Etyen MAHÇUPYAN
Tıkanmış ve işlevsiz hale gelmiş olan siyasete yeni yıl hediyesini bizzat iktidar kanadı verdi. Son KHK’daki muğlak, ucu açık ve suistimale yatkın 121. Madde ile ilgili gelen eleştiriler Abdullah Gül üzerinden karşılanarak, belki de onun gelecekte yeniden siyasete girmesinin engellenebileceği düşünüldü. Ama eğer bu tavır sürdürülürse, Gül ‘kendiliğinden’ siyasete girmiş olacak…
***
Meselenin bir yönünde, haklı ve dikkatli uyarılara bile tahammül edemeyen bir AK Parti iktidarının nasıl değerlendirilmesi gerektiği sorusu var. Erdoğan’dan gelen ilk rahatsızlık tepkisinin ardından, Gül durumu bir AK Partili hassasiyeti ile ifade etmişti: “Doğru amaçla ve iyi niyetle yapılmış bir kararname. Yalnız orada bir boşluk görüyorum ve tereddüdüm şu: İleride durumdan vazife çıkartacak bazıları hepimizi çok üzecek olaylara vesile verebilirler. Onun için ufak bir düzeltmeyle bunun önüne geçilebilir diye düşündüm… Bunu oraya buraya çekmenin hiçbir anlamı yok açıkçası.”
Ama Erdoğan açısından bir anlamı olmalı ki, olay bir anda ‘derinleşti’. Cevabi konuşmasında kamu görevlileri için çıkarılmış olan KHK’nın şimdi sivilleri de kapsadığını belirttikten sonra şöyle devam etti: “Nedense büyük bir gürültü koparılmaya başladı. Bana göre büyük değil. Tuhaf kampanyalar başlatıldı. Hatta içimizden bazıları da bu kampanyaya katıldı. 16 Nisan’da da bugün bu kampanyaya katılanlar ‘Evet’ demedi. Biz bu yolda aynı dava arkadaşı değil miyiz? Nasıl oluyor da bir anda affedersiniz Bay Kemal’in kayığına biniyorsunuz?”
Diğer deyişle Erdoğan referandumda ‘evet’ demeyen ve şimdi de KHK’daki açığa işaret eden AK Partilileri ‘CHP’li gibi sunmaya çalışarak kendisine yönelen eleştirileri bertaraf etmeye çalışıyor… Bu kişilerin kendisiyle ‘aynı yolda’ yürümediğini hatırlatarak onları AK Partili olmaktan çıkarmak istiyor.
Ne var ki referandumun sonucunun bugün AK Parti için hiç de hayırlı olmadığı çok açık. Rakipsiz bir şekilde yıllarca iktidar olacak bir siyasi partinin, iyi düşünülmemiş bir hamle ile kendisini yüzde elliye mahkum etmesi herhalde pek istenilir bir durum değil. Üstelik getirilen sistemin AK Parti’nin ilkeleriyle de hiçbir uyumu yok…
Yargı ve yasamayı yürütmenin tahakkümüne terk eden, yürütmeyi ise tek bir kişinin keyfiyetine indirgeyen, böylece denge ve denetleme mekanizmalarını çalıştırmayan antidemokratik bir sistemi sahiplenmek… İşin pratiğinde, gerekli oyu ve bürokratik desteği almak için ulusalcılar ve milliyetçilerle işbirliği yapmak, kendi siyasi hareketini bu işbirliğine mahkum etmek… Yönetme biçimine gelindiğinde ise, OHAL’i kendi bekası için bir zorunluluğa dönüştürmek, giderek ona bağımlı hale gelmek, hiçbir KHK’yı Anayasanın söylediği sürede Meclis’e getirmemek, KHK’ların içine OHAL ile ilişkili olmayan her türlü maddeyi doldurarak torba yasalar çıkarmak, içine muğlak ifadeler yerleştirmek ya da apaçık yanlışlara sahip çıkmak… Nihayet Meclisi işlevsiz ve anlamsız kılarken, yürütmeyi ne yargısal ne de siyasi denetime tabi kılmamak… Bunların ‘doğru’ AK Partililik olduğunu mu iddia edeceğiz?
***
Eğer AK Parti’nin bir ‘yolu’
varsa, şu an yürünen yolun o yol olmadığını görüyor ve biliyoruz... Şimdi gelinen yol koşulların zorlaması ile ortaya çıkmadı. Uygun koşullar altında ‘tercih’ edildi… Dolayısıyla AK Parti’nin kuruluş ve olgunlaşma döneminde savunulup benimsenen ilkelere baktığımızda, asıl ‘yoldan ayrılanların’ 16 Nisan’da ‘evet’ demeyenler ve şimdi KHK eleştirisi yapanlar olmadığını da görüyor ve biliyoruz.
Mesele Abdullah Gül veya herhangi birinin siyasete girme ya da Erdoğan’a rakip çıkma hevesi değil… Mesele gelinen noktanın ne kadar AK Partili olduğu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024