Etyen MAHÇUPYAN
İslami kesimin bir bütün olarak iyi sınav vermediği bir dönemden geçiyoruz. Cumhuriyet’in başından bu yana ilk kez iktidar olanaklarını önünde bulan, kamusal alanı belirleme ve şekillendirme gücüne kavuşan bu kesim, henüz kendi içinde ‘kurumsal konuşma’ yeteneklerine sahip olmadığını ortaya koydu.
Laik cemaatle, devletle, askerle nasıl yaşanacağını bilen Türkiye’nin dindarları, bu unsurların siyaseten zayıflayıp çepere çekildiği bir ortamda kamusal alanı birlikte inşa etmeyi beceremediler. İktidarın paylaşılamayan bir alan haline gelmesiyle birlikte alanın güçlü iki aktörü AKP ve Hizmet Hareketi birbirlerini tehdit olarak algılamaya başladılar. Ortak düşmanın varlığında üretilen dayanışma halinin kof olduğu, kerhen sürdürüldüğü, geçici ve elverişli bir kullanma mantığını yansıttığı anlaşıldı. Söz konusu dayanışma döneminde birbirini tanıma imkânı aynı zamanda birbirinin açığını da bilmeyi mümkün kılarken, her iki taraf da diğerinin güçlü ve zayıf noktalarını tartıp bir kenara yazma imkânı elde etmişti. Karşılıklı tehdit algısı, içinde yeterince ‘mühimmat’ barındıran eski defterlerin açılmasına neden oldu ve bir anda dizginlenmesi mümkün gözükmeyen, zaten belki de durması istenmeyen bir çatışma, giderek ahlaki sınırların altına inilen bir dövüş ortamına gelindi.
Bugün iki ay öncesine göre daha şeffaf bir manzara ile karşı karşıyayız. Tarafların birbirine yönelttiği hamlelerin adı konabiliyor. Kullanılan argümanların ve ortalığa saçılan bilginin bu dövüşün genel çerçevesi içinde anlam kazandığı konusunda toplumun geniş bir kesiminde görüş birliği var. Her iki tarafın medyası durumu az veya çok kendine yontma gayreti gösterse de, meselenin asıl muhatabı olan İslami kesimde olay epeyce net: Bu geçmişi olan ve geleceğe de uzanma potansiyeli taşıyan bir ‘iktidar’ savaşı. Sözü edilen sadece yargıya veya yürütmeye hakim olmayı ya da o alanlardaki imkânları kullanmayı ima eden, siyasi yönüyle öne çıkan bir ‘iktidar’ değil. Bunu aşan bir şekilde, toplumsal olana uzanan, dindar alemin müstakbel kodlarının belirleyiciliğine talip olan, yeni nesilleri şekillendirecek bağlılık normlarını üretmek isteyen, iktisadi gelişmenin yaratacağı imkânları kanalize etmeyi hedefleyen bir ‘iktidar’. Bu nedenle her iki taraf da topluma ve özellikle dindar kesime bakarken onu ‘total’ bir biçimde algılamaktan ve kendi kuşatması altına alamadığı kısımları hasımlaştırmaktan kurtulamıyor.
Eğer yaşadığımız dönemin bir tür otoriterleşme olduğu düşünülüyorsa, bunun zemininde söz konusu ‘uzlaşmayan’ rekabetin yattığını görmek lazım. Bu durum hükümetin kamusal alanı denetlemeye yönelik girişimlerini masum kılmıyor. Ama işlevsel kılıyor… Otoriterliği tarafların ‘karakter’ niteliklerine bir gönderme olarak aldığımız takdirde yaşanan olayları anlamak mümkün olmaz. Çünkü Türkiye’nin son on küsur yılı her iki aktörün de özgürleştirici bir misyonu kendi kodlarına uygun hale getirerek benimsediğini ortaya koyan örnekler içeriyor. Öte yandan aynı dönem yine her iki aktörün beka tehlikesi sezdiği noktada nasıl hırçınlaşabileceğini ve acilci bir tavra kayabileceğini de gösteriyor. Nitekim 17 ve 25 Aralık soruşturmalarını yürüten savcıların adli mekanizmayı ‘by-pass’ etmeleri ile son çıkan internet düzenlemesi bunun açık örnekleri.
Meselenin temelinde İslami kesimin kendisini kamusal alanın asli sahibi olarak gördüğü yüzyılların ardından Cumhuriyet’le gelen dışlanma karşısında içe kapanması ve AKP dönemi ile birlikte bir anda öngörülmeyen bir hareket alanı ile karşılaşması yatıyor. Bu durumun üç sonucu var… Birinci olarak İslami kesimin genelinde ama AKP ile Hizmet Hareketi’nde daha da kurumsallaşmış olan bir genişleme ‘iştahı’ mevcut. Sanki her şeyin bir an önce başarılması ve geri dönüşü olmayan bir çizgiye ulaşılması ihtiyacı içinde davranılıyor. İkincisi, bununla bağlantılı olarak her iki taraf da kendisine sınır koymayı bilmiyor. Bunca yıl başkaları tarafından sınırlandırılmış olmanın ürettiği siyasi/toplumsal hafıza, şimdi söz konusu sınırlandırılma olmadığında bizzat kendine sınır çizmek gerektiğini kavramakta zorlanıyor. Üçüncü olarak bu sınırlanmadan ilerleyen genişleme iştahı, siyasetle toplumsal olan arasına her ikisini de göreceli özerkliğe kavuşturacak bir mesafe koymayı beceremiyor ve hatta istemiyor, çünkü bunun karşı tarafa alan bırakabileceği korkusunu taşıyor. Dolayısıyla her fırsatta bu mesafenin hızla aşılmasına yönelik bir tutum izleniyor.
Kısacası Hizmet Hareketi siyasileşmeyi, AKP ise cemaatleşmeyi beka sorununun parçası ve ‘nihai’ çözümün aracı olarak görüyor. Buradan da tabii ki demokrasi çıkmıyor…
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024