Eyüphan KAYA
Vatandaşlar, Kardeşler, Arkadaşlar ülkemizde hangi sorun olursa olsun hepimizi ilgilendiriyor ve o konuda fikrimizi dile getirmekle yükümlüyüz. Bu sorunların başında da yargı sorunu geliyor. Doğrusu hakim savcı atama usulümüzde yanlışlık olduğu gibi ayrıca taraflı atamalar da yapılıyor.
Üç anekdot paylaşayım, biri insana bakış açısını ifade eden, diğeri savcının müddeiyle nasıl inatlaştığını ortaya koyarken üçüncüsü de taraflı atamayı andırıyor. Yakın tarihte bir mahkemede yaşanan diyalogu paylaşacağım
Hakim sanığa seslenerek diyor ki,
-Bak başka bir dille konuşursanız tercüman istemem ona göre,
Avukatta diyor ki,
-Sanığın değil senin tercümana ihtiyacın var Hakim Bey,
Hakim diyor ki,
-Suç bizde ki sizi adamdan sayıyoruz,
Avukat diyor ki,
-Sana ne hacet Yüce Allah bizi insan olarak yaratmıştır.
Hakim yüksek sesle,
-Bunları dışarı atın,
Avukat diyor ki,
-Kim beni salonun dışına ne hakla atabilir?
Bunun üzerine celseye ara veriliyor. Şimdi soruyorum böyle basit bir zihniyete sahip olan bir Hakim(!) nasıl adalet dağıtabilir? Bu ayrımcılık değil mi?(Bu diyalogun tarafı olan avukat benim arkadaşımdır)
Yakın tarihte bir öğretmen davayı kayıp ettikten sonra kendini haklı çıkarak bir belge bulunca iadeyi mahkeme talebinde bulunuyor. Savcı diyor ki, benin kararımı bozacaksın ha göreceksin senin itirazın işe yaramayacak, davayı yne kayıp edeceksin. Bunun üzerine öğretmen sağlam olsun diye evrakı iadeli taahhütlü mahkemeye gönderiyor, akıbetini sorunca da şöyle bir cevap alıyor, zarf mahkemeye geldi ama içi boştu,
Savcı Beyi yaptığı bu hileden dolayı tebrik etmek lazım(Bu olayı yaşayan öğretmenle aynı okulda çalışıyorum)
Dicle Üniversitesi avukatı olan Melihe İpek hakimlik sınavında üçüncü oldu ama mülakatta kendisine kayıp ettirdiler, en son yine iyi bir dereceyle sınavı kazandı bakalım mülakatın sonucu ne olacak? Malumunuz mülakatlar su-i istimale elverişli bir sınav usulüdür. Adayın kazanması isteniyorsa onun anasının adını ona sorarsınız kazanmasını istenmiyorsa komisyon üyelerinden birinin anasının adını sorarsınız olur biter.Bu başarılı hakim adayının mülakatta sınavı kayıp etmesi Diyarbakır’da skandal olarak tarihe not edildi. Bu ayrımcılık değil mi?
Halbuki konumu ve rütbesi ne olursa olsun ayrımcılık yapmak suçtur.Hele bir yargı mensubu ayırımcılık yaparsa bir an evvel bu kadrodan alınmalıdır.
Ya savcıya ne demeli madem savcımız devletin avukatıdır peki ne hakla mahkeme hizasında oturuyor? Neden avukatın seviyesinde oturmuyor? Bu duruş Devletin vatandaştan üstün olduğu bir izlenimi vermiyor mu? Devlet milletten üstündür havası hakim olduğu müddetçe bu memlekete adalet gelebilir mi?
Peki ne olacak?
*En az 7 yıl avukatlık yapan hukukçulardan hakim/savcı seçilmelidir, Avukatlar arasında yargıçların seçilmesi davaların adil kararlarla sonuçlanmasında ciddi bir katkısı olacağı kanaatindeyim. Hem yüzlerce olaylardan yeteri derecede tecrübe edinecek hem de avukat hakime, hakim avukata dikey değil yatay bakacak.
*Atamalarda somut kriterler konulmalı, mülakat sorularını sınav öncesinde komisyon tarafından hazırlanmalıdır. Yoksa gelişi güzel sorularla adayları sözlü sınav yaparsanız su-i istimale fırsat verir.
*Ayırım yaptığı fark edilen bir yargı mensubu derhal görevden alınmalıdır. Çünkü adalet anlayışı zedelendiği bir toplumda güven kaybı olur, bu da huzur ve mutluluğu ortadan kaldırıyor.
Diyeceksiniz ki ikide bir bu üç maddeyi dile getiriyorsunuz, başka bir iyileştirme aklına gelmiyor mu? Efendim bu sorunun yolu yöntemi bu esaslı iyileştirmelerden geçiyor. Başka bir düzeltme aklınıza geliyorsa buyurun siz dile getirin, bu memleket hepimizin, sen niye bir şeyler dile getirmekten geri kalıyorsun? Doğrusu bir çok kimse de sözlü olarak dünya kadar eleştirilerde bulunuyor ama sıra yazmaya gelince çekiniyor.
Ne demişler: “Biz çok konuşan, az okuyan, çok az yazan bir milletiz” galiba doğruluk derecesi yüksektir. Bu ifadeyi çürütmeye var mısınız? Gelin düşüncelerimizi paylaşalım ne dersiniz?
Saygılarımla
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2020
26.08.2019
20.08.2019
17.06.2018
17.04.2018
11.03.2018
25.10.2017
16.10.2017