Etyen MAHÇUPYAN
Enflasyon rakamları moral bozmaya devam ediyor ve her yerde domatesle başlayıp et, süt, yumurta şeklinde giden listeler görüyoruz. Alınan izlenim bazı gıda piyasalarında sorun olduğu ve bu alanlarda üretimi artırma adımları atıldığında enflasyonun da normale döneceği şeklinde. Tarım ve hayvancılıkta gerçekten de sıkıntılar var ve bunun temelinde de Kürt meselesinde devletin tutumu dahil ‘yapısal’ sorunlar bulunuyor. Nitekim arz açısından bakıldığında asıl mesele üretim girdilerindeki fiyat artışından ziyade talep karşısındaki yetersizlik.
***
İşin maliyetler yönünde en önemli girdi hammadde ve maaşlar. İki yıl önce Mahfi Eğilmez ‘Faiz: Neden mi sonuç mu?’ başlıklı yazısında enflasyonu ortaya çıkaran nedenleri ele alırken, Yüncüler ve Öğünç imzalı 2013 yılı bir araştırmaya atıfta bulunmuştu. Merkez Bankası yayınları arasında yer alan ve 20’den fazla kişi çalıştıran 38 bin 997 firma üzerinde yapılan çalışmada, hammadde giderlerinin toplam maliyetin yüzde 41.5’ini, personel giderlerinin ise yüzde 23.6’sını oluşturduğu ortaya çıkmıştı. (Faiz dahil tüm finans masrafları ise sadece 3.6). Türkiye’de maaşlar genelde enflasyonu ‘takip eden’ bir unsur olduğu, yani enflasyona göre ayarlandığı için bu kalem bağımsız bir etken oluşturmuyor. Öte yandan hammadde fiyatları ise, enerjiyi de hesaba kattığımızda döviz kurlarından fazlasıyla etkileniyor.
Eğer arzı etkileyerek enflasyonu aşağı çekmek istiyorsak bakılması gereken yer Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE). Bu endeks son altı aydır üst üste yükselerek 17.30’u buldu. Ama asıl kritik olan, son bir yıl içinde ara mallarındaki yüzde 23.43 artış ve bunda döviz kurlarının etkili olduğu açık. Diğer deyişle enflasyonu indirmek istiyorsak dövizdeki sert dalgalı yükselişin önüne geçmek gerekiyor. Her yükselme o anki maliyet yapısını doğrudan etkilemenin yanında beklentileri de yükselme yönünde değiştirerek, imalatçıların ‘tedbirli’ davranmasına ve muhtemel maliyet artışını ürünlerine yansıtmalarına neden oluyor. Dalgalanma ise hem döviz borcu olanları önceden alıma sevk ediyor hem de istikrarı varsayan bir hesaplamayı imkansız kılıyor.
Diğer taraftan dövizdeki bu yükselişin Türkiye benzeri ülkeler için geçerli olmadığının altını çizelim. Türk lirası sadece dolar ve avro karşısında değil, ‘kendi ayarındaki’ Hindistan, Güney Afrika ve Rusya gibi ülkelerin paraları karşısında da sürekli devalüe oluyor. Demek ki mesele sürdürülen ekonomi politikası ile ilişkili… Enflasyonu ve onun tetiklediği faiz ve döviz yükselişini yaratan unsur bu politikanın kendisi. Çünkü siyasi hedeflere ulaşmayı mümkün kılacağı düşünülen bir enflasyonist büyüme çizgisi izleniyor. Seçimlerin halkı memnun edecek hizmetler ve doğrudan gelir transferleri üzerinden kazanılabileceği varsayımı, kamu harcamalarını ve tüketimi şişiriyor. Hükümet kredi alanını ve imkanlarını genişleterek aslında enflasyonun yükselmesini birinci elden teşvik etmiş oluyor.
Ancak bu tabloyu sağlıklı bir hale getirebilecek tek unsur olan yatırımlar bir türlü harekete geçmiyor. Yüksek büyüme oranları ile propaganda yapılabiliyor, ama ‘makine teçhizat’ kaleminde büyüme ‘ekside’ kaldığı sürece o oranlar ile sadece kendimizi aldatmış oluyoruz. İhracat artışı için de benzer bir durum söz konusu, çünkü ithalat daha hızlı artıyor…
***
Türkiye ‘yatırım isteği uyandıracak’ bir ülke haline dönmek zorunda. Bu da bilgisizlikte ve yanlışta ısrar etmemeyi, keyfi yönetimden uzak durmayı, kurumların yıpratılmamasını ve hukukun saygınlığını yeniden kazanmasını gerektiriyor. Merkez Bankası faizleri bugün reel olarak sıfıra inmiş durumda ama yine de yatırım yok… Çünkü yürütülen politika belirsizlik, güvenilmezlik ve öngörülemezlik mesajı veriyor. Erdoğan’ın ‘başka ülkelere kaçmayı düşünen iş adamları’ çıkışı ise bu tabloyu bir anlamda tescil ediyor…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024