Etyen MAHÇUPYAN
Obama ile Erdoğan’ın bir saat yirmi dakikalık konuşmasından sonra iki ülkenin bürokratları ortak bir metin üzerinde çalışıyorlar. Muhtemelen Washington ile Ankara arasında çok sayıda metin gidip geliyor, sonuçta o akşamın geç saatlerinde anlaşma sağlanıyor ve Türkiye tarafı açıklamayı yapıyor. Ama o sırada ABD’de henüz akşamüstü ve akşama çok var. Nitekim akşam ortak metnin ABD versiyonu kamuoyu ile paylaşıldığında bazı yerlerinin değişmiş olduğu görülüyor. Bu epeyce rutin bir skandal… Herkes durumu anlayışla karşılamasa bile hemen herkes anlıyor. Eğer durum tersine olsaydı ve örneğin ABD İran’ia birlikte bir ortak açıklamaya zorlansaydı, o zaman da ABD metninin son anda farklılıklar göstermesi kimseyi şaşırtmazdı. Mesele ABD’nin siyasetsiz ve çaresiz kalmasıdır…
ABD bölgeye IŞİD üzerinde aşırı bir psikolojik konsantrasyonla geldi. Tek tehlike olarak onu gördü ve onu gösterdi. Ne var ki dünyanın bizim tarafımızda yaşayan herkes IŞİD’in nasıl ortaya çıktığını ya da çıkarıldığını biliyor. Bu örgütün ortadan kaldırılamamasının ne denli ironik bir durum olduğunun farkında. Tüm dünyanın karşısında iş birliği yaptığı, göreceli olarak son derece sınırlı bir askeri gücü olan ve üstelik çölün ortasında saklanacak yeri bile olmayan bu yapılanmanın hala ayakta kalması herhalde epeyce garip bir durum. Bunun tek bir açıklaması var… Bölgedeki birçok aktör IŞİD’le savaşıyor gibi görünse de aslında işbirliği yapıyor.
İşin iyi yanı Ortadoğu’nun bütün entrikacı özelliklerine karşın günümüz dünyasında mecburen şeffaf olmak zorunda kalması. Dolayısıyla biz şimdi IŞİD-Esad-PYD arasındaki parasal ve askeri anlaşmaları, petrol gelirlerinin nasıl paylaşıldığını, rafinerilerin nasıl korunduğunu, toprağın nasıl bölüşüldüğünü, askeri alışverişlerin nasıl garanti altına alındığını biliyoruz. Bu yardımlaşmanın burada kalmadığını, İran’ın sahadaki düzenleme ve yönlendirme yeteneği ve Rusya’nın askeri kalkanı sayesinde ‘güvenilir’ kılındığını da biliyoruz. İsteyenler ayrıca Rus iş adamlarının ve bankalarının rolüyle ilgili de bilgi sahibi olabiliyorlar.
Oysa ABD’nin problemi çok daha basitti. Kim IŞİD’e daha fazla karşı diye sordular. Karşılarında iki eksen bulunmaktaydı. Biri Özgür Suriye Ordusu, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’yi kapsıyordu. Diğeri ise Esad’dan başlayıp PYD ve İran üzerinden Rusya’ya ulaşıyordu. İkinci çizgi IŞİD’le mücadele açısından çok daha mantıklı gözüküyordu. Sonuçta İlk gruptaki ülkeler Sünni idi ve IŞİD’le aynı mezhebi paylaşıyordu. Ayrıca bu ülkeler Suriye’deki Sünnilerin akıbeti ile daha fazla ilgiliydiler. Buna karşılık ikinci gruptakiler ya Şii idiler, ya da etnik bir kimliğin taşıyıcısıydılar.
Dolayısıyla ABD kendince rasyonel olanı yaptı. Esad’ın gitmesini ve Rusya’nın oraya çöreklenmesini istemediği halde IŞİD tehdidini öne alarak bu ikinci grubun hareket alanını genişletti. Bunu yaparken, zaten müttefikleri olan ilk gruba da destek olarak dengeyi sürdüreceğini sandı. Böylece hem IŞİD yenilecek, hem de Orta doğu’da ABD hakemliğine ihtiyaç devam edecekti. Ama öyle olmadı… Çünkü IŞİD’in asıl yok olmasını isteyenler aslında diğer Sünnilerdi. İkinci grup ise halen IŞİD sayesinde gücünü artırmakta ve IŞİD’in ortadan kalkmasını da tabi ki istemiyor.
Yani mülteci meselesi hiç ortaya çıkmasa bile, ABD yanlış bir tercih yaptı ve bu görünür yanlışı sürdürmenin doğru olduğunu düşünmeye de devam ediyor. İyi de mülteciler artık Avrupa’nın kapısındayken acaba ABD bu politikasını ‘birincil’ ortağı olan Avrupalılara nasıl kabul ettirecek?
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024