Cengiz AKTAR
Sur Toledo oluyormuş, bırak Sur olarak kalsın
“Bu şehirler 90’lı yıllarda çarpık ve kontrolsüz bir şekilde gelişen şehirler. Bu olaylar yaşanmamış olsaydı bile kentsel dönüşümün yapılması gereken yerlerdi. Sur, Silopi, Nusaybin ve benzer yerlere insanca yaşanabilecek konutlar yapılabilecek. Özellikle Sur’da bir taş üzerine taş konsa haberim olacak dedim. Tescilli Diyarbakır evleri, camiler, kiliseler, hanlar Diyarbakır’ın mimari dokusuna hiçbir zarar vermeden restore edilecek. Diyarbakır Sur’u öyle inşa edeceğiz ki aynen Toledo gibi mimari dokusuyla herkesin görmek istediği bir yer haline gelecek.” Böyle buyurmuş “İkinci Adam”.
Neresinden tutsan elinde kalacak bu talihsiz beyanın başından başlayalım. 90’lı yıllarda bütün bu ilçeler, iller neden “çarpık ve kontrolsüz” büyüdü acaba? Başbakan sorumluluğu taşıyan bir siyasetçi, üstelik akademisyenin bunu bilmemesi mümkün mü? 150 yıllık Kürd meselesini tankla, tüfekle, cebren halledeceğini zanneden iktidarların kronik hataları sonucunda yaşanan içgöçler dolayısıyla çarpık büyüdü bu yerleşimler. Tıpkı bugün olduğu gibi…
Kentsel dönüşüm, “bu olaylar yaşanmamış olsa bile” gerekliymiş. Neden? Yerel yönetim ile yani belediye ile bu konuda istişare yapıldı mı? Diyarbekir’in Sur bölgesinin veya herhangi bir yerleşim yerinin dönüşümüne daima Ankara mı karar verecek? Kaldı ki kentsel dönüşüm dediği, şu sıralar kentsel yıkım olarak gerçekleşiyor.
“İnsanca yaşanabilecek konut” ne demek? Kriter Toki konutlarıysa bu, ziyadesiyle iddialı üstelik yerel dokuya tamamen aykırı. Faşizmin mimarisini ve yerleşim mühendisliğini keşfediyor AKP.
Başbakan’ın bahsettiği restorasyona gelince Türkiye sathında AKP iktidarında gerçekleşen restorasyon çalışmaları bir iki istisna dışında restorasyonla alakası olmayan, AKP müteahhitlerince gerçekleştirilen yanlış restitüsyon işleri. Sözkonusu istisnalar da (Ahtamar, Yenikapı Vortvots Vorodman Kilisesi, vb.) Gayrimüslimlerin ısrar ve çabalarıyla gerçekleşti.
Diyarbekir özeline gelirsek, Surlar bölgesi ve Hevsel Bahçeleri daha geçen Haziran’da Unesco’nun Dünya Miras Listesine dâhil oldu. Yani sade buranın değil dünyanın mirası. Önüne gelenin restorasyona girişmesi mümkün değil. Ve şu sırada, bırakın restorasyonu, resmen yıkılmakta…
Sur’un surlarına gelince, dördüncü yüzyılda imparator 2. Konstantin tarafından yaptırılan Amida Surları uzunluk açısından Çin Seddi, Antakya ve İstanbul Surlarından sonra dördüncü sırada. İstanbul Surlarının başına gelen uyduruk restorasyon Diyarbekir’in de başına gelebilir. Yeri gelmişken, bugünlerde Bursaspor galibiyeti münasebetiyle “Türkiye Türklerindir Cephesi” tarafından hakarete uğrayan “Amedspor”, adını Kürtçeden değil Aramîce’den alır.
Gelelim en sorunlu, “Sur’u öyle inşa edeceğiz ki aynen Toledo gibi mimari dokusuyla herkesin görmek istediği bir yer haline gelecek” iddiasına. Kastedilen İspanyol şehriyse neden illâki bir Batı imgesine öykünür bir Müslüman iktidar? Neden Yezd, İsfahan, Halep ya da Toledo ile aynı medeniyet coğrafyasındaki Marakeş benzetmesi yapılmaz? Bu ne bitmez bir komplekstir? Hadi bundan da vazgeçtim, neden Sur sadece Sur’a benzeyemez?
Şimdi bakalım Başbakan’ın Toledosuna. Ortaçağ Toledosu Sur da dâhil pekçok Ortaçağ şehri gibi farklı inançların birlikte yaşayabildikleri bir İber şehriydi. Musevî, İsevî ve Müslümanların birbirlerinden etkilenerek var oldukları kadim bir medeniyet merkeziydi. Hıristiyanların İspanya’yı yeniden fethiyle bu zengin çeşitlilik çok zayıfladı ama Toledo daima önemli bir merkez olarak yaşadı.
1936’da İspanya içsavaşında askerî garnizonu İspanyol Cumhuriyetçiler tarafından kuşatılmış olan ve cansiperane direnişlerin yaşandığı Toledo! Sığındıkları kale iki ay boyunca faşist General Franko tarafından bombalatılan Cumhuriyetçilerin Toledosu!
Tıpkı Sur gibi Unesco’nun Dünya Miras Listesi’nde olan Toledo!
Günümüzde İspanya’nın 17 özerk bölgesinde biri olan Kastilya La Mança’nın başşehri olan Toledo!
Miguel de Cervantes’in Don Kişot’unun saldırdığı yeldeğirmenleri ülkesi Toledo!
Bütün bunlardan ötürü Başbakan belki diğer Toledo’dan, ABD’nin Ohio eyaletindekinden sözetti. Toledo ABD’nin her bir tarafında olduğu gibi gökdelenlerle dolu sıradan bir şehirdir. O Toledo’nun ise bugünün Sur’unu çağrıştıran ibretlik bir hikâyesi var. 1800’lerdeki Kızılderili Tehciri sırasında Ohio’nun bütün yerli kabileleri de Oklahoma çöllerine sürülmüş.
HABERDAR/ CENGİZ AKTAR
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
1.03.2022
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021