Ayhan AKTAR
(Halil Berktay’a Cevap: 1)
Halil Berktay’ın Yüzbaşı Sarkis Torosyan’ın Çanakkale’den Filistin Cephesine (İletişim, 2012) başlıklı anıları hakkında yazmış olduğu 13 yazıyı okudum. Ülkemizde açlık grevleri ve başkanlık sistemi tartışmaları gibi önemli konular varken bir kitaba (ve özellikle bendenize!) bu kadar kafayı takmasına sevinmem mi gerekir bilemiyorum. Yine de kitabın tanıtımını yaptığı için kendisine teşekkür ediyorum.

Yaklaşık iki buçuk yıl önce, bendeniz bu kitabın İngilizcesini tanıtmak amacıyla bir yazı yazmıştım (Taraf, 22 Mart 2010). Yazım yayımlandıktan sonra Çanakkale savaşları meraklısı iki akademisyen dostum (Boğaziçi’nden Doç. Dr. Gün Kut ve Sabancı’dan Dr. Hakan Erdem) beni arayarak kitabın fotokopisini rica ettiler. Hemen yaptırıp yolladım. Ne yazık ki Halil’den böyle bir talep gelmedi!
Sonra Halil Berktay köşesinde “From Dardanelles to Palestine kitabını bilmiyordum; şimdi bulup okuyacağım” diye başlayan bir yazı yazdı. İsminin önünde doçent unvanı bulunan birisi kitabı daha görmeden mahkûm ediyordu (Halil Berktay, Deniz Baykal’dan sonra sosyal bilimlerde ülkemizin en kıdemli doçentidir!). Zahmet edip kitabı okumuş ve çekincelerini yazmış olsa, saygı duyardım. Cevap yazımı şöyle bitirmiştim: “Bu yazıyı yazma nedenim şudur: Devlet eliyle ismi tarihten silinmiş olan bir savaş kahramanının, yazdığı hâtıratın inandırıcılığının – hem de okunmadan (!) – sorgulanmasına gönlüm razı olmadı.”
O yazı Halil’i pek rahatsız etmiş olmalı ki kitap çıktıktan sonra da hâlâ 2010’daki yazıma cevap vermeye çalışıyordu. Kin ve nefret kusarak, benim “bilimsel namustan yoksun” biri olduğumu iddia ederek, hezeyan hâlinde üst üste yazılar yazdı. Yüzbaşı Torosyan’ın anılarının “düzmece ve kurmaca” olduğunu ispat etmeye çalışıyor, fakat Torosyan’ın anlatısını doğru dürüst tartışmıyordu. Torosyan’ın anılarında Enver Paşa ile görüşmesinin anlatıldığı bölüme bakmış, gerisini okumamıştı bile! Kitaba sadece göz attığı için, Torosyan’ın 1918’de Filistin’de Yıldırım Ordularından bir süvari alayı olarak bahsettiğini söylüyor. Halbuki söz konusu olan Yıldırım Orduları bünyesindeki bir süvari alayıdır. Böylesine gevezeliklerle dolu 13 yazı!
Benim yazdığım giriş yazısındaki Çanakkale’deki 19 Şubat 1915 bombardımanı, Ertuğrul Tabyası ve Enver Paşa’nın Torosyan’a verdiği belge üzerine saplantılı bir biçimde yoğunlaşıyor. Ama maalesef, benim giriş yazımın da tümünü okumamış. Çünkü kitabın ilk baskısında İngilizce orijinal alt başlığını Türk okurundan sakladığımı iddia ediyor. Halbuki, giriş yazısının 2 numaralı dipnotuna baksaydı, İngilizce alt başlığın tam olarak verildiğini görürdü!
Daha da eğlenceli kısmı şöyle. Berktay, benim yazımı değerlendirirken şunları söylüyor: “[AA!] başka yayınlardaki batarya kadrolarına bakıyor; Torosyan’ın ismi yok görüyor musunuz, silmişler işte. 18 Mart’taki hastayaralı listelerine bakıyor ve gene yok; görüyor musunuz, oradan da silip çıkarmışlar” (3 Kasım). İtiraf ediyorum, Halil’in bahsettiği “hasta-yaralı listelerini” hiç görmedim! Dolayısıyla, varlığından dahi haberdar olmadığım bir kaynağı kullanmış olamam! Giriş yazımda böyle bir şey yok. Herhalde, ‘Ayhan, muhakkak bakmıştır’ deyip uyduruyor garibim.
Otuz iki yıllık öğretim üyesiyim. Yüzlerce kez sınav sorusu hazırladım, binlerce sınav kağıdı okudum. Bir öğrencinin ders malzemesini okuyup okumadığını tespit etmek işimin parçasıdır. Yazdıklarına bakarak, Halil’in Yüzbaşı Torosyan’ın anılarını başından sonuna kadar okumadığını rahatlıkla söyleyebilirim! Ayıptır söylemesi, ‘okuması olmayan’ bir akademisyen ‘kör TIR şoförü’ veya ‘topal balerin’ gibi bir şeydir (Halil anlasın diye İngilizcesini yazalım: Oxymoron!). Halil’in yıllardır bir şey yazamadığını biliyoruz. Akademik nitelikteki en son kitabını 1983 yılında yayınlamıştı (o yıl doğan bebekler şimdi 29 yaşında!). Üniversitede bu tür hocalar çoktur. Sınıfa girip, asistanlık yıllarından kalma sararmış kağıtlara bakarak hep aynı hikâyeleri anlatırlar.
Peki, Halil bir şey okumadan nasıl bu kadar gevezelik yapabiliyor? Tabii ki mahalle gayretiyle! Halil’e yakın düşünen bölüm arkadaşı Dr. Hakan Erdem’in “Eski Defterler” programında (Ahaber, 6 Ekim) benimle olan tartışmasından veya notlarından faydalanarak bu yazıları döktürmüş olduğu anlaşılıyor. Ama takma akıl, işe yaramıyor. Yüzbaşı Torosyan’ın anıları hakkında Hakan da benzer fikirlere sahip, fakat Halil’e nazaran daha ciddi bir akademisyen. Biraz da ‘hamamın namusunu’ (Sabancı Üniversitesi, Tarih Programı) kurtarmaya çalışıyor. Ne yapsın? Halil gibi ‘okuması - yazması olmayan’ biriyle aynı bölümde çalışmak sürekli radyasyona maruz kalmak gibi bir şey olmalı.
*Ayhan Aktar’ın yazısı
Hertaraf sayfasının fiziki koşulları nedeniyle üç bölüme bölünerek yayımlanacaktır.
[email protected]
Kaynak:Taraf Her taraf
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2016
25.01.2015
3.01.2015
19.03.2014
30.11.2012
29.11.2012
28.11.2012
30.04.2012
16.04.2012
9.04.2012