Etyen MAHÇUPYAN
Ali Bulaç'ın 6 Ağustos'taki 'İslamcılık bir teoloji mi?' başlıklı yazısı sadece bu başlığın sorduğu soruya yanıt getirmiyor, asıl sekülerleşmeyi İslam'ın dışına itme kaygısı taşıyordu.
Bulaç, 'İslam bir teoloji değil Kelam'dır' hükmünü verirken, İslami siyasetin de doğal olarak Kelam üstadlarına bırakılması veya onların rehberliği altında yürütülmesi gereğini vurgulamaktaydı. Diğer bir deyişle burada Kelam bir 'siyaset' olarak önerilmiş oluyor. Bunun anlamı İslami her türlü siyasetin İslamcılığa tabi olması ve her Müslüman'ın da kendisini İslamcılığa teslim etmesidir. Böylece Allah'a teslimiyet anlamını taşıyan İslam, iş dünyevi meselelere geldiğinde İslamcılığa teslim olunmasına dönüşmekte. Bu ise İslamcılıkla bizzat ilahi kudret arasında diğer Müslümanların tam olarak bilemedikleri bir yakınlık olduğunu varsaymayı ima ediyor. Kısacası her Müslüman'ın İslamcı olduğu şiarı, aslında dindarların kişiselleşmesini engellemek üzere, onları bir 'bilen' kastına tabi kılma arzusunu yansıtıyor. Dolayısıyla İslamcılığın ilahi bilgiye ulaşma kapasitesi araçsallaşıp, manevi hiyerarşi ve iktidar yaratmaya dönük bir eğilime dönüşüyor.
Söz konusu amacı gerçekleştirmenin önündeki engel ise Müslümanların dindar kalmakla birlikte farklılaşması ve dini kişisel bir bakışla içselleştirmesidir. Çünkü bu her bir Müslüman'ın ayrı ayrı kendi özel Kelam'ını üretmesini ifade edecektir. Tabii ki bu özel Kelam'ların İslami geleneğin imbiğinden geçmiş genel Kelam'la çok fazla ayrı düşmesi düşünülemez. Ama en azından Müslümanlar arası farklılaşmanın bizzat Kelam dünyasına bakışta bir farklılaşma yaratması kaçınılmazdır. Kelam'ın bir yorum olması bir yana, Kelam'a bakışın da yoruma açık olduğunun bireysel zeminde keşfi ise, kısaca 'sekülerleşme' dediğimiz olaya denk düşer...
Bulaç doğal olarak bu eğilimi engellemek istiyor ve sekülerleşmenin İslam'da yerinin olmadığını öne sürerek, her sekülerleşme adımının bir tür günah olduğunu ve kişiyi Müslümanlıktan çıkardığını söylemeye çalışıyor. Nitekim 6 Ağustos yazısının esas odaklandığı nokta buydu... Din-dışı alana hakikat değeri tanınmaması gerektiğini vurgulayan, tüm hakikatin de ancak İslamcılık üzerinden elde edilebileceği noktasına varmaya çalışan Bulaç, bu savını iki argümana dayandırmaktaydı.
Birinci önermesi şöyleydi: "Allah'ın müdahil olmadığı toplu iğne ucu kadar alan yoktur. Zira varlık âleminin bütününü O yaratmıştır." Ne var ki 'yaratma' ile 'müdahil olma' arasında mantıksal bir bağlantı yok. Yaratma iradesini gösteren Zat'ın ille de müdahil olacağını neye dayanarak savunabiliriz? Bunu tek bir örnekle bile sınama imkanı olmayan aciz zihinler olarak, ilahi kudretin neyi niçin ve nasıl yaptığını bildiğimizi varsaymak mümkün müdür? Bu açmazda Kelam yetersizdir, çünkü Kelam nihayette insan aklının sınırlarına tabidir. Vahy de yetersizdir, çünkü inanmayı gerektirir ve inandığımız şeyin aynı zamanda doğru bilgi olduğuna dair bizzat o inancın dışında bir delil yoktur.
Bulaç'ın ikinci önermesine göre ise, "Hayata hayat veren O olduğuna göre, nasıl biz insanlar, O'nun iradesi, emri ve hükmü dışında kendimizin arzularına, öngörmelerine ve keyfine göre özerk/otonom hayat alanları var edebiliriz?" Aynı mantıksal sıçrama burada da karşımıza çıkıyor: Hayat verme ile özerk hayat alanlarına izin verme arasında kaçınılmaz bir ilişki bulunmuyor. Allah'ın iradesini bilemeyeceğimize göre, O bizi yarattı diye kendimize özerk hayat alanları yaratmamak ancak bizim kendi tercihimiz olabilir. İslamcılık bu tercihin kategorik olarak uygulanmasını talep ediyor. Ne var ki bütün Müslümanlar bu kertede İslamcı değiller ve muhtemelen İslamcılığın İslam'ı epeyce dar bir çerçeveye oturttuğunu düşünüyorlar. İsteyen İslamcı olabilir ve sekülerleşmeden kaçınabilir... Ama bunu Allah'ın emrettiğini söylemek üzere insan aklını kullanmak ve üstelik de aynı insan aklının mantığına aykırı sıçramalar yapmak, muhakkak ki İslamcılığın prestijini tüm düşünebilen Müslümanlar nezdinde hayli düşürüyordur.
Bulaç bu iki önerme sayesinde "seküler olanın İslam içinde mümkün olmadığını" kanıtladığını düşünüyor. Nitekim "buna rağmen insanlar, kendilerine ait, yani ilahi irade ve dini düzenlemenin dışında alanlar var ediyorlar ve dünyayı bu alanlar üzerinde kurguluyorlarsa, bunu Allah'a rağmen yapıyorlardır" demekte... Bir kez daha Bulaç, Allah'ın iradesinin ne olduğunu salt kendi Kelam bilgisine dayanarak 'bildiğini' varsayıyor ama maalesef bunu kanıtlama imkanı yok... Kendi Kelam bilgisinin aynı Allah iradesi ve hatta aynı Vahy altında bile, olası birçok Kelam'dan sadece biri olduğunun ve o Kelam'ın ne derece ilahi kudretin iradesini yansıttığını ise hiçbir zaman bilemeyeceğinin farkında değil gibi davranıyor.
Niye olduğunu anlıyoruz... Ancak Kelam'ı teke indirip dondurur ve onu Allah tek olası Kelam'ı olarak tanımlarsanız, tüm Müslümanları İslamcılığa davet etme ve onları sekülerleşme öcüsü ile korkutma imkanı bulabilirsiniz. Bunun yaratacağı dünyevi cemaat düzenlemesinin özgürlük ve iktidar yapısı, mesela kadın meselesi, ise biraz da bu sayede 'konu dışı' kalır...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024