Fehmi KORU
Demokrasinin zorluğunu anlamak için devletin tepe noktalarında bulunmak gerekmiyor; ikiden fazla kişinin sorumluluğunu üstlenen herkes bunu yaşayarak öğreniyor. Çok daireli bir apartmanın yöneticisi bile insanların yönetilemeyişinden şikâyetçi; zaten bunun içindir ki, kalabalık siteler, çözümü, yönetimi profesyonel şirketlere devretmekte buluyor.
İyi de, aynı çözümü devlet yönetiminde uygulayamıyorsunuz. 20. yüzyılın başında imparatorluklar nasıl tasfiye olmuşsa, 21. yüzyılın başları da diktatörlüklerin tarihe karışmasına tanıklık ediyor. Halklar kendilerine de sorularak yönetilmeyi talep ediyor. Yani demokrasiyi...
Churchill’in “Denenmiş diğer yönetim biçimleri hariç tutulursa, en kötü yönetim biçimi demokrasidir” dediği bilinir. Doğrudur, birkaç insanı, hatta bir aileyi, herkesin fikrini alarak yönetmek imkânsız iken, milyonlarca insanın her dört veya beş yılda bir ‘devam’ kararına bağlı bir yönetim hiç kolay değildir.
Siyasileri böyle bir zora talip oldukları için tebrik etmeliyiz.
Zorluğu tartışma götürmez bir yönetim biçimine uzun yıllardır sahip ülkeler, çareyi, yetkilerin paylaşılmasında bulmuşlardır. Yasama ve yürütme gibi sonuçta seçimle gelinilen kurumlar ile pek çok ülkede atamaların siyasiler eliyle yapıldığı veya seçimle gelinilen yargı arasına bunun için kalın duvarlar çekilmiştir. Medya da bir tür ‘ombudsman’ görevi üstlenir demokrasilerde...
Bütün kuvvetlerin yetkilerinin birbirine karıştığı, ya da yetkilerin belirli ellerde toplandığı demokrasiler kolayca krize girebilir. Herkes belirli bir güce yaranırken başkalarının gözünü çıkarır, kişisel ve kurumsal çatışmalar ön plana çıkar, ordu bile savaşmaz olur... Oysa ‘kuvvetler’ birbirinden ayrı tutulursa, yasama, yürütme ve yargı hem birbirini denetler, hem de biri yanlış yaptığında diğerleri çıkış yolunu göstererek krizsiz çözüm üretir.
Yine de krizler çıkabiliyor demokrasilerde, ancak ‘kuvvetler ayrılığı’ ilkesi ve uygulamaları sayesinde fatura yanlışa en yakın duran kişiye veya kuruma çıkartılarak sorunun üstesinden gelinebiliyor. Son zamanlarda Yunanistan ve İtalya’da yaşandığı türden derin krizlerde faturayı bütün bir siyasi sınıfın ödediği de olabiliyor.
Neticede kendi içinde çözümler üretebilen bir sistem demokrasi... Bunu çabuklaştırmak için de, ‘sivil toplum’ ile yakın temas, parti örgütlerinin güçlendirilmesi, partiler-arası ortak projeler teşvik ediliyor... Son yıllarda yaygınlaşan ‘katılımcı demokrasi’ kavramı buna işaret ediyor.
‘Arap Baharı’ bizim coğrafyada yeni demokrasiler doğmasına sebep oldu. Bu iyi bir gelişme. Gelişmenin esin kaynağı, büyük çapta, Türkiye ve Ak Parti iktidarı; Türkiye’de kaydedilen başarılar ‘dindar yönetimler’ konusundaki tereddütleri gidermeye de yaradı. Bu durum, ülkemize, iki taraflı bir sorumluluk yüklüyor: Hem halklara, hem de süreci engellemeye kalkışmayanlara karşı...
Üzerindeki etkimiz çok belirgin olan ‘Arap Baharı’ Türkiye’nin başına işler açtı: İçeride halloldu hallolacak gözüyle bakılan ‘Kürt sorunu’ terörle gölgelendi... ‘Bahar’dan korkan Suriye’deki Baas rejimi ‘iç-savaş’ı göze aldı; onbinlerce mülteci Türkiye’ye sığındı.
Karalar mı bağlayalım? Hayır, tam tersine, demokrasi konusunda eksiklerimizi ortadan kaldıralım.
Muhalefetin daha fazla dinlendiği, medyanın dışlanmadığı, sivil toplumun devrede olduğu, devleti oluşturan kurumların kendi yetkilerine sahip çıktığı ‘katılımcı demokrasi’ yönünde adımlar atalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026