Etyen MAHÇUPYAN
Hani bayramlarda çocuklara dağıtılan, içinde şeker, çikolata, gofret, sakız bulunan paketler vardır.
Çeşitliliği hoşunuza gider ama şöyle doyurucu, tatmin edici ve akılda kalıcı bir tat da bulamazsınız ve beklenti içinde bir sonraki paket alma fırsatını beklersiniz. Hükümetin demokratikleşme paketi de Kürtler ve özellikle Kürt siyaseti yandaşları için böyle bir anlam ifade ediyor. Kimse atılan adımları kendi içinde beğenmezlik etmeyecektir. Farklı lehçelerde propaganda yasağının kalkması hem siyaseti rahatlatacak, hem de BDP’li siyasetçilerin mevcut fezlekelerini kadük edecek. Siyasi partilere devlet yardımı için asgari sınırın yüzde 3’e inmesi yine esas olarak BDP’nin kaynaklarını genişletecek. Köy isimlerinin değiştirilmesi, il ve ilçe isimlerinin değişmesine de olumlu bakıldığının şimdiden söylenmesi, Kürtlerin kültürel coğrafyasının sembolik anlamda iadesi demek. Benzer şekilde q, w, ve x harflerinin ‘özgürleşmesi’ de Kürtçenin yazılan bir dil olarak görünürlüğünü artıracak ve kimliğin kamusal alana yerleşmesini sağlayacak. Özel okullarda ana dilde eğitimin serbest hale gelmesiyle birlikte geri dönüşü mümkün olmayan bir yola girilecek, muhtemelen birkaç yıllık bir geçiş döneminin ardından ana dilde eğitimi bölgedeki devlet okullarında da göreceğiz. Nihayet iyice gülünç hale gelmiş olan andımızın kalkmasını da esas olarak Kürtlere yapılmış bir jest olarak görmek gerek, çünkü bundan en fazla ‘yaralananlar’ onlardı.
Eğer demagoji yapmıyorsa hiçbir Kürt bu adımların yararsız ve anlamsız olduğunu söylemeyecektir. Ama Kürtlerin önemli bir kısmı da bu yapılanları bir bayram paketinden çıkan küçük şeker ve sakızlara benzetecektir. Çünkü Kürtler için önemli olan çözüm sürecinin ilerlemesi ve bu yol tek taraflı iyileştirmelerle yürünebilir değil. Çözümün bir müzakereye muhtaç olduğunu varsaydığınız anda, beklentiniz de söz konusu müzakereyi mümkün kılan adımların atılması olacaktır. O nedenle Kürt siyasetinin seslendirdiği iki koşul hiç de yabana atılabilir değil: KCK tutukluları içinde hak ve özgürlüklerin ihlalini ima eden şekilde alıkonanların serbest kalması ve Öcalan’ın hareket alanının genişlemesi. Kürt siyasetinin algısı içinden bakıldığında, ancak bu tür adımlar hükümetin gerçekten de çözüme hazır olduğunu söyleyecek. Öte yandan bu tür adımlar atılmadığı durumda, örneğin yeni karakol ve baraj yapımı, veya koruculuğun sürdürülmesinin anlamı da doğal olarak son derece olumsuz olacaktır.
Ancak Kürt siyaseti açısından bakıldığında ortada daha da temel bir sorun var: Hükümetin çözüme ilişkin zaman algısı fazlasıyla geniş ama mekânsal değerlendirmesi fazlasıyla dar. Hükümet bu sorunun yıllar içinde siyaset bağlamında çözüleceğini ve bir demokratik ilerleme meselesi olduğunu düşünüyor. Oysa Kürt siyaseti çözümü Ortadoğu’daki gelişmelerden bağımsız görmediği ölçüde, önüne çıkan imkanları da, Türkiye’nin dış politikasını da Kürt meselesinin içinde algılıyor. Bu da çözümün ancak kısa bir vadede gerçekleşebileceğini, aksi halde elden kaçabileceğini söylüyor. Dolayısıyla AKP bu paketle birlikte ‘yeniden bütünleşiyoruz’ mesajı verdiğini varsayarken, Kürtlerin içinde konuya stratejik bakanlar, radikal adımlar atılmadığı takdirde ‘bölünmenin’ yakın olabileceği duygusunu yaşıyorlar.
Çözüm için her iki siyasi aktörün iradesine ve her iki tarafın toplumsal desteğine ihtiyaç var. Öte yandan her iki tarafta da ortak bir duygu yaşanıyor: Muhatabımız olayı anlamıyor ve basite indirgiyor! Kürt siyaseti açısından bakıldığında, AKP’nin çözümü salt bir iç siyaset ve demokratik ilerleme bağlamında görmesi bir tür körlük… Ama hükümet açısından da, Kürt siyasetinin Türkiye’de devleti, direnci ve zihniyeti yok sayan şekilde beklentiler üretmesi bir başka körlük… Bu ‘farklı dünyalar’ bugün çözümü engelleyen bir psikolojik yabancılaşma üretmiş durumda. Her iki taraf da diğeri hakkında çoğunlukla yanlış, temelsiz ama kendi bakışı açısından ‘akla yakın’ gelen kabullere ve yargılara sahip. Bu durumun aşılmasının yolu gerçek anlamda konuşmaktan geçiyor. PKK Kürtleri bir bütün olarak temsil etmiyor. Ama Kürtlerin neredeyse bütünü bu olayın PKK ile konuşarak çözülmesini istiyor, çünkü örgüt ne bir anda değişecek ne de buharlaşacak. Aksine daha çok uzun yıllar siyasetin parçası olacak…
Demokratikleşme paketi Kürtler açısından olumlu. Bunu kimse yadsıyamaz. Ama çözüm buna paralel bir başka stratejiyi, güven sağlayıcı bir dil, tutum alma ve adım atma kararlılığını gerektiriyor. [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024