Cengiz AKTAR
“Yerel yönetimleri güçlendirelim. Olur, hemen güçlendirelim ama nasıl? İşte, belediyelere daha fazla yetki verelim.” Kabaca tartışmanın düzeyi bu! Türkiye tam bir kavram kargaşası içerisindeademimerkeziyet tartışmaya başladı. Tartışma denebilirse... “Daha erken” diyen utangaç muhalifleri bir kenara koyarsak, üzerinde mutabık kalınan iki varsayımdan biri sihirli değnek “Özerklik Şartı”, diğeri belediyeciliğin güçlendirilmesi! Abdullah Öcalan ile Sırrı Süreyya Önder arasında da konuşulan Özerklik Şartı’na bir kez daha yakından bakalım.
Ademimerkeziyet sade Kürtlere değil bütün Türkiye’ye lâzım, hem de hemen. Daha geçen gün AKP Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, partinin “Kent Ekonomileri Forumu” adı altında yereldeki potansiyelin açığa çıkmasına önayak olacak bir girişimi tanıttı. Önümüzdeki günlerde daha etraflı yazacağım.
Avrupa Konseyi’nin 1985 tarihli “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı” Türkiye’de 3723 sayılı yasayla 1993’te yürürlüğe girdi. Dibacesinde Türkiye’nin yanından geçemeyeceği ademimerkeziyetçi ilkeler zikredilir: “Vatandaşların kamu işlerinin sevk ve idaresine katılma hakkı Avrupa Konseyi’ne üye devletlerin tümünün paylaştığı demokratik ilkelerden biridir; bu hakkın en doğrudan kullanım alanı yerel düzeydedir.”
Şart’ın bir Avrupa Konseyi (Avrupa Birliği değil) sözleşmesi olmasından ötürü bağlayıcılığı veizleme mekanizması yok. Onaylansa da uygulanmayabilir. Kaldı ki Türkiye’nin onaylayıp uygulamadığı ve tam aksini uyguladığı uluslararası metinler üzerine doktora tezi yazılır.
Metnin onaylanmış hâli tümü değil. Ana metnin 12. maddesi akit taraflara en az 20 maddeyi seçerek sözleşmeyi onaylama imkânı tanır. Türkiye bu seçme hakkını kullanarak (dolaylı çekince) metni akdetti. Sonuçta yasa yapıcı anayasal sınırı ve idarî teamülü gözönünde bulundurarakmaddelerden işe yaramayan bir potpuri yapmış oldu.
Seçilmeyen maddeler şunlar:
• Yerel makamları doğrudan ilgilendiren planlama ve karar süreçlerinde kendilerine danışılması;
• Yerel yönetimlerin iç örgütlenmelerinin kendilerince belirlenmesi;
• Yerel olarak seçilmiş kişilerin görevleriyle bağdaşmayacak işlev ve faaliyetlerinin kanun ve temel hukuk ilkelerine göre belirlenmesi;
• Vesayet denetimine ancak vesayetle korunmak istenen yararlarla orantılı olması durumunda izin verilmesi;
• Yerel yönetimlere kaynak sağlanmasında hizmet maliyetlerindeki artışların mümkün olduğunca hesaba katılması;
• Yeniden dağıtılacak mali kaynakların yerel makamlara tahsisinin nasıl yapılacağı konusunda yerel yönetimlere önceden danışılması;
• Yapılacak malî yardımların, yerel yönetimlerin kendi politikalarını uygulama konusundaki temel özgürlüklerini mümkün olduğu ölçüde ortadan kaldırmaması;
• Yerel yönetimlere başka ülkelerdeki yerel yönetimlerle işbirliği yapma hakkının tanınması;
• Yerel yönetimlerin haklarını savunabilmeleri için uluslararası yerel yönetim birimleriyle işbirliği yapabilmeleri, uluslararası birliklere katılabilmeleri;
• Yerel yönetimlerin iç hukukta kendilerine tanınmış olan yetkileri serbestçe savunabilmek için yargı yoluna başvurabilmeleri.
Bu maddeler ademimerkezî bir idarî yapının hayata geçmesi için yararlı olabilecek tavsiyeleriçeriyor. Ancak anayasal ve yasal ademimerkezî düzenleme yapmak yerine bağlayıcılığı olmayan, tüm maddeleri kabul edilse dahi maddelerin içeriğinin bugünkü anayasal ve yasal sistemde uygulanması mümkün olmayan bir uluslararası metne bel bağlamak abestir. En azından çare değildir. Hukuk tarihimizde de görülmüş değildir. Kaldı ki aynı tartışma Avrupa Konseyi’nin yine bizi ilgilendiren Bölgesel ve Azınlık Dilleri Şartı ile Ulusal Azınlıkların Korunması İçin Çerçeve Sözleşme için katiyen yapılmaz. Türkiye bu iki metni imzalamadı bile.
Velhâsıl ana sorun anayasal kısıttır. Eğer gerçek bir ademimerkeziyet temenni ediliyorsa şu üç anayasal düzenleme olmadan olmaz:
• İdarenin ademimerkezî olduğunun yazılması, ideali de “bölünmez bütün” ilkesinin yanına gelmesi, tıpkı idarî sistemimizi kopyaladığımız Fransa’nın 2003’te yaptığı gibi;
• “İdarede birlik” ve “idarî vesayet” ilkelerinin değişmesi;
• Bölgenin kamu tüzel kişiliği olan idarî bir birim ve olarak kabul edilmesi.
Bu ihtiyaca rağmen, AKP ile BDP’nin bugüne dek Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na verdiği teklifler ve yetkililerinin beyanları Özerklik Şartı veya başka bir ademimerkezî ilkenin hakikaten uygulanmasını mümkün kılacak bir hukukî düzenleme içermiyor. Biraz ciddiyet lütfen!
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020