesaba katılması, yani sadece “geçerli” oyların değil tüm “kayıtlı” seçmenlerin hesaba katılması gerektiği açıktır. Bu yapıldığında, AKP’nin 2011 seçimlerindeki seçmen desteğinin % 49,8 değil, sadece % 42,4 olduğu görülür.

Eğer “Oy kullanmayanlar” ile “Geçersiz oylar” seçimden seçime pek fazla değişmeyen, görece sabit büyüklükler olsaydı, “geçerli oylar mı yoksa kayıtlı seçmenler mi” tartışması pek bir anlam taşımazdı. Nitekim “geçersiz oylar” seçimden seçime fazla bir değişiklik göstermeyen, görece küçük bir yüzde oluşturmaktadır. Ama “oy kullanmayanlar” için aynı şey söz konusu değildir. Bu grubun oranının % 23,7 ile % 13 arasında değiştiği ve çoğu siyasi partinin seçmenlerinden çok daha büyük olduğu görülüyor. O nedenle, hem partilerin arkasındaki seçmen desteğinden hem de seçmen davranışlarından söz edilirken “oy kullanmayanlar” mutlaka hesaba katılmalıdır.
30 Mart seçimlerine gelince…
30 Mart günü yapılan yerel seçimlerin üzerinden bir haftadan fazla zaman geçtiği halde sonuçlar hâlâ kesinleşmiş değil. Eldeki geçici sonuçlara göre, bu seçimlerin Başbakan Erdoğan tarafından bir “İstiklâl Savaşı” haline getirilerek bugüne kadar hiç yaşanmamış bir kutuplaşma yaratılmış olmasına rağmen, katılım oranında bir artış olmadığı görülüyor.
Başbakan Erdoğan’ın kendi yandaşları dışında kalan herkesi ötekileştirip kriminalize ettiği bu seçimler “yerel seçim” olmaktan çıkartılıp neredeyse “biz ve onlar” arasındaki bir referandum haline getirildi. O nedenle seçim sonuçlarını 2009 Yerel Seçimleriyle değil, en azından 2011 Milletvekili Seçimiyle kıyaslamak gerekir. Bunun için de, Büyükşehir olan illerde Belediye Meclislerine, bunlar dışında kalan illerde ise İl Genel Meclisleri için kullanılan oylara bakmak gerekiyor. Nitekim, uğradıkları oy kaybını asgari düzeye indirmeye çalışan AKP sözcüleri dışında kalan bütün yorumcular genellikle öyle yapıyorlar. Böyle yapıldığında, AKP’nin 2011 haziranında aldığı yaklaşık 21 milyon 320 bin olan oyun 2 milyon 122 bin dolayında azalarak 19 milyon 198 bine indiği anlaşılıyor. Alınan bu oyun geçerli oylar içindeki ağırlığı % 43,3’tür. Tüm kayıtlı seçmenler içindeki ağırlığı –yani seçmenleri temsil etme oranı– ise sadece % 36,4’tür. AKP’in seçmen desteği 2011’den 2014’e 6 puanlık bir düşüş göstermiştir. AKP sözcüleri, partinin 2009 Yerel Seçimlerinde de 2007’ye göre bir oy kaybına uğradığını, bunun yeni ve öne çıkartılacak bir şey olmadığını söyleyerek güç kaybını perdelemeye çalışsalar da, 30 Mart kayıpları sıradan bir yerel seçimin değil, kendi ilân ettikleri “İstiklâl Savaşı”nın kayıplarıdır.
Konuyla doğrudan ilintili olmasa da, 30 Mart’tan söz ederken CHP oylarından söz etmemek olmaz. CHP 2002’den 2011’e kadar, küçük oranlarda da olsa, oylarını artıragelmiştir. 2002’de % 14,8 olan seçmen desteği (geçerli oyların % 19,4’ü), 2011 seçimlerinde % 22,1’e (geçerli oyların % 26,0’ına) kadar yükselmişti. Oysa ödünç alınmış adaylara ve o adayların arkasındaki seçmenlerden alınan desteğe rağmen 30 Mart seçimlerinde oyları 0,4 puanlık bir gerilemeyle % 21,5’e (geçerli oylar bazında % 25,6’ya) düşmüştür.
Türkiye’de demokratik bir rejim olsaydı…
Batı demokrasilerinde seçimlere katılım oranları genellikle Türkiye’den daha düşüktür. Ama buna rağmen o ülkelerde oy oranlarının hangisinin seçmen desteğini yansıtacağı, hangisinin yansıtmayacağı gibi bir tartışma yürütmek abes olur. Çünkü o ülkelerde seçim sonuçları, Başkan Erdoğan gibi otokrat parti liderleri tarafından kimin halkı daha çok temsil ettiğine dair bir kamuoyu yoklaması haline getirilerek evrensel hukuka aykırı icraatların dayanağı haline getirilmeye, seçmenler iki düşman kampa dönüştürülmeye çalışılmaz. Batı’nın temsili demokrasilerinde seçimler yasama organlarına hangi partinin ne kadar temsilci sokacağını belirlemenin aracıdır. Bu yapılırken elbette, seçim sandıklarında kullanılmış geçerli oylar esas alınır. Temsilci sayıları belirlenir ve mesele bir dahaki seçimlere kadar kapanır. Ama Türkiye’de iktidar partisinin lideri “Ben seçmenin % 50’sini temsil ediyorum, istediğimi yaparım; oyum biraz düşmüş olsa bile hâlâ birinci partiyim; halkın yüzde 40 bilmem kaçı beni destekliyor; herkes haddini bilsin” vb. gibi konuşmaya başlayınca işin rengi değişir. O zaman birilerinin de ona ve kamuoyuna partisinin arkasındaki gerçek seçmen desteğinin ne olduğunu, 30 Mart seçimlerinde bu desteğin üçte birden ibaret olduğunu hatırlatması gerekir.
Gerekir, çünkü yukarıdan beri sergilemeye çalıştığımız istatistiksel gerçekler kendiliklerinden “gerçek” haline gelmezler. Kamuoyu algısı istatistiksel gerçeklerden daha “gerçektir”. Kazanmaya odaklanmış siyasetçilerin, kazanıp kazanmadıklarını belirleyecek olan “geçerli oylara” odaklanıp o temel üzerinden hesaplanan oy oranlarını “seçmen desteği” olarak görmeleri belki anlaşılabilir bir durumdur. Ama aynı şeyi kamuoyunu oluşturmakta büyük rol oynayan medya, siyaset yorumcuları ve analizcileri de yapıyorlarsa, “halkın yüzde bilmem kaçını ben temsil ediyorum” türünden ötekileştirici, kamplaştırıcı şehir efsanelerinin kamuoyu tarafından aynen öyle algılanmasına ve “tartışmasız gerçekler” haline gelmesine hizmet etmiş olmazlar mı?
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları

































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.09.2021
31.08.2021
2.02.2018
13.04.2014
6.12.2011
25.09.2011
18.08.2011