Banu Güven
Öyle bir hafta ki bu, tüm ağırlığıyla insanın üzerine oturuyor. Korona salgını nedeniyle evlere, yasaklar nedeniyle de çoktandır sosyal medyaya sıkışmış vaziyetteyiz. Hal böyleyken yıl dönümleri nedeniyle bir yanımız Gezi, bir yanımız Cumartesi Anneleri. Sosyal medyada Gezi daha yaygın konuşuluyor. Berkin Elvan'ın ailesi İstanbul'da olduğu için hemen hemen her hafta, Gezi'de öldürülen diğer canların aileleri de İstanbul'a geldikçe Cumartesi Anneleri'nin yanındalar. Taksim Dayanışması bileşenleri de anmalara katılıyor. Peki Gezi'de ortaya çıkan ve özlemle andığımız kitlesel dayanışmadan Cumartesi Anneleri'nin payına düşen ne? Günlerdir aklımda bu soruyla yatıp kalkıyorum.
Cumartesi Anneleri'nin kayıp evlatlarının, yakınlarının hesabını sormak için sokağa çıkmalarının 25. yılı doldu bu hafta. Kocası, çocuğu, kardeşi kaçırılıp ya da gözaltına alınıp kaybedilen kadınların, anaların babaların, kardeşlerin "Ey dünya, ey devlet, ey insanlık duy bizi!" diyerek İstiklal Caddesi'ne çıkışlarının üzerinden 25 kış, 25 bahar geçti. Yerlerde saçlarından sürüklendiler, onlarca kez gözaltına alındılar. Gazı da Gezi'den çok daha önce tattı onlar.
Gezi'den sonra Taksim Meydanı toplantı ve gösterilere kapatıldı. İstiklal Caddesi'ne ise daha sonra sıra geldi. Cumartesi Anneleri 700. Haftaya gelindiğinde İçişleri Bakanı'nın talimatıyla Galatasaray Meydanı'ndan sürüldü. Cadde onlara kapatıldı. Anmayı İnsan Hakları Derneği'nin sokağına taşımak zorunda kaldılar. Zaman zaman orada da gaz yediler. Pes etmediler.
Cumartesi Anneleri Türkiye'nin en uzun soluklu hak eylemi olarak çoktan tarihe geçtiler. Onlarla beraber, devletin suçluları kollayıp koruması da bu toprakların en büyük adaletsizliklerinden biri olarak tarihe geçti. Erdoğan bir ara örtüyü çekecekmiş gibi yapsa da, devlette devamlılık esasına bağlı kalmayı tercih etti. Ne 1980 darbesinin, ne de örtülü ödeneklerle taşeron katillerin kullanıldığı 1990'ların hesabı soruldu. Doksanlı yılların sorumlusu eski başbakan Tansu Çiller, bugün Erdoğan'ın seçim propagandalarında kullandığı bir araç.
Cumartesi Anneleri 25 yıl içinde maalesef kalabalıklaştı, bununla beraber onlara destek verenler arttı ama toplumun büyük bölümü ne yazık ki onlar yokmuş gibi davranmayı sürdürdü. Bazılarının onlardan hiç haberi olmadı! Bu kişiler İstiklal'den geçmiyor, onların konu edildiği haberleri okumuyor ya da izlemiyorlardı. Bazıları ise İstiklal'den geçseler de, onları görmüyordu. Bir yerden önlerine bir haber düşüyordu belki, sonra fazla bakmadan hayatlarına devam ediyorlardı. İstiklal'de yollarına devam ettikleri gibi. Bu insanları ve hak arayışlarını yok sayarak. Yok edilen insanların bir zamanlar varolduğunu düşünmeden, o tedirgin edici dehlizlere girmeden.
O varolan insanlardan biri de 1995'te beyaz bir Toros'un içinde evinin önünden kaçırılan Fehmi Tosun'du. Kaçırıldığı arabanın, Beyaz Toros'un içinden "Beni öldürecekler!" diye bağırmış, karısı Hanım o arabanın arkasından gücü tükenene kadar koşmuştu. Sonrası 25 yıllık koca bir boşluk.
Babasını en son o arabanın içinde gören Besna Tosun da 25 yıldır hak arayışında. İnsan Hakları Derneği (İHD) binasının önündeki 792. hafta anmasından sonra konuştuk. Ona Gezi'yle beraber hayatlarında ne değiştiğini sordum. Besna anlattı:
"Gezi döneminde ben kendi adıma umutlanmıştım. Apolitik insanlar bile oradaydı. Her şeyin farkına vardılar ve gözaltında kayıplar gerçeğini de görecekler diye düşünmüştüm. Biz o dönemde de anmalarımızı sürdürdük tabii. Ama aslına bakarsan, Gezi devam ederken de biz bizeydik, sonrasında da yıl dönümleri dışında biz bize kaldık."
Neden böyle?
Evet, Cumartesi Anneleri'nin 500. Hafta anması 10 bin kişinin katılımıyla yapılmıştı. Sanki artan farkındalıkla beraber dayanışma da güçlenmişti. Ama sonra ne oldu? Mesela Perşembe günü #CumartesiAnneleri25Yaşında etiketi, Twitter gündeminde kısa bir süre 19. sırada durdu, sonra aşağılara kayıp gitti.
Kayıplar konusu, sadece hak arayışları değil, her şey şu sırada sosyal medyanın dört duvarı arasına sıkıştığı için o kalabalıkta görülmedi diyebilirsiniz ama hepimiz biliyoruz ki mesele bundan ibaret değil. Gezi'de toplanan o büyük kalabalıktan kalkıp Cumartesi Anneleri'nin anmasına giden kaç kişi var? Anmayı geçtik, sosyal medyaya sıkışmış hayatlarda onlarla ilgili bir çift söz eden, bir Tweet atan kaç kişi var?
Gezi, orada toplananların sadece yaşam alanlarına değil, insanlık onuruna da sahip çıktıkları bir dayanışma, bir halk hareketiydi. Hayatları gasp edilen insanlara kitlesel şekilde sahip çıkmak da o özlenen dayanışmanın gereği.
Bu yazı DW Türkçe'den alınmıştır.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
29.03.2024
8.02.2024
29.01.2024
18.01.2024
9.01.2024
9.08.2021
2.08.2021
5.07.2021
10.05.2021