Fehmi KORU
Görünene takılıp görünmeyeni gözden kaçıranlara güleriz… Her taşın altında bir şeyler ararız… Hem ülkemiz tarihi, hem de dünya tarihi, bizim bu özelliğimiz sayesinde, birden fazla versiyona sahiptir…
‘Yalan Söyleyen Tarih Utansın’ adını taşıyan kitaplarımız ve alternatif tarihimiz vardır bizim.
‘Komplocu’ denilmesi bile bizi böyle davranmaktan vazgeçirmez.
Buna rağmen.. her ‘garip’ olay, bizi, bu özelliklerimizden uzaklaştırır.
Her seferinde oyuna da geliriz.
Akıl alır gibi değil.
İçeride: Heykele saldırı
Olay Siverek’te yaşanmış: Şalvarı ve sakalıyla sarığı yerli yerinde, elinde orak-pala karışımı âlet bulunan adamın biri, “İslâmda putperestlik yoktur” gerekçesiyle Atatürk heykeline saldırmış…
Adamın saldırırken çekilmiş renkli fotoğrafları gazetelerde yayınlandı.
Ne diyorsunuz?
Ben “Arkası gelebilir” diyorum.
Tarihimiz beni böyle düşünmeye sevk ediyor.
Demokrat Parti (DP) iktidarının henüz başlarında.. 1951 yılı şubat ayında.. Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerinde 50 kadar farklı Atatürk heykeline.. hepsi de Siverek’teki şahsın kıyafetine bürünmüş tipler tarafından.. saldırılar gerçekleştirilmişti.
O saldırıları yapanlar da “Heykel puttur, putatapıcılıktır” gibi bir mazerete sığınıyorlardı.
DP’yi hedefinden saptırmayla sonuçlandı o olaylar…
Özgürlükçü olma vaadiyle iktidara gelmiş DP, heykel kırma olaylarından sonra iki yasal düzenleme yaptı: 5816 sayılı Atatürk aleyhine işlenen suçlar kanunu ile Türk Ceza Kanunu’na eklenen ve 1991 yılında Turgut Özal tarafından komünist faaliyetleri yasaklayan TCK 141 ve TCK 142 sayılı maddelerle birlikte kaldırılana kadar muhafazakâr kitlenin üzerinde Damokles’in kılıcı gibi duran TCK 163. madde…
Kendilerine yakın gördükleri bir partinin iktidarına yardımcı olmak üzere ‘Milliyetçiler Derneği’ çatısı altında toplanmıştı o dönemin muhafazakâr aydınları; çok geçmeden (1953) başkanı DP’den milletvekili (Prof. Sait Bilgiç) olan derneği de kapatacaktı DP.
Heykellere, normal şartlarda yapmayacakları tasarruflara iktidarları zorlamak için saldırılır bizim ülkemizde.

‘Ticani’ diye adlandırılan bir grup yapmıştı 1951 yılındaki saldırıları. O sırada cumhurbaşkanı olan Celal Bayar yaşananları yıllar sonra Yeni Asır’dan Erkin Usman’a anlatmıştı.
“İktidarımızın ilk yıllarında, Kemal Pilavoğlu adında birinin yönettiği tarikat mensupları ellerine geçirdikleri çekiçlerle Atatürk heykellerine saldırıyor, huzursuzluk çıkartıyorlardı. Hükümet, bunlara karşı gerekli tedbirleri alıyordu. Fakat olayların birbirini kovalaması, toplumda sinirli bir hava estirdi. Pilavoğlu isimli tarikat şeyhi, 26 müridi ile yakalanıp adliyeye sevk edildi. Yine bu aylarda yeraltı faaliyeti yapan bir gizli Komünist Partisi de ele geçirildi ve 188 üyesi Adliyeye sevk edildi. Bütün bunlar gösteriyor ki; demokrasinin getirdiği hürriyet havası içinde aşırı akımlar ortalığa yayılmışlardı. Toplumu aşırı cereyanların zararlarından korumak lazımdı. Bunun için sağ ve sol akımlara karşı Ceza Kanunu’ndaki cezaları ağırlaştırmak, Atatürk heykellerine ve Atatürk’e karşı harekete geçeceklere karşı da Atatürk’ü Koruma Kanunu çıkartmak gerekiyordu. Atatürk’ün kurduğu ana muhalefet partisi ise bu kanun karşısında yer aldı. Demokrat Parti içinden bazı milletvekilleri de, şahsi düşüncelerine bağlı kalarak bu kanunun çıkmasını engelliyordu. Kanun müzakeresi aylarca sürdü. Bir gecede 17 Atatürk heykeline birden saldıranlar, o gün bugün ortada yoktur.” (Yeni Asır, 10 Kasım 2003).
Siverek’teki tip ve benzerlerinin kulağına üflenerek ajistasyon yoluyla harekete geçilmesi sağlanır ve neredeyse 100 yıldır oralarda duran heykeller birdenbire hedef haline geliverir…
Bakalım bu defa ne olacak?
Dışarıda: Mescid-i Aksa
İçeride böyle de dışarıda durum farklı mı?
Farklı değil. Farklı olmadığını görmek için, uluslararası bir sorun haline dönüşen şu son Mescid-i Aksa olayına bakmak bile yeterli.
Başta Türkiye olmak üzere bütün İslam Dünyası’nı galeyana getirmenin yolu Mescid-i Aksaeksenli bir ihtilâf çıkartmaktır; bunu sağlamak ise çocuk oyuncağı gibidir.
Müslümanların ilk kıblesi olan ve ‘miraç’ olayının yaşandığı Mescid-i Aksa’nın giriş-çıkışları iki ayrı denetimle sağlanır: İlkinde İsrailli askerleri aşmak gerekir.. ikincisinde de Filistinli polisleri…
Yapılacak iş belli: Kışkırtılmış bir Filistinli İsrail askerlerine saldırır, sonra da Mescid-i Aksa’nın bulunduğu harem bölgesine sığınır… Ardından, şimdi olduğu gibi, harem bölgesine askerlerini sokan İsrail giriş-çıkışları denetim almaya kalkar…
İşte size nur topu gibi bir global sorun.
Özellikle de, AK Parti gibi İslami hassasiyetleri kuvvetli bir kadronun yönetimde bulunduğu bir partinin iktidarında, Mescid-i Aksa eksenli her ihtilâf, Türkiye’den muazzam tepkiler çeker.
Çekiyor da…
Her ihtilâf sonrasında, ortama makuliyet hâkim hale geliyor gelmesine.. ama arada yapılan kaçınılmaz sert çıkışlar.. çıkışı yapan hükümet(ler)in hareket alanının kısıtlamasına yol açıyor.
Türkiye’nin dış politika dengelerini sarsmak isteyenler için her defasında işe yarayan bir yöntem bu.
Hani ‘uyanık’ insanlardık…
Düz düşünen, olayların göründüğünden farklı olabileceğinden kuşku duymayan, her taşın altında farklı bir ‘şey’ aramayan insanlar olsak, heykel kırma yoluyla veya Mescid-i Aksakullanılarak yoldan saptırılmak istenmemizden habersiz olabilirdik ve ben de kaderimize boyun eğerdim.
Fakat öyle bir halimiz yok ve yine de oyuna geliyoruz.
İtirazım buna işte.
ΩΩΩΩ
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026