Etyen MAHÇUPYAN
Yenilginin hazmedilmesi, hele kazanmaya çok yatırım yapmış ve bundan emin olmuşsanız, hiç kolay olmayabiliyor. Kazanma dışında bir alternatif düşünememe hali, kişinin kendisini aldatmaya müsait bir psikoloji geliştirmesine yol açıyor. Dolayısıyla yenilgi anı gelip çattığında bir tür ruhsal çöküntü yaşanıyor. Ama bunun maliyetini sırtlamanın yükü o denli ağır olabiliyor ki, sorumluluğu üzerinizden atmak istiyorsunuz. Böylece epeyce hüzünlü bir durum çıkıyor ortaya… Yenilgiyi açıklamak için gerçek dışı, ancak kendinizi aldatabilecek olan bir gerekçe arıyorsunuz. Oysa zaten bu noktaya da aynı nedenle gelmiştiniz! Yani gerçeği tam okuyamadığınız ve kendinizi aldattığınız için. Sonuç yenilgiden hiçbir ders çıkarılamaması bir yana, bu yenilgiyi malzeme yaparak kendi ‘akılsızlığınızı’ derinleştirmenizdir. Zaman içinde bu akılsızlığın kireçlenmesi ve kemikleşmesi durumu daha da kötüye götürecek ama bu arada kendinizle yüzleşme daha da zorlaşacağı için gerçekliğe uyum sağlamada daha da zorlanabileceksiniz.
AKP’nin başarısı belki bu parti içinde de böylesine bir yanılgının tohumlarını ekecektir. Bunu ancak ileride anlayabileceğiz… Ama AKP karşıtlarında söz konusu sendromun yıkıcı etkilerini her gün gözlemliyor, gazete sütunlarından okuyor, televizyon kanallarından duyuyoruz. İktidar partisinin seçimlerde yüzde 45 civarı oy alacağını öngörmek çok kolayken, kendilerini aldatmayı seçerek hükümetin düşeceği bir sürece girileceğini sananlar, bugün umutsuzca bir can simidi aramaktalar. Doğal olarak bu can simidi geleceğe gönderme yapıyor ve çatı adayın cumhurbaşkanlığı seçiminde niçin başarılı olacağını anlatıyor. Ama aslında aynı yanlış tekrarlanıyor… Yerel seçimde hükümetin az oy almayacağı belliydi ama öyle olması istendiği için gerçeği deforme eden bir bakış geliştirilmişti. Bugün de Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı istenmediği için rakip adaya hayali bir güç atfediliyor ve olması istenen sonuç sanki gerçekçi bir analizin sonucu gibi sunuluyor.
Bu da bir başka yenilgi olacak ve her halde ona da iç dünyaları tatmin eden bir kulp bulunacaktır. Yerel seçim yenilgisine bulunmuş olan kulp ise, bu psikolojik ihtiyacın gözleri nasıl kör edebildiğinin bariz işaretlerini taşıyor. Sıkça tekrarlanan klişe üzerinden bakarsak, halkın AKP için “çalıyorlar ama çalışıyorlar” diye düşündüğü ve o nedenle oy verdiği öne sürülüyor. Bunun düpedüz ‘aptalca’ bir bakış olduğunu anlatmak kolay değil. Çünkü bu gerçek dışı değerlendirme zihni meleke kullanımının, bir analizin sonucu değil. ‘Ne olmuş olabilir’ sorusuna kendi dışında cevap aramanın uzantısı olarak doğmuş durumda.
Açık olan bir gerçek var… Niceliksel ve niteliksel saha çalışmaları muhafazakâr seçmenin iktidarla ilgili nesnel bir bakış geliştirmekten çok uzak olmadığını gösteriyor. Yani ‘çalıyorlar’ ve ‘çalışıyorlar’ tespitleri epeyce yaygın. Ancak ‘çalışıyorlar’ tespiti ‘çalıyorlar’ tespitinden kabaca iki misli daha fazla. Ayrıca ikisi arasında sadece ‘ve’ takısı var, ‘ama’ takısı değil. Diğer bir deyişle muhafazakâr taban AKP’nin farklı alanlardaki performansını karşılaştırarak oy vermiyor. Her ülkedeki her aklı başında seçmen gibi, bu partiyi diğer siyasi partilerle ve diğer muhalif siyasi aktörlerle karşılaştırıyor. Ve zihnindeki terazide AKP ağır basıyor… Sebep basit: İktidar hem olumlu hem olumsuz şeyler yapıyor olabilir ama olumlu olanların değeri tarihsel olarak paha biçilmez nitelikte. Olumsuz olanlar ise sıradan, geleneksel ve yapısal. Oysa muhalefet blokunda yer alan aktörlerin AKP’nin olumsuzluğuna işaret etmek dışında gerçek bir söylemleri yok. Bunun anlamı AKP’nin iktidardan gitmesi durumunda ‘tarihsel olarak paha biçilmez’ kazanımların elden kaçmasıdır. Muhafazakârlar ve daha geniş olarak orta sınıf, AKP çalışıyor diye oy vermiyor. AKP’nin ima ettiği geleceğe sahip çıkıyor. ‘Çalmak’ ise bu geleceğin devrimsel önemi yanında çok ufak bir mesele olarak kalıyor.
Üstelik bu tespiti iktidar alanında dönen finansal imkânların hepsini ‘çalma’ fiili altında toplamayı göze alarak yapmaktayız. AKP karşıtları olayı böyle sunduklarında herkesin kendileri gibi düşündüğünü sanabilirler. Ancak tabana inildiğinde insanların büyük oranının basit ‘çalma’ ile hizmet üreten para akışını birbirinden ayırdığı görülüyor. Hizmet üretmesi o para akışını akladığı için değil… O para akışı belirli bir geleceği daha yakına taşıdığı için.
AKP gerçekten çok şanslı bir parti... Gerçeği görmek istemeyen, toplumu tanımamakta ısrar eden bir karşı cephe karşısında, sırf o toplumu tanımak bile bütün seçimleri kazanmaya yetebiliyor.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024