Ahmet TAŞGETİREN
Almanya’da çilingirlik yapan bir tanıdığım anlatmıştı:
-Alman polisi zaman zaman çağırır bizi. Günlerdir açılmayan ve içerden kötü kokuların geldiği bir daire vardır, kapısı açılacaktır. Kapıyı açar içeri gireriz. İçerde berjere oturmuş yaşlı bir insan… Günler önce ölmüş, ceset çürümeye başlamış. Belli ki günlerdir kapısı çalınmamış. Arayan soran olmamış.
Ertuğrul Özkök, İtalya’dan arayan arkadaşının izlenimlerini paylaşmıştı geçen gün. Şöyle diyordu:
“Roma’da evlerin çoğunda balkon yok. Hayatları sokakta geçen insanlar evlerinin içine hapsedilmiş gibi. Apartmanlarda içler acısı sahneler yaşanıyor.”
“İnsanlar günün belli saatlerinde apartmanlarının merdiven önlerinde toplanıyor. Yalnız yaşayan çok sayıda insan var. Birbirlerine, ‘Yarın burada bizi görmezseniz, hemen acil yardımı arayın’ diyorlar.” (Hürriyet, 17 Mart)
Yaşlılık ve yalnızlığın iç içe geçtiği bir süreci yaşıyoruz. Avrupa’nın yaşlandığı teması gündeme gireli çok oldu. “Yalnız adam kültürü” uzun zamandır tartışılıyor. Çekirdek aile, çocuksuz aile ve yalnız yaşlılık zamanları.
Baltık ülkelerinde “yaşlı intiharları”nın arttığına dair haberler çıkmıştı bir süre önce. Kapısını çalacak kimsenin bulunmadığı ve yarın niçin yaşaması gerektiğine dair anlam üretemeyen yaşlı insanların psikolojisi uzun zamandır ülkelerin çözmek zorunda olduğu problemler arasında.
Ülkeler yaşlıları bir araya getirip hem bir sosyal çevre oluşturma hem de ortak hizmetler sunma yönünde çözüm arayışlarında bulunuyor.
Bizde konu henüz bu ölçüde dramatik hale gelmiş olmasa da, yaşlı anne – babalar kendileri için, evlatlar da yaşlı anne – babaları için geleceğin nasıl planlanacağının kaygısını yaşıyor. Anne – babanızdan uzaktasınız, telefon ettiniz ve ulaşamadınız, ya da gecenin bir vaktinde telefonunuz çaldı, nasıl içiniz titrer. Tek başınasınız ya da yaşlı anne - babasınız, tıkandınız, birisi olmalı yardım edecek, hangi evlat, hangi telefon, hangi komşu…. Bu türden kıyamet gibi senaryo yaşanır günümüzde.
Büyük aile, çekirdek aile ve çözülmüş aile… Süreç böyle akıyor. Gençlik dönemleri bir biçimde yaşanıyor ama özellikle ileri yaşlılık dönemleri -ki yaşama süresi uzamış bulunuyor- insani bir dram alanı haline geliyor.
Olay, normal ortamlarda bile derinleşen bir sorun alanı iken, bir de böyle, özellikle yaşlıları vuran salgın zamanlarında çok daha dramatik hale geliyor. İtalya örneğinde gözlendiği gibi tedavi imkanlarının yeterli olmadığı durumlarda “hasta seçimi” gibi, “kimilerinin gözden çıkarılması” gibi “tıp etiğinin çökmesi”nin bile göze alınır olması, İngiltere ve Hollanda’da olduğu gibi bir tür “sosyal seleksiyon”a kapı aralanması insanlığın, yepyeni, dev “insanlık sınamaları” ile karşı karşıya kalması sonucunu doğuruyor. Kimi hangi şartlarda yollarda bırakacağız, yaşlıları, engellileri, çocukları, hamileleri, hastaları…. Kimi, hangi şartlarda? Yollarda hangi hassasiyetlerimizi bıraka bıraka ilerleyeceğiz? Bizi kim ne zaman yollarda bırakacak?
Koronavirüs günlerini izlerken, biraz insanlığımız üzerinde yoğunlaşmalı derim ben.
***
Ne dersiniz hastalık kaygısı mı daha baskın, iş - güç dünyasında yarın ne olacağı kaygısı mı? İki kaygı birbiri ile yarışıyor ya da üst üste binip yürekleri sıkıyor.
Çalışan işinin ne olacağını, çalıştıran çarkların nasıl döneceğini düşünüyor. İşçi ile işverenin kaygıları iç içe geçmiş durumda. Uzun sürecek bir kriz, külli çöküşleri beraberinde getirebilir.
Küresel boyutta herkesin birbirini aşağıya çektiği bir süreç yaşanıyor. Çünkü herkes birbiri ile bağlantılı hale gelmiş. Çark küresel boyuta ulaşmış, çarkın dişlileri bir yerden kırılmaya başladığında düşüş de başlıyor ve en uçtakini bile vuruyor. Domino etkisi.
Devletler kimi zaman milli ölçekte, kimi zaman küresel sorumlulukla tedbirler devreye sokuyor, ama bu sürecin bir çok kurban alacağını tahmin etmek zor değil.
***
İnsanlık alemi olarak büyük ve zorlu bir tecrübe yaşıyoruz. İnsanlığın kaderinin ortaklaştığı bir tecrübe bu. Komplo teorileri var. Acaba bir odak insanlıktan intikam mı alıyor, gibisinden… Ama kötülük edenin kendi intiharını da hazırlayacağı bir global süreç bu. Ürettiğiniz kötülük hangi süreçte sizi vurur, bilemezsiniz.
***
Her halükârda iyilik insanı olmak gerekiyor. “Kıyametin koptuğunu görseniz bir fidan dikin” diyen Hazreti Peygamber (s.a.v.) tam da o insanı anlatıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026