Fehmi KORU
Hepimiz aynı gemideyiz; gazeteciler de, savcılar ve yargıçlar da...
Başbakan Tayyip Erdoğan ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da aynı gemide... Etyen Mahçupyan ile ben sadece aynı gemide değil aynı gazetedeyiz de...
Aynı ülkede yaşamak, hatta aynı gazetede yazmak fazla bir şey ifade etmiyor. Ahmet Şık ve Nedim Şener söz konusu olduğunda bir yana savruluveriyoruz. Bir çokları Ergenekon sürecini sulandırmak amaçlı veya içinde taşıdığı husumet hislerinin etkisiyle tavır alıyor olsa da, baştan itibaren sürece sahip çıktığı halde son gelişmeye kuşkuyla yaklaşanlar da az değil.
Ciddi bir kırılmaya yol açtı 'kitap' ekseninde patlak veren tartışmalar...
Farklılaşma nereden kaynaklanıyor? Özgürlükler konusunda titiz, demokratlığı müsellem kişileri birbirinden farklı köşelere savuran temel unsur ne? Dünyadaki gelişmeleri yakından izlediklerini düşünmememiz için bir sebep bulunmayan savcılar ve yargıçlar, söz konusu 'kitap' için neden etrafı umursamaz bir tavır alıyor, yapılan itirazları birbiri ardına reddediyorlar?
Etyen Mahçupyan'ın dünkü yazısındaki akıl yürütmesi benim için de geçerli: "Meselenin 'çıkar' yönüyle başlarsak, savcılığın bu son eyleminin ne AKP'nin ne Gülen Hareketi'nin işine gelmediğini teslim etmek zorundayız. Dolayısıyla siyaseten 'suçlanacak' merciler bunlar değil. Hatta hemen herkes bu eylemin bizzat Ergenekon davasını yürütenlerin de çıkarına karşı olduğunu haklı olarak söylemekte. O halde soru şu: Acaba savcı ve mahkeme niçin bu 'kitap olayına' sebebiyet verdi?"
Dost çevrelerden gelen uyarılara rağmen 'kitap olayına sebebiyet vermeye' devam ediyor savcı ve mahkeme... Neden?
Akla makul gelen bir cevap "Herhalde ellerinde bizim bilmediğimiz kanıtlar var" oluyor. Bir de kitabın bilgisayardan bilgisayara dolaşması ve yazılım sürecine pek çok elin katkıda bulunduğu iddiası... Kopan gürültüyü hak edecek, Ergenekon davasını, süreci savunanları, hükümeti, Gülen Hareketi'ni, hatta ülkeyi dünyanın spot ışıkları altına düşürecek bir ısrara değmiyor gerekçeler...
Savcıları 'kitap' konusunda ayak sürümeye, mahkeme heyetini her defasında savcılara hak vermeye sevk edecek sebep başka ne olabilir?
'Ergenekon' denilen örgütün 'kurucu belgeleri' olmasın?
Silivri'de mahkemesi görülmekte olan 'Ergenekon'un kurucu belgeleri sayılabilecek iki metin var. Biri üzerinde Ekim 1999 tarihini taşıyan 'Analiz', diğeri de Aralık 1999 tarihli 'Lobi' belgeleri... Devlet içerisinde 'gizli' bir örgütlenmeyi amaçlayan metinlere göre, yalnızca zararlı gördüğü siyasi unsurları ortadan kaldırmayı veya elektronik hırsızlığı planlamıyor örgüt, medya da yakın ilgi alanında ve 'kara propaganda' yöntemi de benimseniyor.
Şu satırlar 'Analiz' belgesinden: "Ergenekon medya kuruluşlarını kontrol etme yönündeki faaliyetlerini kendi medya kuruluşlarını oluşturarak, mevcut ulusal ve uluslararası oluşumları, doğal işleyişi içinde örtülü bir biçimde etkileme, denetleme ve kontrol altına alma yöntemini uygulamaya koymaya kaçınılmaz bir biçimde zorunludur."
Ergenekon'un 'gizli' yürütüleceği özellikle belirtilen faaliyetlerinin çerçevesini çizen 'Lobi' belgesinde ise, bilgi toplamaya, analiz yapmaya, teori ve senaryo üretmeye, iletişim ve propagandaya yoğunlaşacak bir birim de öngörülüyor. Okuyalım:
"İletişim ve Propaganda Departmanı bir başkan ve beş yardımcıdan oluşmaktadır. Bu departmanın görevi amaçlara uygun olarak, ulusal, yerel ve uluslararası medya kuruluşlarını bilgilendirmek, yönlendirmek ve bu yolla kontrol altında tutmaktır. Ayrıca, faaliyetlerde amaçlara uygun kamuoyu oluşturulması ve kamuoyunun desteğinin sağlanması çalışmalarını yürütür. Bunların yanı sıra, organizasyonun ilişki kurmayı tasarladığı kişi, kurum ve kuruluşlar üzerinde etkileme çalışmaları gerçekleştirerek sağlıklı ilişkiler kurulabilmesinin alt yapısını hazırlar."
Savcılar ve mahkeme, olaya, bu belgeler ışığında ve yazılanlar ile olanlar arasında benzerlikler kurarak yaklaşıyor galiba.
Öyle bile olsa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bir yabancı konuğuyla yan yanayken sorulan konuyla ilgili soruyu cevaplarken yaptığı, "Başka bir bildikleri varsa bir an önce ortaya döksünler" tavsiyesine kulak verseler iyi olacak...
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Yeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı…
12.02.2026 - CHP ve Özel buna hazır olmalıydı
10.02.2026 - Netanyahu Epstein operasyonuna ne dedi?
8.02.2026 - Epstein olayı bir uluslararası komplo mu yoksa?
6.02.2026 - Tarihin dönüm noktasındayız: ABD geriliyor…
3.02.2026 - Trump hangi senaryoyu gerçekleştirdi? Hangi gerekçeyle?
1.02.2026 - Demokrasilerde çare tükenmez
30.01.2026 - Kurulan yeni dünyada değişen dengeler
29.01.2026 - Yeni bir dünya kuruluyor…
27.01.2026 - Dünyamızın nereye gittiğini merak edenlere…
25.01.2026
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Ahmet Kaya
AKP sadece kendisine karşı olanları yargılayıp içeri atar. Bu "Ustalık dönemi" çıraklık döneminden bile çok daha beter bir hal aldı. Referandumda "Evet" dediğim için şimdi bin pişmanım!.. Demek ki AKP bizi kandırdı, demek ki bize ihanet etti!.. Ahmet Altanı bu güzel yazısından ötürü kutlarım!..