Cengiz AKTAR
“Bizim için 2015’in bugünden bir farkı yok, bugün neyse 2015 de bizim için odur. Bu konuyla ilgili korkacak bir şey yok. O gün dile getirilebilecek iddialar bugün de zaten var. Zaten ellerinde bir şey olsa, buyurun kestiğinizin belgesi deyip, önümüze koyarlardı, varsa buyursun getirsinler. Soykırım yapıldığına dair herhangi bir belge yok, olsaydı bunu getirmek için 100 yıl beklemezlerdi. Biz kendimizden, geçmişimizden eminiz, tarihte kötü bir sicilimiz yok. Yahudileri İspanya’dan kurtardık, Anadolu’yu herkese açtık. Tarihimizde utanacağımız bir şeyimiz yok. 2015 denilince insanların aklına Ermeni meselesi değil Çanakkale gelmelidir. Ermeni meselesi de aslında Çanakkale’nin içindedir.
Çanakkale Savaşı olmasaydı yani İngiltere ve Fransa Çanakkale’ye gelmeseydi Ermeni meselesi de olmazdı. Fransa ve İngiltere kilometrelerce uzaktan kalkıp gelip Anadolu’yu işgal etmeye çalışıyor, Çanakkale’ye dayanıyor, yanlarına da Ruslar ile birlikte Ermenileri alıyor, ondan sonra ‘Bunları niye tehcir ettiniz’ diye soruyor. Ermeniler hesap soracaksa gidip onlardan, İngiltere’den, Fransa’dan, Rusya’dan sorsun, bize ne soruyorlar.”
İfadeler Türk Tarih Kurumu başkanının Bugün’e verdiği söyleşiden alıntı. 2015’e doğru giderkendevlet aklı ve dili işte bu “kalınlıkta” buzullaşmış. Yeni olan, soykırımı, birkaç yıldır ısıtılan Çanakkale öyküsüne bağlama kaygısı. Bu acizlik karşısında toplumdaki arayış bütün cevvaliyetiyle sürüyor. Gerçeği bilmek için...
“Kılıçartıklarının fısıltıları artık bugün seslendiriliyor. Neydi bu fısıltıyla söylenenler. Neleri fısıldadılar? Acılarını mı? Özlemlerini mi? Kayıplarını mı? Sevdiklerinden nasıl bir vahşetle koparıldıklarını mı fısıldadılar? Yoksa artık olmayan kültürlerini mi? Ve hiç kullanamayacakları dillerini mi? Ya da değiştirmeye zorlanan inançlarını mı? Belki de fısıldayamadılar bile. Gerçek isimleriyle bir daha kimse seslenmedi, seslenemedi onlara... Yeniden sadece var olmak için aslında yok oldular, silindiler, yaşarken öldüler. Şimdi artık damdaki o fısıltılar, güçlü bir haykırışa dönüşüyor.”
Bu ifadeler de haftasonu Hrant Dink Vakfı’nın düzenlediği Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılan “Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler” konferansı açılışında Rakel Dink’in konuşmasından. Soykırım esnasında canını kurtarmak için edilen ihtidalar ve soykırımda canı bağışlanan kız çocuklarının Müslümanlaştırılması sonucunda bugün bu topraklarda ceddi Ermeni olan muhtemelen milyon mertebesinde Müslüman var. İşte, Anadolu’da pek çok insanın haberdar olduğu bu sırrın yakası açılıyor ve bir tabu daha orta yerde konuşulmaya başlanıyor.
Taner Akçam’ın tebliğinde altını çizdiği gibi soykırım, bir seferde olup biten bir şey değil. İttihatçı ulus ve nüfus mühendisleri Anadolu’daki Hıristiyan unsurların varlığını müstakbel Türk ulusuna tehdit olarak algılayıp tehcir, katliam ve asimilasyon vasıtasıyla “meseleyi hallederler”. Ya da halledeceklerini sanırlar. Elbet de Ermeni ve diğer Hıristiyan unsurlar mahvedildiler. Soykırımın kültürel boyutu aşikârdır. Betondan, tektip ve homojen bir Türk ulusu da peydahlandı. Ama ne reva görülen eziyetin hafızası silinebildi, ne Anadolu Hıristiyanlarının tarihi, ne de asimilasyona tabi tutulanların kökenleri. Bugün bütün bu hafıza külliyen geri geliyor. Bu süreç beton ulusun dışladığı bütün diğer unsurlar için de geçerli.
“Ermeni Müslüman”, ulusal anlatılardaki Müslüman= Türk/Kürt ve Ermeni= Hıristiyan eşanlamlılığını da yerle bir ediyor. Sosyolojik anlamda fısıltıdan sese dönüşebilecek bir gerçeği söylüyor. “Donmuş” Ermeniliği bir bakıma renklendiriyor. Rahmetli Hrant 1915’in sadece ölenlerin sayısı üzerinden değil, sağ kalanların yaşadıkları üzerinden de konuşulmasını temenni ederdi hatırlarsanız... Konuşuluyor artık!
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020