Elif ÇAKIR
Bugün itibariyle Türkiye Zeytin Dalı harekatının beşinci gününde. Tam da planlandığı gibi başarıyla devam ediyor.
Fakat. Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerine dikkat etmeyen, çağrılarına kulak tıkayan, sınırımıza yerleşmeye çalışan terör örgütlerine özümüzün içine baka baka bütün lojistik desteği sağlayan ABD Rusya ve Batı rahat durmuyor.
En iyi bildikleri işi yapmaya başladılar; ülkemizin dışarıda itibarını sarsmaya, ülkemizin içinde ise kaos çıkartmaya yönelik algı operasyonu, karartma, ve kışkırtma.
Zeytin Dalı operasyonu başlayıp ve daha ilk gününde TSK’nın 72 uçağının koordineli bir şekilde nokta hedefiyle 113 PKK-PYD-YPG hedefinden 108’ni vurunca, “Türkiye’nin hassasiyetini anlamalıydık” gibi yarım ağız açıklamalar yaptılar. Operasyonun ilk üç gününde 18 noktanın terör örgütlerinden temizlenmesi, bölgenin kritik noktalarından Burseya Dağı’nın ele geçirilmesi, Afrin’e Azez’den bir cephe açılması sonrasında ise ABD’den “kısa sürede bitirin” gibi üst perdeden açıklamalar gelmeye başladı.
Sonra başladılar en meşru argümanı yaymaya: savaşa hayır.
Bir yandan da Türkiye Kürtlere saldırıyor, bölgede Kürtleri yok edecek fitne kazanını kaynatmaya...
Birincisi Türkiye savaşmıyor. Bu bir savaş değil, temizlik harekatı. Çünkü savaş meşru devletler arasında olur. Türkiye, kendi sınır güvenliğini sağlamak için, bölgeyi teslim edilen terör örgütlerinden temizliyor.
İkincisi ve daha da önemlisi, Türkiye şu anda uluslararası sınır güvenliği
Dolayısıyla operasyonun hangi sürede biteceğine başkaları değil Türkiye karar verecektir. “Operasyon kısa sürede bitsin” üst perdesiyle konuşan ABD’ye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın evvelsi gün verdiği cevabın gayet yerinde olduğunu söyleyebiliriz:
“Afrin operasyonu Fırat Kalkanı gibi hedeflerine ulaştığında sona erecektir. ABD, süre belli olmalı, fazla uzun olmamalı diyor. Ben de ABD’ye soruyorum, sizin Afganistan’da süreniz belli oldu mu? Ne zaman bitecek? Hala Irak’tasınız. Ne zaman iş biterse bizim orada durmaya merakımız yok. Bunun için de birilerinden icazet almaya ihtiyacımız yok.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye Afrin’de Kürtlere karşı değil, oradaki terör örgütleri ile mücadele etmektedir” sözü hem bölgedeki halkın hem de ülkemizdeki Kürt halkını mutmain edecek niteliktedir. Hükümet Afrin Harekatının terör örgütlerini temizlemeye ve ülkemizin sınır güvenliğini sağlamaya yönelik olduğu vurgusunu sıkça tekrarlamalıdır.
Hatta, hükümet, Türkiye’nin neden Afrin’e operasyon gerçekleştirdiğini tane tane anlatmalıdır.
TÜRKİYE, ZEYTİN DALI OPERASYONUNU NEDEN YAPTI?
Şu sebeplerden dolayı...
* Öncelikle PKK’nın Suriye kolu olan PYD, Suriye’deki iç savaştan fayda sağlayarak Cezire, Afrin ve Kobani gibi ele geçirdiği bölgeleri, KCK yapılanmasının bir parçası olan “kanton” ilan etti.
* PYD-YPG Afrin’den Kobani’den Türkmenleri ve Arapları zorunlu göçe mecbur bıraktılar. Yurtlarını terk etmeyenlere ise işkenceler yaptılar.
* PYD-YPG Suriye’nin kuzey bölgesinde Araplar ve Türkmenler için, Türkiye’nin güneyinde ise ülkemiz açısından milli güvenlik riski oluşturmaya başladılar.
* Türkiye, YPG-PYD’ye silah yardımı yapan ABD’yi “sınır güvenliği” konusunda uyarmasına rağmen, ABD Türkiye’ye karşı şeffaf olmadı ve güya IŞİD’ karşı savaştığını söylediği YPG’ye verdikleri silahların PKK’nın eline geçmeyeceği konusunda bir güvence vermedi.
* ABD ve Rusya YPG’nin Suriye içerisinde kontrolünde olan topraklara bir sınırlandırma getirmedi, dahası Suriye içerisinde Türkiye’nin de kabul edeceği PYD –YPG dışı Kürt olmayan grupları dahil etmek gibi Türkiye’nin endişelerini giderecek adımlar atmadı.
* Üstüne üstlük iki hafta önce, ABD’nin YPG’ye silah vermekle kalmayıp, “milislerden yeni bir sınır güvenliği gücü için çalışıyoruz. Yeni sınır güvenliği birimi 30 bin kişiden oluşabilir” acıkmaları geldi. Velhasıl ABD’nin, PKK’nın Suriye kolu olan terör örgütüne askeri eğitim vereceğini ve terör örgütünden meşru bir devlet ordusu kuracağını ilan etmesi Türkiye için bardağı taşıran son damla oldu.
* ABD böylece bu açıklamasıyla iki yıldır reddettikleri “Kuzeyde bir koridor kurdurmak gibi planımız yok” iddialarını zımnen doğrulamış oldu.
Bu durumda üç yıldır ABD ve Rusya’yı uyaran Türkiye için Afrin harekatı kaçınılmaz oldu.
ANAOKULU, KREŞ VE KÜLTÜR MERKEZİ HEPSİ HEPSİ YAPILSIN
Yazıya başladığımda bir canımızın daha, Astsubay Musa Özalkan’dan sonra Piyade Üsteğmen şehit olduğu haberi geldi. Rabbim annelerini, babalarını, bütün sevdiklerini şefaatlerine nail etsin. Dualarımız bundan sonrası için henüz ömürlerinin baharında yavrularımızın ayağına taş değmeden yuvalarına dönebilmeleridir.
Hepsinin tek tek hikayelerini, nasıl çocukluk geçirdiklerini, yarım kalan hayallerini öğreneceğiz, dinleyeceğiz. Hepsi yüreğimizi burkacak, derinden sarsacak.
Ne söylesek az gelecek...
Hadi söyleyelim bakalım, ilk şehidimiz Musa Özalkan’ın vasiyeti için bir şey! Ne diyebiliriz.
Şehit düşerse, devletin kendisi için ailesine verilecek paradan, Türkmen Bala’lar için anaokulu, kreş ya da bir kültür merkezinin yapılmasını ve adının verilmesini vasiyet etmiş. Beş aylık kızı Ayşen Gökçen’in geleceğini garantiye alacak bir şeyi de vasiyet edebilirdi. Minicik bebeği zira.
O yüzden diyorum ki, ne söylesek az gelir. Ne yazılsa anlatmaz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şehit Musa Özalkan’ın vasiyetini yerine getireceğini söyledi. Anakolu, kreş, kültür merkezi, hepsi yapılsın. Sadece bir tanesi değil.

HAMİŞ:
Bazı şeyleri geride bırakmanın vaktidir artık. Türk askerimiz Afrinde ülkemizin milli güvenliği için amansız bir mücadele verirken... Askerin moralini bozacak şeyleri hatırlatmanın zamanı değil. Tamam, şehitlerimizin haberini yapalım, hikayelerini yazalım ama...
Şehidimizin annesi başörtülü olduğu için TSK’ya giremediği haberinin ne yeri ne de zamanıdır. Şimdi değil. Lütfen.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
16.01.2026
14.01.2026
13.01.2026
6.01.2026
13.12.2025
30.11.2025
19.11.2025