Etyen MAHÇUPYAN
Her gün yeni bir soruşturma ve tutuklama dalgası ile karşılaşan toplumun süregelen davalara ilgisi haliyle azalıyor. Davalar ucuca ekleniyor ve anlamayı bir yana bırakın, takip edilmeyi bile zorlaştıran, ancak unutarak başa çıkılan bir heyula oluşturuyor. ‘FETÖ ile mücadele’ kapsamındaki adli süreçlerin diğerlerinden daha önemli hale gelmesi ile birlikte, daha öncekiler sanki çoktan tozlu raflara yerleşmiş dosyalara dönüşebiliyor.
***
İşte o dosyalardan biri bu ayın başında garip bir sonuç ve o sonucun nasıl bir garabeti ima ettiğini ortaya koyan bir sessizlikle karşılandı. 22 Temmuz 2015’de Ceylanpınar’da iki polisin gece evlerine girilerek infaz edilmesi davasında, iki buçuk yıllık tutukluluğun ardından tüm sanıklar beraat ettiler. Bu cinayetler önemliydi, çünkü PKK’nın olağan yöntemlerini çağrıştırmasa da, örgütün askeri kanadı HPG tarafından üstlenildi ve akabinde çatışmasızlık süreci geri dönüşü olmayan şekilde sona erdi. Gerçi sonrasında PKK Yürütme Komitesi üyesi Karayılan ve Eş Başkan Bayık ‘biz yapmadık’ açıklaması yaptılar ama etkisi olmadı.
Böylece çatışmasızlık sürecinin sembolik bitiş anını temsil eden cinayet dosyası sessizce kapatılmış oldu… Anlaşılan şu an için istenen de bu. Çünkü medyanın genelinde olay kısa haberle geçiştirildi ve merak konusu yapılmadı. Neyse ki Cumhuriyet’te Ayşe Yıldırım, Serbestiyet’te Alper Görmüş gibi mesleğini icra eden birkaç gazeteci hâlâ var…
Görmüş’ün derlediği bilgiler ışığında olayı hatırlayalım… “Cinayetten bir gün sonra polis, GBT faaliyeti sırasında durdurduğu bir aracı ve içindeki dört genci (dayılarının taziyesinden döndüklerini söyleyen iki kişi ve onların iki arkadaşı), aracın üzerinde haciz göründüğü gerekçesiyle karakola götürür. Gençler, başkaca bir şeyle suçlanmayacaklarına o kadar emindirler ki GBT sonucunu karakolun bahçesinde sakince beklerler.” Hatta yiyecek almak üzere gidip tekrar dönerler…
Sonrasını Yıldırım’dan okuyalım: “İki buçuk yıldan fazladır tutuklu olan dört isim hakkındaki tek elle tutulur ‘delil’ polis imdat hattına yapılan iki ihbar telefonu. İkisi de birbirinin aynı olan telefonlar. Vicdanlarının sızladığını söyleyen ve polisleri vuranların isimlerini vereceklerini söyleyen kişiler. Nereden biliyorsunuz sorusuna ise ‘Abi ben bunların hepsinden haberdarım’ diyen ya da ‘Orayı çok fazla karıştırma’ yanıtını veren iki kişi. Oysa polislerin öldürüldüğü evde onların hiçbirinin parmak izi bulunmadı. Tam aksine eve hiç gitmediğini söyleyen bir polis memurunun parmak izine rastlandı.
Sanıkların lehine olabilecek deliller görmezden gelindi. Olay günü sanıkların nerede olduğunu gösteren HTS kayıtları ise hiçbir kopyası alınmadan savcılık tarafından imha edildi.
Gençleri tutuklayan hâkim Nurettin Bulut, 15 Temmuz sonrası “FETÖ”den tutuklandı. İddianameyi hazırlayan savcı Mehmet Kıvanç Kılsızoğlu genç yaşına rağmen terfi edip Ankara’ya Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Merkezi’ne hâkim olarak atandı. Söz konusu merkezde darbe girişimi sonrası 14 savcı gözetiminde “FETÖ” şüphesiyle arama yapıldığını ekleyelim… Otopsi savcısı dahil 22 polis “FETÖ”cü olduğu suçlamasıyla açığa alınıp, tutuklanıp, ihraç edildi.”
***
Buradan birkaç sonuç çıkarılabilir… Bir, cinayeti kimin işlediği konusunda adaylardan biri PKK olmakla birlikte, Görmüş’ün değindiği üzere içlerinde provokatörlerin bulunması şaşırtıcı olmaz. Örgütün yararcı bir bakışla cinayeti üstlenmesi, sonrasında provokasyonun farkına vararak inkar etmiş olması mümkün. Ancak PKK’nın olayın faili olmaması da mümkün…
İki, yine Görmüş’ün altını çizdiği gibi, taraflar çözüm sürecini bitirmeye çoktan istekli oldukları için, provokasyonun üstü elbirliği ile örtülmüş gözüküyor.
Üç, söz konusu provokasyon için en büyük aday ise ‘derin’ Gülen yapılanması. Ne var ki iktidar/devlet suçsuz insanların onların eliyle tutuklanıp cinayetle suçlanmasından ve böylece cinayetin faili meçhul kılınmasından hiç rahatsız gözükmediği gibi, her nedense bugün de Ceylanpınar’ı ‘FETÖ ile mücadele’ kapsamında görmüyor…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024