Cengiz AKTAR

Pazartesi Taksim Meydanı’nda AKM’ye bakarak saatlerce bekleyen “duran adam” sanatçı Erdem Gündüzsağolsun, ortalık duruldu. Bu sivil itaatsizliğin bir ay sürmesi planlanırken, polis duran adamın çevresindeki vatandaşları gözaltına alınca eylem gece 2:30’da sona erdi. Trafik polislerinin dediği gibi “durma yapma”! Sonra İçişleri Bakanı gözaltıların anlamsızlığını gördü. Eylem ülke sathına yayılarak sürüyor. Keza parklardaki cıvıl cıvıl sivil agoralar...
Meydanlardaki şiddetsiz kümeleşme ve mizah otokratik rejimlerin korkulu rüyasıdır.Sivil itaatsizliğin gücüne karşı koyabilmek mümkün mü? İtaatsizlik sivilleştirir, sivillik itaatsizleştirir.
Kürt Barışı nereye
Geçen cumartesi BDP Van milletvekili Nazmi Gür’ün refakatinde Van Gürpınar’ın “Geliyé Kromé”yani Krom Vadisi’nde bulunan Barış İzleme Çadırı’nı ziyaret ettim. Gezi çadırından Barış çadırına...
BDP denetiminde ve sivil halktan oluşan gönüllüler dönüşümlü olarak çadırda kalıyorlar. Her gece üç noktada gerilla sorunsuz bir şekilde çıkabilmesi için nöbet tutuluyor. Civar köylüler erzak taşıyor.Kürtler kendi göbeklerini kendileri kesiyor. Askerin uzaktan izlediği söylense de tahliye kendi denetimlerinde yapılıyor. Gönüllü gözlemcilerin kışkırtmalara karşı, seyrek de olsa araya girdiklerini söylediler. Vadi yakın zamana kadar girilemeyen çatışma bölgesi. Çadıra yakın bilinen bir toplu mezar var. Yolun etrafındaki tepelerin birinde “Apo” diğerinde “PKK” yazıyor. Kaymakam, İlçe Emniyet Müdürü ve Jandarma Komutanı çadırı ziyaret ettiğinde köylüleri yaptıkları hayırlı işten dolayı kutlamışlar. Biri bir demet yabanî naneyi elime tutuştururken “bu bahar sular daha coşkun, otlar daha gür” diyor. Hakikaten ortam sakin; buna mukabil İstanbul ve başka illerdeki protestolar işlerin nasıl tersyüz oluverdiğini iyi anlatıyor. Kürtlerde “anladınız mı şimdi otuz yıldır neler çektiğimizi” iması var ama kimse bunu açıkça dile getirmiyor. Nezaketten!
Gelelim esas meseleye: Kürtler, köylüsüyle yöneticisiyle sabrın bir sınırı olduğunu ve hükümetin barışın içini doldurmadaki gönülsüzlüğüne vurgu yapıyor artık. Hayatî soru şu: Toplumun ekseriyetine, en yetkili ağızdan düşman muamelesi yapan, “teröristbaşı” edebiyatına rücu etmiş bir iktidar Kürtlerle barış inşa edebilir mi?
Bir mühendislik hatası daha
Ali Babacan, “Lise mezunu yetenek PISA Testi’nde OECD sonuncusuyuz. Eğitim reformu olmadan 2023’te ilk 10 hedefi hayal olur” dedi. PISA testi OECD’nin üç yılda bir yaptığı, okuryazarlık değil öğrendiğini uygulayabilme kapasitesi testi. Şimdi bakalım hükümet eğitim reformu için ne yapmış.
CHP’li Nur Serter’in Bilgi Edinme Yasası kapsamında aldığı bilgilere göre beş buçuk yaşındaki 555.888 öğrenci okula gitmemiş.
12 yıl zorunlu eğitime geçildiği hâlde 58.407 öğrenci, açık lise dâhil herhangi bir liseye kayıt yaptırmamış.
Açılan 1141 imam-hatip ortaokulunun 120’sine hiç kayıt yapılmamış. 461’inde öğrenci sayısı 50’nin altında kalmış.
Hafızlık eğitimi için başlatılan kampanya ve dokuz yaşındaki çocukları bir yıl okuldan koparan proje sonuçsuz kalmış. Hafızlık eğitimi alan öğrenci sayısı 121’de kalmış.
Ailelerinin isteği ile “Peygamberimizin Hayatı” ve “Kuran-ı Kerim” derslerini seçen öğrenciler pek çok okulda derse girmemiş, dersler boş geçmiş.
Veriler kendiliğinden konuşuyor, bu hercümerçte gözden kaçmasın.
Banliyö trenleri
Çarşamba Haydarpaşa’dan kalkan banliyö tren hatları 24 aylığına durduruldu. Günde 90 ilâ 110.000 kentlinin kullandığı tren durunca tamamen şişmiş olan minibüs caddesi ve E-5 artık hepten durur herhalde.
TCDD’nin websitesinde üç satırlık bir açıklama var. Kararın Marmaray’la bağlantılı olduğu intibası uyandırıyor ama gayet muğlâk. İster istemez akla Haydarpaşa havalisinin ranta teslim edilecek olması geliyor.
Tasarruflu ve emniyetli bir taşıma biçimi olan tren yıllardır hükümetlerin tercihi olmadı. Yeterince rant sağlamadığından zahir. Üstüne koca arazilerin ağız sulandıran rantı da gelince kim dinler vatandaşı, emniyeti, tasarrufu. Haydarpaşa, Gezi kadar gözönünde değil ama işin yapılış biçimi, kararların alınış biçimi aynı: Kimseye danışmadan, çevresel etki analizi yapmadan, keyfî!
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020