Fehmi KORU
Yeni oluşum arayışı etkisini şimdiden göstermeye başladı; baksanıza muhalefetin dili değişiyor…
Dün üçüncü yıldönümü vesilesiyle bir kez daha hatırladığımız 15 Temmuz hain darbe girişimi millete karşıydı ve milletin topyekün karşı duruşu sayesinde püskürtülmüştü. Bunun en canlı tezahürünü darbe girişiminin hemen ardından Yenikapı’da düzenlenen muhteşem kalabalıkla yapılan mitingde görmüştük.
İktidar ve muhalefet ayrımı olmaksızın bütün siyasi eğilimler, lider düzeyinde olduğu kadar katılım açısından da, sonradan ‘Yenikapı ruhu’ diye adlandırılan bir anlayışı meydana taşıyan o mitingde yer almıştı.
Uzun sürmedi, zaman içerisinde, partiler, yine bildik rekabetçi ve rakiplerini yaralayıcı söylemlerine geri döndüler. Ruh yine ortadan çekildi.
Siyaset böyle bir şey işte; milletin farklıları buluşturup birleştirdiği zemin bile uzun süreli olamıyor. Siyasi hayat içerisinde yer alan kişiler ve partiler birbirlerinden ayrıştıkları noktaları vurgulayarak halktan oy almayı kendileri açısından daha uygun görüyorlar. Liderler tabanlarının ayrıştırma yoluyla sağlamlaşacağı, hatta daha genişleyeceği inancıyla bunu yapıyorlar.
AK Parti’nin her seçimde oyunu artırdığı dönemde tercih ettiği suçlayıcı, karşısındakini küçümseyici ve rezil etme amaçlı dil ile aynı dönemde muhalefetin ona aynı dille karşı çıkışını hatırlayalım.
O dil bugünlerde değişeceği işaretlerini veriyor.
Bir yazı okudum ve üzerinde düşündüm
Konu üzerinde düşünmemi sağlayan Habertürk’ün sitesinde bu sabah okuduğum Muharrem Sarıkaya’nın yazısı oldu. CHP ve AK Parti’de iyi kaynakları bulunan Sarıkaya, yazısında, iki partinin son günlerde temel konulara yaklaşımında benzerlikler bulunduğu tespitini paylaşıyor.
CHP, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bizzat yaptığı açıklamayla, başkanlık sistemini tartışmaya hazır olduğunu duyurdu; AK Parti’den gelen “Sistemde revizyon yapılabilir” çıkışlarına paralel olarak… Bunu yine Kılıçdaroğlu’nun S-400 alımında hükümete destek veren sözleri izledi. CHP’nin sivri dilli bilinen grup başkanvekili Özgür Özel de, Kılıçdaroğlu’nun daha önce “Bir tiyatroydu” dediği 15 Temmuz darbe girişimi için “Hayır, tiyatro değil, kanlı bir darbe girişimiydi” görüşünü partisinin yeni tavrı olarak gündeme taşıdı.
İYİ Parti’de de dili yumuşatma yönünde çabalar varmış…
Muharrem Sarıkaya bu gelişmeyi dört yıl sonra yapılması gereken seçimin tarihinin erkene alınabileceği veya bir referandumun gündeme gelebileceği beklentisine bağlıyor. Yeni dönemde seçimlerde başarılı olabilmek için ittifaklar kurmak zorunluluğunun partileri buna zorladığını belirtiyor.
Doğru tespitler bunlar.
Ancak tahlilin eksik bir yönü de var.
Galiba esas uyandırıcı etkiyi siyasi hayata girmeye hazırlanan yeni oluşum sağlamış bulunuyor. 20. yüzyılın şartlarını üzerinde taşıyan bir siyaset anlayışı yerine doğrusu ve eğrisiyle 21. yüzyıl değerlerini mercek altına aldığını düşündüren ve geniş tutulmaya çalışılan kurucu kadrosu için temas edilen kişilerin özellikleri yüzünden genelgeçer ayrıştırıcı dile yüz vermeyeceği tahmin edilen yeni oluşum, mevcut partileri de durumlarını gözden geçirmeye mecbur bırakıyor.
Özellikle de muhalefet kesimini…
Yeni oluşum için kolları sıvadığı bilinen kadronun çekirdeğinde vaktiyle AK Parti içerisinde siyaset yapmış isimlerin bulunması, bazı yorumcuları ve bu arada iktidar partisi ile destekçilerini, rahatsız etti. Hatta bunlar arasında, bazıları, yeni oluşumun CHP’nin işine yarayacağını ileri sürdüler. [Benzer yorumlar benim yeni oluşumla ilgili yazılarımı okuyup altına kendi görüşlerini yazan bazı okurlar tarafından da yapıldı, yapılıyor.]
Araştırmalar, yeni bir partiye olan ihtiyacın iktidar-muhalefet ayrımını ortadan kaldıracak bir geniş tabanda duyulduğuna işaret ediyor. AK Parti’yi desteklemiş, ama şimdilerde bu konumlarını gözden geçirenler kadar, geleneksel olarak muhalefet partilerine oy verdikleri halde onları yeterli bulmayanlar da kendilerine yeni bir parti arayışı içerisindeler.
Hiç de azımsanmayacak oranda insan, siyasi zeminin her kesiminde, yeni bir temsiliyete ihtiyaç duyuyor.
Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek
Bunun farkına ilk varanın muhalefet partileri olması hiç de şaşırtıcı değil. AK Parti son yıllarda dikkat çeken lüzumsuz kendine güven içerisinde olan biteni doğru tahlil edemiyor ve sergilediği yanlışlarına yenilerini ekleyerek yoluna devam ediyor. Adeta yanlışa ayarlı bir parti görüntüsünde AK Parti. Muhalefet ise, iktidarın yanlışlarından sürekli yararlandığı ve özellikle İstanbul seçimi sayesinde kazandığı özgüvenle geleceğe umutla baktığı için, esas rekabetin nereden geleceğini hesapta zorlanmıyor.
Zorlanmıyor, ama o da “Dilimi düzelteceğim” derken kendisini politikasızlığa mahkum etme tehdidi altına düşebilir. Dilin ayrıştırıcı olmaması elbette yeni dönemde başarılı olmak için önemli; ancak ayrıştırıcı olmamak iktidarın her politikasına sahip çıkmayı gerektirmez.
Ülke siyasi hayatına yeni bir partiyle katılmaya hazırlananların da bu gelişmeden çıkarmaları gereken dersler var. Biri şu: Oy almak için doğrulardan fedakarlık etmek, yanlışlara sahip çıkmak veya haksızlıklar karşısında susmak gerekmiyor; tam tersine, her zaman ve her zeminde, gerçek neyse onu halkla hiç tereddütsüz paylaşmak şart.
Girmeye hazırlandıkları dönemin taşları daha partileri kurulmadan döşenmeye başladı ya, yeni oluşum için yola çıkanlar sevinebilirler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026