Baskın ORAN
Yazılarda hep Türkiye’den konuşuyoruz. Hem iç hem dış politika. Bu hafta çeşit olsun, artık farklı ve bambaşka bir ülkeden, İtalya’dan bahsedelim.
Gerçi yazar Feridun Nadir iki ülkeyi çok benzetiyor: “Espresso yerine Türk kahvesini, makarna yerine kuruyu-pilavı, pizza yerine lahmacunu, Bellini yerine Dede Efendi’yi, Da Vinci yerine Hezarfen Ahmed Çelebi’yi, Al Bano yerine de rahmetli Kayahan’ı koydunuz mu Türkiye oluyor işte.”
Pek öyle değil tabii. “Faşizm” ile “Milli İrade” aynı mı? Roma İmparatorluğu ile Osmanlı’yı geri getirmek istemek aynı mı? “Kara Gömlekliler” ile “Takviye Hazır Kuvvet” aynı mı? Mare Nostrum ile Mavi Vatan aynı şey mi?
Ama Türkiye’yi bırakıp konumuza gelelim biz: İtalya ve İl Duçe’si (lideri) Mussolini. Vikipedia’dan özetleyelim.
***
Risorgimento diye anılan birleşmesini çok geç oluşturabilen (1871 Viyana Kongresi, hatta bazılarına göre 1918 Villa Giusti Ateşkesi) zayıf İtalya, diğer Batılı ülkeleri takliden sömürge kapma hevesiyle girdiği I. Dünya Savaşı’ndan hüsranla çıktı. Fransa ve özellikle İngiltere, vaat ettiklerinin aksine, İzmir’in işgalini Yunanistan’a verdiler.
Bunun üzerine İtalya, Trablusgarp’ı işgal ettiği 1912’de el koymuş olduğu Onikiadalar ve Meis’ten hareketle Antalya’yı, oranın Muğla’ya kadar batısını, Konya’ya kadar da kuzeyini bikaç yüz kişilik kuvvetlerle işgale kalktı, beceremedi, üstelik Müttefikler’den de azar işitti.
Ama savaş sonrasında İtalya’ya hiçbir şey vermemek de olmazdı; zaten İtalyan işgalinde bulunan Onikiadalar ve Meis’i 1923 Lozan’da vermekle geçiştirdiler (Md. 15).
***
Böylesi bir psikolojik ortama giren İtalya, ekonomik olarak da çökmüş biçimde çıktı savaştan. Hatta, sömürge uğruna girdiği bu felaket sırasında harcadığı paranın, Risorgimento’yu gerçekleştirdiğinden beri harcadığından fazla olduğu söylenir.
Savaş sonrasında işsizliğin ve enflasyonun tavan yaptığı bir ortamda Kral III. Vittorio Emmanuele, durumu düzeltmesi için Mussolini’yi 1922’de başbakan yaptı. Önceleri liberallerin desteğini alan Mussolini, tren ve otoban sistemleri kurarak ve çiftçileri destekleyerek ekonominin canlanmasını, işsizliğin azalmasını sağladı. Popülaritesini çok artırdı.
Fakat kısa zamanda tam bir polis devleti kurdu. Kara Gömleklileri kullanarak komünistleri imhaya girişti. Sendikaları yasa dışı ilan etti. Diğer partileri kapattı. Eğitimi kontrolüne aldı. Bütün bakanlıkların görev ve yetkilerini kendinde toplayarak orduyu da yönetmeye başladı.
Üniversite öğretim üyeleri rejimi savunacaklarına dair yemin ettirildiler. Kitap ve gazetelere sansür getirildi, gazete editörleri Mussolini tarafından belirlenmeye başlandı. Yasalar yeni baştan yazıldı.
Seçim sistemini kendine göre tekrar düzenleyen Mussolini başbakanlıkla yetinmeyecek, devleti kendi şahsında kişiselleştirecek, tüm kurumları kendi sarayı etrafına kümelendirecek, Eylül 1943’te de kendini “İtalyan Sosyal Cumhuriyeti'nin Duçesi” ilan edecektir.
***
Ne var ki, bu tek adam rejimi devletin işlemesini engellemeye ve ekonomi dahil ciddi çöküşe yol açmaya başladı.
Bunun üzerine Mussolini halkın sempatisini tekrar kazanmak için dış politikada çok taşkın bir milliyetçi yayılmaya girişti. Büyük harcamalar sonucu silahlandı ve özellikle de donanmayı güçlendirdi. 1923’te Korfu’yu bombaladı, 1939’da işgal de edeceği Arnavutluk’ta kukla bir rejim kurdu.
İtalya 1923-32 arasında Libya’yı yeniden fethedecek, 1935’te Habeşistan’ı işgal edecek, daha 1923’te Adriyatik’in İtalya’ya yetmeyeceğini söylemiş olan İl Duçe de Mare Nostrum’u ilan edecektir.
Türkiye’nin Antalya ve kuzeyi de bu işgal planlarına dahildi. İtalya iki savaş arasında Türkiye’yi en çok endişelendiren Batılı devlet oldu. Mussolini’nin her açıklaması ve hareketi Ankara tarafından büyük dikkatle izleniyordu. Habeşistan işgali nedeniyle başlayan Milletler Cemiyeti yaptırımlarına Türkiye de katılınca İtalya protesto etti, 1936’da Onikiadalar’ı tahkime başladı, Montrö’yü de imzalamadı (denizci bir devlet olarak Boğazlar’ı çok kullandığı için 38’de katılacaktır).
***
Bu milliyetçi süreçte yayılmacılığın tahrik edici tadını aldıktan sonra artık Mussolini’nin durması zordu. Malta, Korsika ve Tunus’u topraklarına katmak ve “Roma İmparatorluğu’nu yeniden ihya” için Almanya’nın yanında savaşa girdi. Fakat K. Afrika ve Balkanlar’da orduları mağlup oldu.
Mussolini ve İtalya 1943’te bütünüyle yenildi.
Sonrasını biliyoruz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.09.2025
25.04.2025
4.04.2025
28.03.2025
14.03.2025
27.02.2025
27.12.2024
14.11.2024
1.11.2024
25.10.2024