Eser KARAKAŞ
“Teşrih” kelimesinin günlük Türkçemizde karşılığını bulamıyorum ama kelime tam da söylemek istediğime tekabül ettiği için kullanmak istiyorum. Sözlük teşrih kelimesinin karşılığı olarak, mecazi anlamıyla şunu yazıyor: Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktalarına kadar gözden geçirerek anlatma, açımlama. Batı dillerinde ise teşrih “dissection” kelimesi ile karşılanıyor, daha ziyade bir tıp, anatomi ve otopsi kelimesi.
Anayasa metinlerine muhtemelen farklı teşrihler uygulanabilir ama ben ikisi ile yetineceğim; Davutoğlu’nun TBMM Başkanlığı’na yaptığı bir başvuru ile anayasa yapma süreci başladı ve bir süre biz de bu yeni anayasayı konuşacağız.
AKP ve diğer partiler daha demokratik bir hukuk devletini gerçekten istiyorlar ise Anayasa ile eşzamanlı olarak Siyasi Partiler Kanunu’nu, Seçim Kanunu’nu, İhale Kanunu da ele alırlar.
Yukarıda vurguladığım iki teşrih yönteminden birisi mevcut Kenan Evren Anayasasının meşru ve gayrı meşru maddelerini ayırmak ve değişim politikalarını buna gore yapmak; bu ayırımı çok önemsiyorum, aşağıda açmaya gayret edeceğim.
İkinci teşrih ise muhtemelen çok daha geleneksel bir yöntem; Anayasayı temel hak ve özgürlükler ile devletin temel teşkilat yapısı olarak ayırarak meseleye bakmak.
İki teşrih yöntemi de bir yerde kesişiyorlar zaten.
Birinci teşrih yönteminden yani meşru ve gayrı meşru ayırımından başlayalım.
Anayasa değişikliği gündeme geldiği andan itibaren Türkiye başkanlık meselesine kitlenmiş gibi görünüyor.
Başkanlık sistemi, yana ya da karşı olursunuz, bilemem ama meşru bir yönetim biçimi; başkanlık sisteminin meşruiyetini zedeleyecek mesele Türkiye’ye özgü bir sistem üretmek için kitabi sistemin temel denge ve kontrol mekanizmalarıyla oynamak olabilir ve böyle bir tehlike de bizde maalesef yok değil.
Ama, parlamenter sistem de en azından başkanlık sistemi kadar meşru bir sistem; önemli olan kitabi yapılanmalardan çok sapmamak.
Burada aslında iki meşru, kitabi sistem arasında bir arayış söz konusu ise demokratik süreçlerin tercihi başımızın tacıdır.
Ancak, mevcut anayasada gayrı meşru maddeler, konular, düzenlemeler de var.
117, 118, 156, 157. maddeler ilk aklıma gelenler.
Bunların dışında daha çok sayıda evrensel hukuk ve devlet teşkilatlanması ilkeleri açısından kabul edilemeyecek, gayrı meşru maddeler mevcut.
Gayrı meşru, hukuk dışı maddeler orada dururken toplumun enerjisini öncelikle iki meşru sistem, başkanlık ve parlamenter sistemler arasında seçime harcaması kabul edilebilir bir şey değil.
Yapılması gereken öncelikle anayasadan gayrı meşru maddeleri tek tek ayıklamak ve böylece anayasayı meşru kılmak.
Bu aşamadan sonra belki başkanlık-parlamenter sistem tercihi ve yeni arayışlar daha anlamlı olabilir.
Sözümü hiç sakınmak istemem, Anayasada askeri yargıtay, askeri danıştay gibi dünyanın hiç bir hukuk devletinde olmayan kurumlar dururken başkanlık meselesine öncelik vermek etik bir konu değildir.
Tekraren söylüyorum, başkanlık sistemi de meşru bir sistemdir ama öncelik gayrı meşru kurumların ayıklanmasındadır.
MGK orada dururken, milletvekilleri hatta cumhurbaşkanları belirli ideolojiler üzerine yemin ederken, Genelkurmay MSB’ye bağlı değilken önceliği başkanlık sistemine vermek insanın aklına sevimsiz şeyler getirmektedir.
Gelelim ikinci teşrih konusuna yani temel haklar, özgürlükler ve devletin temel teşkilat yapısına meselesine.
Bu konular tartışılırken herkesin ağzında sakız olmuş bir mutabakat kavramı var.
Hayır efendim, temel haklar ve özgürlükler konusu mutabakatla düzenlenecek bir konu değildir.
Bu konunun, temel hak ve özgürlüklerin standartları bellidir, altında imzamız olan uluslararası sözleşmelerde düzenlenmiş bu konuları AYNEN anayasa hukukumuza geçirmemiz gerekmektedir.
Birilerine aykırı gelebilir ama anayasa hukukunun temel hak ve özgürlükler bölümünde gerçekleşecek her mutabakat, her denge, her uzlaşma standart kaybından başka şey değildir.
Mesela, ifade özgürlüğünde, basın özgürlüğünde, haberleşme özgürlüğünde hangi uzlaşma aranacaktır, bu alanlarda uzlaşma ne demektir, kimler arasında olacaktır?
Saçmalıklarla uğraşmamak daha iyidir.
Devletin temel teşkilat yapısı, yani yasama, yargı, yürütme ilişkileri düzenlenirken de temel demokratik hukuk devleti konseptine uygun davranmak, kuvvetler ayrılığı ilkesine özen göstermek, evrensel kurallara uymak gerekmektedir.
Bugünkü yazımın özeti şöyle olabilir: Anayasa yapımına sistemdeki gayrı meşru unsurların ayıklanması ile başlanmalıdır, iki meşru sistem arası tercih talidir.
Temel hak ve özgürlükler konusunda da uzlaşma lafından bucak bucak kaçmakta fayda vardır.
Pazartesi günü muhtemelen Anayasanın dibacesi ve ilk üç madde konusuna gireceğim.
ESER KARAKAŞ / HABERDAR
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- “Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır”, öyle mi?
26.01.2026 - Rastgele büyüme
19.01.2026 - Ülkenin toprak bütünlüğü, üniter devlet, federasyon, adem-i merkeziyetçilik
12.01.2026 - Beykoz’da bir Türkiye klasiği
5.01.2026 - Ulus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela
29.12.2025 - Uyuşturucu soruşturmaları sadece bir aldatmaca
22.12.2025 - CHP’nin yeni gölge kabinesinin* düşündürdükleri
18.12.2025 - Tahmin ediyordum, artık netleşiyor galiba (Transfermarkt, karapara)
8.12.2025 - Reel politika, pragmatizm, ilkesizlik, oportünizm batağında AKP
1.12.2025 - Bir sistem bu kadar yanlış yaparsa kürtler ve aleviler zor durumdadır
26.11.2025
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































mehmet çelik
Barış tamda dediğin şekilde sağlanır ancak herbiji