Cengiz AKTAR
Avrupa’nın barışı
16.10.2012
3752
Türkiye’nin diplomasi kitabında yazmayan “diğer ülkelerin içişlerine müdahale sorumluluğu”siyasetinin usul usul oluşturulmasına tanığız. Sözkonusu kendi içişleri olunca burnundan kıl aldırmayan, diğer taraftan hiçbir dış müdahale tecrübesi olmayan “yeni zengin” Türkiye artık kabına sığmıyor, bölgesel jandarmalığa heves ediyor. Allah akıl fikir versin. Bugün niyetim Türkiye’nin savaşını yazmaktı. Nobel Komitesi’nin bu yılki Barış Ödülü’nü AB’ye vermesi ve bu karara memleketten verilen tepkileri işitince Avrupa’nın barışını hatırlatmanın daha yerinde olacağını düşündüm.
Olumsuz tepkiler iki çeşitti. Bir kısmı birkaç AB ülkesinin Birliğin kuruluşundan bu yana kıta dışında nasıl savaşmaya devam ettiğini hatırlatıp tıpkı Obama’nın Barış Ödülü’nde olduğu gibi kararla alay etti. Bir kısmı da Nobel kararı gerekçesinde zikredilen “geçen 10 yılda Türkiye’nin üyelik olasılığı, ülkedeki demokrasi ve insan haklarının gelişimine katkıda bulunmuştur” ifadesine takıldı.
AB dinamiğinin, hükümetlerin iradesi ve toplumun değişim azmiyle harmanlanarak 2000’den itibarenTürkiye’yi siyaseten nasıl dönüştürdüğünü görmemek için kötü niyetin doruklarında dolaşmak lâzım. Geçelim. Diğer eleştiri haksız değil ama işin özünü kaçırmakla malul.
AB’nin inşa edilmeye başlandığı dönem aynı zamanda dekolonizasyon dönemiydi. Savaş sonrasında dünyada esen özgürlükçü rüzgâr Avrupa’nın kolonyalist ülkeleri Belçika, Fransa, Hollanda ve İngiltere’yi de etkisi altına aldı. İspanya ile Portekiz dışında Avrupa kolonilerinin çoğu o dönem bağımsızlıklarını kazandıysa da bazı bağımsızlık talepleri (Cezayir, Vietnam) çok kanlı oldu. Sonrasında ve günümüze kadar eski efendileri o ülkelere karışmaya devam ettiler. Özellikle Fransa’nın Afrika’daki askerî müdahaleleri mâlum. İngiltere’nin Malvinas müdahalesi, Irak savaşları, Afganistan ve Libya’da başta Fransa ile İngiltere olmak üzere birkaç AB üyesi ülkenin savaşçı âdetleri sürüyor. Ancak bu gözlemi yapmak AB projesini topyekûn çöpe atmak için yetmez. AB bütün eksiklerine rağmen beşeriyetin kanıtlanmış barış projesi. Avrupa’nın kendisine lâyık gördüğünü diğerlerinden esirgemesi onun savaş karşıtı arayışlarının haksızlığına değil onun kibrine işaret eder ancak.
Askerî zihniyet ve ulus-devlete karşı barış
Her şeyden önce, barış projesi Avrupa’nın temelinde askerî zihniyetin bir daha kıtada söz sahibi olmasını engelleme arayışı yatar. 9 Mayıs 1950’de açıklanan ve Jean Monnet başkanlığında bir heyetin kaleme aldığı ana metin Schuman Bildirisi‘ne bakalım. “Fransa, Almanya ve katılacak diğer ülkeleri bağlayıcı nitelikte kararlar alacak olan Yüksek Otorite’nin kurumlaşması ve temel ürünlerin (kömür ve çelik) üretimindeki ortaklık sayesinde bu girişim barışın korunması için gereken olmazsa olmaz bir Avrupa Federasyonu’nun somut temellerini atacaktır” paragrafı bu arayışın erken ifadesidir.Kömür ve çeliğin silah üretiminin temel girdileri olduğunu hatırlarsak, bu ürünleri ulusal mercilerden bağımsız olarak denetleyecek olan ulusüstü yapı, artık savaşmama iradesinin ilk somut uygulamasıdır. Bugünkü Avrupa Komisyonu’nun ağababası olan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu işte bu arayış sonucu kuruldu.Savaşmama ve bunu sağlama almak için kalıcı karşılıklı bağımlılık... Avrupa arayışında esas olan, savaşların sorumlusu ulus-devletlerin çıkarları değil birey ve toplumların barış, esenlik, istikrar ve güvenliğidir. 1945 sonrası Avrupalı siyaset ve düşün adamları, bu hedefe ancak karşılıklı bağımlılık ve dayanışma ortamında ulaşılabileceğini gördüler. Bu amaçla ulus-devletlerin egemenlik alanlarını ulusüstü ve ulusaltı/yerel zeminlerde paylaşmalarını öngördüler. Nitekim AB modern zamanlarda ilk kez egemen devletlerin gönüllü olarak temel egemenlik haklarından vazgeçtikleri bir yapıdır.
Dayanışmayı esas alarak kurulan bu ortaklıklar askerî zihniyeti reddetmekle kalmaz, ancak bu zihniyet olmadıkça var olabilirler. Çünkü askerî faaliyet üretmeden tüketir. O yüzden AB bütünleşmiş bir ekonomi ağırlıklıdır. O yüzden Avrupalı için zor kullanmak ve savaşmak en son ve en kötü çaredir. O yüzden Avrupa’da güvenlik ve savunma politikaları askere bırakılmaz.
Nobel Komitesi kararı her hâl ve kârda savaş tamtamlarının susmadığı dünyada gayet yerinde bir hatırlatmaydı. Savaş yüzü görmemiş Avrupa gençliği bugün barışın değerini bilmez. Dağılması zor olsa da birliğini nasıl sürdüreceğini bilemeyen bir kıta var önümüzde. Savaşı pek yaşamamış, ya da ne olduğunu unutmuş ya da savaş hafızası devletçe dumura uğratılmış Türkiye ise barışın değerini bilmekten çok uzak. Bölgede, süren savaşlara barışçı çözümler kat’iyen gündemde olmadığı gibi süren çatışmalara, İran-İsrail çatışması başta olmak üzere yenilerinin eklenmesi olası. İşte böyle berbat bir ortamda Avrupalıların birbirini yok etmekten yorgun düşüp, “savaş, bir daha asla” şiarıyla hayata geçirmeye çalıştıkları ve 1945’ten bu yana —Yugoslav savaşları dışında— kıtadan savaşı silmiş olan biricik projenin hatırlatılması, alay kaldırmayacak kadar hayatî bir karardır.
Bir barış arayışı olan EDP ile Yeşillerin birleşmesi çalışmalarına destek kampanyası sürüyor:
http://yenisiyaset.biz/ [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
1.03.2022
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021