Ayhan AKTAR
2 şubat tarihli yazımda, o günlerde Diyarbakır’da İçkale’deki Osmanlı döneminden kalma hapishanenin duvarının dibinde yapılan kazılarda bulunan kafatası ve kemiklerin 1915 yılında Ermeni tehciri sırasında Diyarbakır ve çevresinde yaşanan terör ve katliamda hayatını kaybedenErmenilere ait olabileceğini öne sürmüştüm. Galiba haklı çıktım. Ama sevindiğimi söylemem mümkün değil.
Geçtiğimiz günlerde, Adli Tıp Kurumu 38 kişiye ait olduğu söylenen kafatası ve kemikler üzerinde yaptığı ilk çalışmayı tamamladı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada rapor özetlenmiş ve “insana ait olduğu saptanan tüm kemiklerde ortak olarak toprak altında en az 100 yıl gömülü kalmaya bağlı olarak bazı morfolojik değişikliklerin tespit edildiği” ifade edilmiştir. Ayrıca, “kemiklerde ölüm sebebini açıklayabilecek herhangi bir bulgu saptanmadığı, bütünlüğü bozulmamış kemik dokuları üzerinde herhangi bir ateşli silah, kesici delici/ kesici ezici alet veya herhangi bir patlayıcı ile oluşması muhtemel lezyon görülmediği” açıklanmıştır (Vatan, 1 mart). Rapor yeteri kadar açık. Bulunan kemikler 1990’larda JİTEM tarafından katledilen insanlara ait değil!Kemikler hem eski, hem de üzerlerinde faili meçhul cinayetin göstergesi sayılabilecek silah yarası izine rastlanmamış.
Bu sonuç, kayıp yakınlarını hayal kırıklığına sevk etmiş olmalı. Anlaşılabilir bir şey. Onlar, yakınlarının kemiklerini bulup dinî törenle toprağa verdikten sonra mezarları başında bir “Fatihâ” okumak isteyen Kürt vatandaşlarımız. Umarım, bir gün dilekleri gerçekleşir.
1915 yılında Vilayet, Vali Konağı, Mahkemeler, Hapishane, Jandarma Komutanlığı ve asker koğuşlarının bulunduğu bir alanda yapılan kazılarda bulunan kemiklerin, aynı yılın mayıs ve haziran aylarında Diyarbakır Hapishanesi’nde son derece kötü şartlarda tutulan ve orada açlık, işkence ve hastalıktan ölen Ermenilere ait olduğu iddiamızı tekrarlıyoruz.
1915 yılında Diyarbakır Hapishanesi’nde tıkılan Ermenilere yapılan işkencelerin, Diyarbakır’daki İngiliz Konsolosluğu’nda tercüman olarak çalışan Tomas Mıgırdiçyan’ın 1919 yılında Kahire’de kaleme aldığı Diyarbakır Katliamları ve Kürt Mezalimi başlıklı raporunda anlatıldığını yazmıştık. Burada raporun detaylarına girerek asabınızı bozmak istemiyorum. Fakat, insanların tırnaklarını sökmek, tabanlarına kızgın nal çakarak koşmaya zorlanmak, 300 kişilik hapishaneye 1000 kişi doldurarak insanların tuvalete gitmelerine izin vermemek gibi işkenceler sonucunda gözaltındaki Ermenilerin ölmesi anlaşılabilecek bir şeydir. Tabii ki haziran sıcağında insanlar öldüğünde yapılacak en makul iş cesetleri oracıkta gömmektir. Çünkü gömülmeyen cesetler kokar!
Peki, bu Adli Tıp Kurumu’nun raporu açıklandıktan sonra “necip Türk basını” meseleye nasıl yaklaştı? İşte, size bir örnek. Mehmet Tezkan’ın “Fışkıran Cesetler ve Medyanın Hâli”(Milliyet, 1 mart) başlıklı yazısından bazı satırları kopyalıyorum:
“Yapmayın etmeyin.. Duygu sömürüsü yapmayın.. Faili meçhuller üzerinden kendinize rant yaratmayın.. İnsanları kandırmayın, acılı insanları kullanmayın dedik.. Bu köşede dilimizin döndüğünce anlatmaya çalıştık.. Tınlayan olmadı.. Medyada başlıklar şöyleydi: Topraktan ceset fışkırıyor.. Diyarbakır, İçkale’nin altı ceset dolu...”
“Güneydoğu yaralı bölge, faili meçhul bölgesi.. Kimini JİTEM temizlemiş, kimini PKK indirmiş.. İnsanlar hâlâ kaybolan canlarının cesetlerini arıyor.. Mezarları olsun diye.. Ortalık ayağa kaldırılınca 60’a yakın aile savcılığa başvurdu.. Meçhulüm var diyen diyeneydi...”
“Sonuç; kemikler en az yüz yıllıkmış... Belki yüz elli, belki iki yüz.. Ama en az bir yüzyılları var.. Adli Tıp; raporunda ateşli silah, kesici, delici, ezici alet veya herhangi bir patlayıcı izine rastlanmadı demiş.. Belli ki orası eskiden küçük bir mezarlıkmış.. Karacaahmet gibi.. Karacaahmet’e de kepçeyle, kazma kürekle dalsan, topraktan ceset fışkırır..”
Bu satırları okurken benim yüzüm kızardı. Eski öğrencim, Mehmet Tezkan adına ben utandım. Diyarbakır’ın tarihi boyunca, devletin sıkıştığı bir yer olan İçkale’de Karacaahmet gibi bir mezarlık bulunduğunu iddia etmek okurları “salak yerine koymak” değil midir? Hangi ilimizde Vali Konağı’nın hemen arkasında mezarlık vardır? Kusura bakmayın ama “mızrak çuvala sığmıyor”!
Yapılacak tek şey var: Kemiklerin bulunduğu yere siyah mermerden bir taş koyup, üzerine “1915 yılı mayıs - haziran aylarında bu hapishanede hayatlarını kaybeden Diyarbakır Ermenilerinin anısına” yazmaktır. Özür falan da gerekmez. Asgari insanî ve vicdani duyarlılık, bunu gerektirir.
Eğer JİTEM’in faili meçhul cinayetlerine kurban giden Diyarbakırlı Kürtlerin yakınları, 1915’te benzer bir kaderi paylaşmış olan Ermeni hemşerileri için durup o taşın önünde “Fatihâ” okurlar ise, kendi bilecekleri bir iştir. Peki, Hıristiyanların ruhuna “Fatihâ” okunması dinî bakımdan caiz midir? Bu sorunun cevabını bilemiyorum. İlahiyatçılara sorun, lütfen.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2016
25.01.2015
3.01.2015
19.03.2014
30.11.2012
29.11.2012
28.11.2012
30.04.2012
16.04.2012
9.04.2012