Ahmet TAŞGETİREN
Aslında mücadelenin de küresel boyutu var. Sorun Amerika’da bitmezse, ya da Çin’de, Avrupa’da… Türkiye’de de bitiremezsiniz. Ülkelerin sınırlarını ilanihaye kapattığı, birbiriyle ilişkileri bitirdiği bir dünya düşünülemez. Ekonominin, eğitim ilişkilerinin küresel çapta iç içe geçtiği bir dünyada içe kapanmak çok kısa süre içinde bile bütün dünyayı sarsacak sonuçlar doğurur. Şu anda yaşanan ise küçük istisnaları ile bu. Onun için evet, yereli, kendi ülkemizi sağlıklı hale getirmek istiyoruz ama, başka ülkelerde de sorunun bitmesi için dua ediyoruz.
Olay Çin’de Aralık ayında başladı. Çin kurulu düzenin de sağladığı imkânla “sıkı” tedbirler aldı ve halen salgını kontrol altına almış gibi gözüküyor.
İtalya modeli ise, geç kalmışlığın ve savrukluğun bedelini her gün yüzlerce insanın ölümü ile ödüyor. Tüm Avrupa tedirgin. Amerika tedirgin. İlginç, Rusya’dan haber yok. Acaba hiç vak’a mı yok, yoksa her şey kapalı yönetim karadeliğinde mi yok oluyor? (Rusya’nın nükleer patlamalar ve sızıntıları gizleme sabıkası biliniyor)
Ortak kanaat şu ki “Türkiye iyi gidiyor.” Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya iyi not. Süreci iyi yönetiyor. Bilim Kurulu güven veriyor.
Ancak yine de sorular yok değil. Evet, “Krizin neresindeyiz?” sorusu halen herkesin zihninde. Başlangıcında mı, ortasında mı, sonunda mı? Sonunda olmadığımız açık. Çünkü enfekte olan insan sayısı artıyor. 1, 2, 6, 18… Acaba test sayımız sınırlı olduğu için mi az sayıda kişinin enfekte olduğu görülüyor yoksa gerçekten enfekte olan mı az?
300 İtalyan doktor açıklama yaptı. “8 günlük gecikmenin bedelini ödüyor İtalya” diyorlar. “Virüs son hızda yayılıyor. 2.4 günde bulaştığı kişi sayısı ikiye katlanıyor. Geometrik hızla büyüyor. 2 – 4- 8 – 16 – 32 gibi.
“Eldeki veriler, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösteriyor ki, tüm Avrupa ülkelerinde virüsün bulaşma hızı aslında aynı; sadece diğer ülkeler İtalya’yı birkaç gün geriden takip ediyorlar.”
Doktorlar, “Geometrik artışla vaka sayısı iki katına çıkınca yoğun bakım ünitesindeki makinelerin sayısını iki katına çıkarmak gibi çabalar da çözüm getirmeyecek ve işe yaramayacaktır” diye uyarıyor.
İtalya’dan gelen sesler çığlığı andırıyor. İtalya’da araştırma görevlisi olarak bulunan Senem Önen, “Siz, diyor, hastanelerden gelen videoları görmüyorsunuz. İnsanların ailelerinden uzak tek başlarına nasıl öldüğünü görmüyorsunuz. Yoğun bakımda yatak yetersizliği var. 300 kişilik yatak kapasitesi olan yerlere 3000 kişi geldiğinde ne yapacaksınız? Doktorlar hasta seçmek zorunda kalıyorlar. Kimi kurtarabiliriz diyerek… İnsanlar nefes darlığından boğularak ölüyorlar.”
İtalyan doktor Daniele Machini ise “Büyük bir trajedi yaşanıyor ülkemizde... diyor. Bu hastalık gripten çok çok daha ağır geçiyor... İnanın çok çok daha farklı... Lütfen ona grip demeyin... Alakası yok... Hastalar en az 7 gün 10 gün evde kalıyor... Kimseye bulaştırmak istemiyorlar... Ateşleri çok yüksek... Ağırlaşınca geliyorlar çünkü artık dayanamıyorlar boğulma hissine...”
İtalya çığlık çığlığa.
Biz krizin neresindeyiz?
Tabii ki panik olmamalı. Bir tv programına katılan Çin Büyükelçisi virüsle nasıl mücadele ettiklerini anlatırken “Panik hiçbir şeye yardım etmiyor, panik her şeyi berbat ediyor” demişti. Not almıştım. Çin olayı ciddiye aldı, soğukkanlı davrandı, bugün sonuç alıyor. İtalyan doktorlar, Güney Kore’yi de örnek gösteriyor virüsle mücadelede. İtalya’yı da “8 günlük gecikme” sebebiyle paniğe kapılıp ne yapacağını bilemiyor olmanın kötü örnekliğiyle…
Bu tür salgınlarda en büyük sınavı sağlık çalışanları yaşar. En başta kendi sağlıkları risk altındadır. Sonra kurtaramadıkları insanların getirdiği psikolojik yükü taşırlar. Buna rağmen onların varlığı böyle günler içindir. Görüldüğü kadarıyla Türkiye’nin sağlık ordusu, bu mücadelede ciddi bir performans sergilemektedir.
Toplumda mücadeleye erken başladığımız, vakayı önemli ölçüde kontrol altına aldığımız izlenimi hakim. Buna rağmen henüz vakanın “tepe” noktasına gelmediği yaklaşımı da hakim. Belli ki daha tedirgin edici hadiselerle karşı karşıya kalacağız.
İlan edilen tedbirleri ciddiye almalı. Temizliği, mesafeyi, toplu mahallerden kaçınmayı, yaşla ilgili uyarıları ciddiye almalı. Özellikle “65 yaş üzerini henüz yaşlılık olarak değerlendirmeyen babalar – dedeler” çocuklarının uyarılarına dikkat etmeli ve virüsten korunmak için daha dikkatli olmalılar.
Bugünün özdeyişi: Titizlik hayat kurtarır.
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026