Atilla Aytemur
Dikkatler Berat Albayrak’ın istifası sonrası gelişmeler üzerindeyken, cezaevinden affa benzer bir infaz yasasıyla çıkan ülkücü mafya babası Alaattin Çakıcı’nın iki mektubu ortalığı karıştırdı.
Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’deki grup toplantısında, yargının işleyişindeki hukuksuzluk ve çifte standart nedeniyle iktidarı eleştirmişti. Bunu bahane eden Çakıcı, ana muhalefetin liderine ağıza alınamayacak hakaret, küfür, aşağılama ve tehditte bulundu. Bu tavrıyla, Türkiye siyasal tarihinde bir ilke imza attı.
Bu olay siyasal havayı anında değiştirdi.
O sırada iktidar, kamuoyunun ve muhalefetin Merkez Bankası başkanının değişmesi, Hazine ve Maliye’nin başına Lütfü Elvan’ın atanmasını konuşsun istiyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün ekonomi, hukuk ve demokrasi alanlarında kapsamlı reformlara girişilecekmiş hissiyatı yaratan konuşmaları tartışılsın ve iyimser hava giderek yayılsın isteniyordu.
Ama inanılmaz tehdit, siyasette tozu dumana kattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konu hakkında konuşmuyor
Alaattin Çakıcı’nın eski derin devletin ve Susurluk Çetesi’nin malum zevatıyla fotoğrafının medyaya servis edilmesi, 90’ların devlet ve mafyatik çeteler ortaklığını hatırlatırken, Çakıcı’nın bu dönemin ortağı ve aktörü olma hesabını ve isteğini de akla getirdi.
Devlet Bahçeli’nin Çakıcı’yı cengâverce savunması ise olan bitenin üzerine tüy dikti.
Olaydan 48 saat sonra Ankara Başsavcılığı’nın soruşturma başlattığını İçişleri Bakanlığı değil, AK Parti’nin bir grup başkan vekili duyurdu ve ağız ucuyla olayı tasvip etmediğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, demokrasiye, Meclis’in şahsiyetine ve düşünce özgürlüğüne yapılan terbiye yoksunu saldırı ve tehdit karşısında halen konuşmadı.
İyimserlik ve duyarlılık arayanlar, yüksek makamların, yaptığı değerlendirmelerin kendilerini bağlamadığını sık sık yineledikleri Cumhurbaşkanlığı İstişare Konseyi üyesi Bülent Arınç’ın meclis başkanına yaptığı kendini bağlayan çağrıyla yetinmek durumunda kalacaklar.
MHP’nin Kılıçdaroğlu’na özel ilgisi
MHP Kılıçdaroğlu’na kafayı takmış durumda. Bir süre önce, hakkında “tahkikat komisyonu” benzeri, üç genel başkan yardımcısının görev aldığı, demokratik değerler bakımından son derece ayıplı bir komisyon bile kurdular.
CHP liderinin yaptığı konuşmaları üst üste dizip, bölücülük propagandası, terörü ve teröristleri destekleme filan gibi, aşırı milliyetçiliğin bildik iddialarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundular.
AK Parti iktidarının son yıllarında, böylesi üfürükten iddiaları ciddiye alıp, dokunulmazlığı kaldırmak üzere kolları sıvayacak savcı bulmak hiç zor değildi. Öyle oldu ve fezleke yakında TBMM başkanlığına teslim edildi.
MHP’ye böyle utanç verici bir girişimde bulunmak için, Demokrat Parti’nin son dönemlerinde meclisteki muhaliflerini, gazetecileri ve yayın organlarını susturmak için başvurduğu Tahkikat Komisyonu’nun ilham verdiği muhakkak.
Dersimli bir Alevi olan Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi hayatımızın son yıllarında en fazla saldırıya uğrayan muhalefet lideri. Meclis koridorunda yumruk atma, Çubuk’ta linç girişimi ve Artvin yolunda suikast pususu bunlardan bazıları. Fazlasını arayanlar, Soner Yalçın’ın geçen hafta Sözcü’de çıkan makalesini okuyabilirler.
Bunlar, Kılıçdaroğlu’nun hedef tahtasına oturtulmasının tesadüfi olmadığını ve önemli sebepleri bulunduğunu gösteriyor.
Kılıçdaroğlu neden hedef seçildi?
Birinci husus, Kemal Kılıçdaroğlu’nun darbeci ve vesayetçi gelenekle iç içe olan partisini, bu anlayış ve politikalardan uzaklaştırma, demokratik değer ve ilkelere yöneltme konusundaki kararlılığı ve çabasıdır. Bunun demokrasinin inşasındaki anlamı ve önemi gün geçtikçe ortaya çıkıyor. Kılıçdaroğlu, adımlarıyla samimiyetini ve kararlılığını gösteriyor.
İkinci husus, CHP’nin tepeden inmeci elitist ve katı laik geleneğinin kutuplaştırıcı toplumsal mühendislikler için elverişli konumunu ve alışkanlıklarını sonlandırmak istiyor. Kılıçdaroğlu, inanç, kültür ve yaşam tarzı farklılıklarının toplumsal zenginlik olarak değerlendirilmesinin iç barışın tesisindeki değerinin farkında olan bir lider. Bu nedenle, dindar ve muhafazakâr sosyolojiyle seküler sosyolojiyi barıştırmaya ve yakınlaştırmaya çalışıyor.
Bam teli Kürt Sorunu
Aynı Kılıçdaroğlu, farklı etnik kimlikleri miras almasına karşın, yalnızca Türk kimliği üzerinde ve onun hükümranlığında bir ülke ve gelecek inşa etmenin, imkânsızlığını görüyor. Kürt Sorununun anayasal zeminde çözüme kavuşması için çaba gösteriyor. Muhalefeti mutabakat zemini oluşturmak, toplumu da çözüme ikna etmek için çalışıyor.
Toplumsal kesimler arasında demokratik ve anayasal uzlaşma olmaksızın bu sorunun çözülemeyeceğini gören Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin bütün enerji ve çabasını demokrasinin inşasına teksif etmiş durumda.
Demokrasinin, barışın ve insan haklarının evrensel değerlerine önem veren, ülkeler arasında eşitliği, karşılıklı çıkara dayalı işbirliğini ve dayanışmayı esas alan bir anlayışla, bölgesinde barışı savunan bir Türkiye’nin Batı dünyasının bir parçası olmasını önemsiyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yukarıda özetlemeye çalıştığım sorunlara ilişkin mücadeledeki kritik rolü nedeniyle söz konusu çevrelerin hedefi haline gelmiştir. Bu alanlarda olumlu sonuç alınması halinde, Türkiye’de bir dönemin kapanması, zamanı geçmiş siyasal aktörlerin tasfiye olması kuvvetle muhtemeldir. Bu ihtimal bazı çevreleri tedirgin etmiş görünüyor.
İktidarın niyeti ‘Tehdit’le sınanıyor gibi
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti yöneticileri son günlerde doludizgin “reform” vaadinde bulunuyorlar. Kaybettikleri toplumsal kredilerini yeniden kazanmak konusunda kararlılık algısı yaratmaya çalışıyorlar. Demokrasi, hukuk ve işleyen ekonomi hususunda derin bir açlık çeken Türkiye’de, bu kez iktidarın dile getirdiği yeni söylemin de hemen alıcısının olacağını düşünüyorlar. ABD ve Batı’nın değişen şartlarda bu söylemi anında ciddiye alacağını düşünüyorlar. Bu, küçük fırça darbeleriyle, renkli ambalajlarla olabilir mi?
Vatandaş, ülke siyasal sisteminin tek adam rejimine dönüştüğü koşullarda, aynı iktidarın bu kez güllük gülistanlık bir Türkiye vaat etmesini kuşkuyla karşılayıp, derin derin düşünmesin de ne yapsın! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 22 Kasım Pazar günü partisinin bir toplantısında yaptığı konuşma, dillerinden düşürmedikleri reformun nasıl bir şey olacağı hakkında biraz fikir verdi. Bülent Arınç ve Cemil Çiçek’in demokrasi, hukuk, yargıya dair söylediklerinin Cumhurbaşkanı indinde çok fazla anlamı olmadığı görüldü.
Bu nedenle, Alaattin Çakıcı’nın tehditinin üzerine şal örtülecek mi, bekleyip göreceğiz.
Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Ahmet Altan özgürlüklerine kavuşacak mı, KHK’lıların hakları iade edilecek mi, izleyeceğiz. HDP’ye baskılar bitecek mi, takip edeceğiz. Düşünce özgürlüğü sokulduğu cendereden çıkabilecek mi, trollerin saltanatı sona erecek mi, takip edeceğiz. Eş, dost, akraba düzeni son bulacak mı, dikkate izleyeceğiz.
“Konu iktidarsa, gerisi teferruattır” söylemini düstur edinmiş bir iktidarı taşımak, toplumlara bazen ağır bedel ödetiyor.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.11.2023
19.08.2023
6.05.2023
28.04.2023
17.04.2023
29.03.2023
22.03.2023
9.03.2023
15.11.2022
9.09.2022