Ayhan ONGUN
Halk arasında sık kullanılan bir tabirdir “Hayra yormak”
Kötü bir rüya gördüğünüzde, anlattığınız kişi, genelde böyle söyler.”kötü düşünme hayra yor.” Kabus görür, dağdan aşağı doğru yuvarlanırsınız ya, çoğu zaman. Sizi teselli etmek için de olsa “bir sıkıntıdan kurtulacaksın” ya da benzeri sözlerle sizi rahatlatmaya çalışırlar.
Yeni anayasa taslağı mecliste görüşülmeye başladığı andan itibaren, muhalif cephede bir hayır furyası başladı.
Kimileri sosyal medyadaki profillerinin başına hayır koydular, kimileri her paylaşımın bir yerlerine hayır sözcüğü yerleştirdiler.
Tüm bu yapılanlar aslında kolaycı muhalif çözümler.
Sosyal medyadaki enerjilerini halka inerek, kendi doğrularını anlatma yönünde harcasalar, öyle sanıyorum çok daha etkili olacakken; yine o bildik, kolay muhalefet tarzını sürdürüyorlar.
Anayasa değişiklik teklifi mecliste kabul edildikten sonra, referandum yolu açıldı.
Şimdi çok daha etkili ve doğrudan halkı bilgilendirmeye yönelik kampanyalar gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Ancak bu durumda da önemli bir tehlike ve risk söz konusu gibi görünüyor.
Neye karşı olduğunun bile farkında olmayan klavye kahramanları; yine toptancı bir yaklaşımla, kendi gibi düşünmeyenleri düşman görme hastalıklarını sürdürerek “evet diyenler haindir” ya da “evet demek ülkeye ihanet etmek, demektir” gibi nefret dilini kullanmaya başladılar.
Oysa tüm toplumu ilgilendiren bir konuda o toplumun bir bireyi olan herkesin görüş belirtme hakkı vardır ve bu görüş tamamen bize ters gelebilir.
Demokrasiyi içselleştirmiş insan, kendi gibi düşünmeyen insanların görüşlerine de saygılı olmak zorunda olduğunu bilir.
Referandum dediğimiz olay, bir halk oylamasıdır.
Halkın iradesine saygı göstermek yerine, üstenci bir tavırla” evet diyenler; ya cahildir ya da hain” gibi saçma ve anlamsız bir yaklaşım sergileyen elitler yüzünden bir dolu sakıncalar içeren bu anayasa değişikliği kabul edilirse, suç kimin olacak?
O zaman da” hayra yoracak mıyız?”
“Partim istemiyor, o yüzden hayır diyorum” diyenin “reis böyle istiyor, o yüzden evet diyorum” diyenden farkı nedir?
Bundan sonraki yaşamımızı derinden etkileyecek, ülkenin geleceğini belirleyecek bir köklü değişiklik yapılacak. Hepsi toplam 18 madde ve okuduğunuzda hepsi 18 dakikanızı bile almayacak. Üstelik de bilgi çağında bu maddelere ulaşmak bu kadar kolayken!
Belki bu maddeler içerisinde kabul edebilecekleriniz de olabilir. Ama ne yazık ki, referandumda toptan oylanacağı için tümü üzerinden değerlendirmek ve oyunuzu ona göre belirlemek zorundasınız.
Örneğin, milletvekili seçilme yaşının 18 e indirilmesi bana da pek anlamlı gelmiyor. Ancak siyasi partiler açısından bakıldığında; bu yetkiyi kullanmak zorunda değiller.
Nasıl ki medeni kanunda boşanmak bir haktır ama eşler bunu kullanmak zorunda değiller.
Aynı keza siyasi partiler bu hakkı dilerlerse kullanabilirler.
Öte yandan siyasi partilerin, seçim yasası gibi daha öncelikli değiştirilmesi gereken yasalara ilişkin hiç mi söyleyecek sözü yok. Yüzde on seçim barajı gibi bir ayıptan bu ülkeyi kurtarmak var iken, rakiplerinizi sistem dışına itmek uğruna bu ayıba daha ne kadar ortak olacaksınız.
Görünen o ki; ülke iki kutba ayrıldı.
AK Parti ve MHP evet bloğunu, CHP ve HDP hayır bloğunu oluşturuyor.
MHP nin içerisinde azımsanmayacak sayıda hayır diyebilecek insan var. Öte yandan HDP tabanının içerisinde de evet diyebilecek insanların olabileceği tahmin ediliyor.
Sonuçta bir yarış ve bu yarışı kazanmaya yönelik kampanyalar örgütlenecek.
Oyu halk vereceğine göre, halkın bilgilendirilmesi gibi önemli bir görevle karşı karşıya olan siyasi partiler, kendi doğrularını anlatma yerine yine öteki üzerinden politika yaparak, başkalarının yanlışlarını anlatmaya yönelmezler umarım.
Hangi konuda ve hangi koşulda olursa olsun demokrasiden, halk iradesinden ayrılmamak gerektiğine inanan biri olarak, birbirimizi ötelemeden, aşağılamadan, yok saymadan bir referandum gerçekleşmesini diliyorum.
Aksi halde, bugün ölüm yıldönümünde andığımız Uğur Mumcu ve demokrasi şehitlerinin yaşamları pahasına verdikleri mücadele boşa gidecektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020