Eser KARAKAŞ
Bir yurttaşın, bir siyasi partinin, bir derneğin ülkesinin tarihiyle, kurumlarıyla gurur duymasını anlarım ama gurur duyma, hatta bir adım daha ileri gidelim, özdeşleşme, tarihi-eski kurum ve yapılanmaları siyasi hedef olarak benimseme en azından iki şey gerektirir:
Birincisi bu tarihi, kurumları iyi bilmek, eleştirel bir mantıkla konu üzerinde düşünebilmek ise ikincisi de bugün yaptıkların, benimsediklerin, projelerin ile tarihsel gerçeklikler arasında bir mantıksal uyumdur.
AKP’de ve bağlı/sempatizan kuruluşlarda gözlemlediğim temel konu ise Osmanlı tarihi ve kurumları üzerine yaygın bir cehalet ve bugünkü siyasi projelerle (yeni Osmanlıcılık) tarihsel gerçekler arasında büyük bir kopukluk.
Tam da bu nedenlerden “Sevsinler bu Osmanlıcıları” diyorum.
Örnek olarak da Osmanlı millet sistemi ile AKP yönetiminin azınlık vatandaşlarımıza ve vakıflarına bakışını vereceğim.
Bu arada, Arapçada ve Osmanlı Türkçesinde kullanımında millet kelimesinin tamamen dini bir içeriğe sahip olduğunu hatırlatalım.
Millet asla ulus (nation) demek değildir ve “Türk milleti” formülü de misak-ı milli sınırları içinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmuş Müslümanlar için kullanılan bir formül; azınlık (ekalliyet) mensubu ise vatandaş olmakla birlikte yine asla Türk milletinin bir parçası değil çünkü Müslüman değil.
Türkiye’de azınlıkların yaşadıkları sorunları anlamak için öncelikle Cumhuriyetin bu “Türk milleti” formülünü iyi anlamak lazım.
Osmanlının millet (dini cemaat) sistemi çerçevesine yerleştirdiği Ortodoks, Katolik, Musevi cemaatleri ile kurduğu ilişki ile bugün azınlık cemaatleri ile kurduğu ilişki hiç aynı değil ve AKP döneminde de değişen, iyileşen hiçbir şey yok.
Bugün TSK’da, yüksek bürokraside kaç tane azınlık vatandaşımız var acaba?
Yanıtı hemen ben vereyim, sıfır; sevsinler böyle Osmanlıcıları.
Geçtiğimiz hafta (15 Ağustos) Hristiyanlar vatandaşlarımız için çok önemli bir dini gün (Panagia) yaşandı.
15 Ağustos özellikle İmroz adası için çok önemli, adada geleneksel kutlama törenleri yapılır idi her sene.
Patriğin İmrozlu olması nedeniyle de Patrik her sene olduğu gibi bu sene de İmroz’a gitti, ayini yönetti ama basına yansıyan fotoğraflardan Türkiye devleti vatandaşı Patriğin yüzüne yansıyan tedirginliği, huzursuzluğu görmek mümkün.
Kutlamalar ise yapılamadı.
Bu sınırlamayı pandemi ile açıklayabilirsiniz şayet Türkiye’nin her yerinde kamu otoritesi pandemi konusunda İmroz’da davrandığı gibi davranabilse idi ama ekranlara dahi yansıyan görüntüler öyle değil.
Ayasofya müzesinin tekrar islami ibadete açılması, Doğu Akdeniz’de yaşananlar zaten İstanbul ve iki ada (Bozcaada-Tenedos, Gökçeada-İmroz) rumlarını yeterince tedirgin etti, tedirgin olmalarında da önemli kolektif hafıza haklılıkları var; 6-7 Eylül 1955 faciasının, alçaklığının altında da Kıbrıs görüşmeleri yattığını tüm rumlar hatırlıyorlar, biliyorlar.
Bugün, ilaveten MHP iktidar ortağı, bu gerçek de başlı başına, haklı ya da haksız(?) bir tedirginlik nedeni azınlık vatandaşlarımız için.
İstanbul’da 1925 senesinde yaklaşık yüz seksen bin Ortodoks rum yaşarken bugün sayıları iki bin dolayında ve ortalama yaş çok yüksek, rum okulları adeta boş.
Gregoryen-katolik ermeni nüfus ise seksen bin İstanbul’da 1925’de.
Müslüman nüfus ise yedi yüz binin biraz altında İstanbul’da aynı tarihte.
İstanbul’da 1925 senesinde yaklaşık üç Müslüman için bir rum var yani.
Bugün ise biz İstanbul’da bile Elhamdüllah biz bize kalmış durumdayız, rum ve ermeni göçü hala sürüyor, artarak sürüyor ve ülkeyi yöneten AKP de Osmanlıcılık lafını dilinden düşürmüyor çünkü Osmanlı düzeni nasıl bir düzendir bunun farkında bile değiller, çoğunun Osmanlı tarihi ile ilişkisi Malkoçoğlu filmleri düzeyinde.
Boşuna demiyorum, “Sevsinler sizin gibi Osmanlıcıları”.
Osmanlı toplumsal düzeni çok dinli, çok dilli bir düzen.
Ya bugün durum nedir?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025