Fehmi KORU
“Her şey istediği yönde gelişirken Beşşar Esad durduk yerde kimyasal silah kullanır ve dengelerin aleyhine değişmesini sağlar mı?”diye soruluyor.
İlk bakışta makul gelen bir soru bu.
Bir soru da şu: “ABD gibi bir ülke Trump’ın bir gün öyle ertesi gün böyle mesajlar veren Twit’leriyle yönetilir mi?”
Trump’ın “Bekle Rusya, Suriye’ye yönelik füzelerimizi bekle, geliyorlar” Twit’inden birkaç saat sonra “Ben hemen saldıracağız demedim, belki hiç saldırmayabiliriz de” diye ikinci bir Twit atması bu soruyu da haklı kılıyor.
Neler oluyor gerçekten?
Kimyasal şart değil, Suriye rejimi bilinçli
Suriye rejiminin Doğu Guta’da aralarında çocukların da bulunduğu 50’den fazla insanın hayatına mal olan saldırısında ‘kimyasal madde’ kullanıp kullanmadığını bilmiyoruz. Bu bir iddia. Rejimin aynı bölgeye yine ‘kimyasal silah’ ile saldırdığı daha önce de gündeme gelmişti. Suriye rejimi bu iddiaları hep reddetti, şimdi de reddediyor.
Rejimin elinde Rusya tarafından sağlanmış kimyasal silahlar bulunduğuna inanılıyor. Saldırıda kullanıldığını red etseler de, Beşşar Esad ve rejim sözcüleri, ülkede kimyasal silah bulundurduklarını inkar etmiyorlar.
Kimyasal veya kimyasal değil, Suriye rejiminin Guta’ya saldırıları gerçek ve ancak kimyasal silah kullanılsa verilecek zararı da veriyor her saldırı.
Tepki gösterilmesi bu sebeple doğal.
Peki de, her şey yolunda giderken böyle bir şeyi neden yapıyor Beşşar Esad?
Basit iki sebepten…
İlki, şimdi olağanüstü tepki veren ülkelerin Rusya ve İran ikilisi karşısında manevra kabiliyetlerinin fazla olmadığını, her yere yaygınlaşabilecek bir dünya savaşını göze almadan Suriye’ye fazla bir şey yapamayacaklarını düşünüyor Esad.
Diğeri de şu: Guta’ya her saldırı orada yerleşik rejim karşıtı güçlerin elini zayıflatmakla sonuçlanıyor; Guta’da yaşayan ve savaşla hiçbir ilgisi bulunmayan insanlar yöreyi topluca terk ederek rejim karşıtlarını Beşşar yanlısı güçlerle karşı karşıya bırakıyorlar.
Önceki saldırılarda da çok sayıda insan Guta’yı terk etmişti, şimdi kaçanların sayısı da binlerle ifade ediliyor.
Hesabı bütünüyle doğru olmasa da, bugüne kadar istediğini elde etmiş görünüyor Esad.
“Yenilmedim, ayaktayım” görüntüsü rejim için önemli.
Trump ne yapıyor, ona ne yaptırılıyor?
ABD’nin –daha doğrusu Trump’ın- verdiği çelişkili tepkilerin bir rasyoneli var mı? Varsa nedir?
‘Gunboat diplomacy’ diye bir kavram var uluslararası ilişkilerde. Tek kurşun atmadan karşı tarafı daha önce asla razı olmayacağı izlenimi verdiği bir tavra zorlamanın yöntemi bu.
Eskiden sorunlu bölgeye gemilerinizle silah yığınağı yaptığınızda o sonuç genellikle alındığı için kavrama bu ad verilmiş…
ABD Trump twit’leriyle bir tür ‘gunboat diplomacy’ çalışması yapıyor. “Füzeleri gönderirim ha” çıkışı, eskinin sorunlu bölgeye dişine kadar silahlanmış askerlerle dolu gemiler göndermesinin bir benzeri.
“Hiç saldırmayabiliriz de” çıkışı ise, bana göre, Trump’ın Rusya-Suriye cephesine şahsi hediyesi.
Rusya ve Putin ile yakınlığı konusunda soruşturma geçiriyor Donald Trump ve galiba hakkındaki iddialar yanlış değil.
Kimyasal silah kullanıldıysa bile, BM’nin denetçileri devreye girene kadar, bunun kanıtlarının ortadan kalkması için Rusya-Suriye cephesine vakit kazandırmış oldu Trump.
Ya Türkiye?
Evet Suriye’de Türkiye de askerleriyle bulunuyor ve her gelişme ülkemizi de bir biçimde ilgilendiriyor.
Son restleşmede iki taraf da Türkiye’nin adını anmadı ve bu ülkemiz açısından iyi. Ancak, iki tarafa eşit uzaklığın söz konusu olamayacağı türden bir cepheleşme giderek kendini daha fazla belli ediyor ve Türkiye de bir tarafı tercih noktasına gelebilir.
Fransa ve İngiltere daha ilk günden ABD’nin saflarında buluştu, ancak öteki Avrupa ülkeleri –özellikle Almanya- “Ben yokum” mesajını vermekte.
Türkiye kendisine “Afrin’den çık” diyen Rusya-İran cephesiyle mi, yoksa “Menbiç’ten uzak dur, PYD/YPG ittifakıma karışma” diyen ABD ile mi yakınlık kuracak?
ABD’den gelen sert mesajlar biraz da Türkiye’yi kendi cephesine çekmeyle sonuçlanabilecek bir girişim olarak da yorumlanabilir.
‘Menbiç’ sözcüğünün Ankara tarafından daha az telaffuz edildiği bir döneme girebiliriz.
Gelişmelerle ilgili aklıma gelenler bunlar.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026