A.Turan ALKAN
Cumhurbaşkanlığı, pardon, “başkanlık” seçimleri üzerine yapılan fikir jimnastiğine katılmak için hiç hevesli değilim.
“O olmazsa bu olur mu, olur ama o zaman da şöyle şöyle bir niteliği olması gerekir” yollu polemikler, buz üstüne yazı yazmaya benziyor; o buz, ağustosa erimeden kalır mı bilmem? Bu konuda hükûmet yanlısı bir yazarın tesbiti dikkatimi çekti, özetle diyor ki, hükûmet gerilimi sertleştirdi, kutuplaşmayı destekledi ve tabanını birleştirdi fakat seçimden sonra ortamı yumuşatması beklenemez. Niçin beklenemez, çünkü ortamı yumuşatırsa normal idarî ve hukukî süreçler işlemeye başlar. Hükûmetin de eli pancar doğramıyor herhalde, o da soruşturmacılara karşı soruşturmalar açacaktır ki Ağustos’a kadar ayakta kalabilsin. Bunun için -kendi kelimeleriyle yazıyorum bu ibareyi- “Hükümetin sırtını dayayabileceği bir yargı mekanizmasını garanti etmesi lâzım...”
Bir dakika, “sırt dayayacak yargı” nasıl bir şey oluyor, ona bir mim koyup bu önemli tesbitleri daha anlaşılır kılmak için şu “idarî ve hukukî süreçler”i bir aydınlatalım. İmâ ile geçilen o süreçler geçtiğimiz yılın aralık ayında başlayan ve hükûmetin dört bakanını konu alan bir yolsuzluk soruşturmasıydı. Öyle bir soruşturma ki, zan altındaki bakanlar, soruşturma açıldıktan iki gün sonra istifa etmek zorunda kalmışlardı hani... İkinci soruşturma dalgası ise şimşek hızıyla yapılan polis, hâkim ve savcı atamalarıyla engellenmiş, işin daha yukarılara doğru sirayet etmesinin önüne geçilmişti. Yazar, “Hükümetin sırtını dayayabileceği bir yargı mekanizmasını garanti etmesi lâzım...” derken o mekanizmanın -her neyse artık o mekanizma!- henüz garanti altında olmadığını da belirtmiş oluyor.
Daha da anlaşılır bir ifade ile, ağustostaki seçim ilk turda –ve elbette BDP’ye oy vermiş Kürt seçmenlerin desteğiyle- şimdiki Başbakan’ın “başkan” seçilmesiyle sonuçlanmış olsa bile, o idarî ve hukukî süreçler rafta durmaya devam edecek anlamına geliyor bu. Mahallî seçimlerde gösterilen sandık başarısı bile o süreçleri hukuken “keenlemyekûn” hâle getirmediğine ve getiremeyeceğine göre, -ve eğer o esnada hâlâ bir hukuk devleti isek- o dosyalar günün birinde konulduğu raftan inecek; zan altındaki müstafi bakanlar savunma haklarını kullanacak ve adaletin tecellisini bekleyecekler. Şimdiki hâlleri tam mânâsıyla bir el menzile beynel menzileteyn, yani iki menzil arasında muallâk bir yerdir. Ârâfta duruyorlar; istifa ettiler fakat mâsum olduklarını henüz yargı önünde savunamadılar. Ne var ki sadece o bakanlar değil, mensup bulundukları kabineyi yöneten kişi de ârâftadır. Mahallî seçimlerden önceki aylardan başlayıp hâlâ devam eden sertlik ve kutuplaştırma yaklaşımının başlıca sebebi de budur.
Hükûmet yanlısı yazar, bu sıkıntılı durumu son derece net gördüğü ve birkaç gün önce bir muhalefet liderinin ağzından çıkan, “Bu şahsın her türlü şaibeden uzak olması şarttır. Türk milleti kral seçmeyecek, emir atamayacak. Milli kimliğe sahip çıkacak, hakkında hiçbir şaibe olmayan bir isme görev verecektir.” sözlerinin nasıl bir ağırlık taşıdığını iyi fark ettiği için krizi şimdiden önleyebilecek bir teklif getiriyor; teklif şudur: Muhalefet basiret göstersin, itaatkâr bir edâ ile Başbakan’ı desteklesin, zira gerilim de olsa, yumuşaklık da olsa bu zât zaten seçilecektir; öyleyse yiğitlik, yani olgunluk muhalefette kalsın!
Çok ilginç bir tahlil. Bana hemşire hanımların iğneden korkan hastalarına, “Deprenip durma, adalelerini gevşet, olgunluk göster, yoksa daha çok acı çekersin, içeride iğne kırılırsa çok fena olur.” diye şefkatle tavsiyede bulunmasını hatırlatıyor.
Lâfı hayli dolandırdık. Bahtsızın biri büyüklerini kız istemeye yollamış, dönüşte heyecanla bekleyen delikanlıya kötü haber vermişler: “Sana istemeye gittiğimiz kızın dün bir çocuğu oldu!” Bizim için kötü haber şudur: Devlet başkanlığına aday olan kişilerin, seçilecekleri makama şaibe taşımamaları gerekir ve bunu bilmek için siyaset bilimi doktoru olmaya filan gerek yoktur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.07.2016
13.07.2016
11.07.2016
10.07.2016
8.02.2016
7.02.2016
6.02.2016
4.02.2016
3.02.2016
2.02.2016