Fehmi KORU
İktidarların en büyük zaafı, iktidarın çeperinde bulunup onun adına güç kullanmaya kalkışanlara meydan açılmasıdır.
On günden az bir süre sonra (3 Kasım günü) hakkında “Tamam mı, devam mı?” kararı çıkacak Donald Trump sözünü etmeye çalıştığım zaafın esintilerine maruz kalıyor.
En yakını bilinen, “Trump’ın avukatı” havasıyla ekranlarda kendisine sıklıkla yer verilen biri, bir komedyenin çektiği ve şu günlerde haberlere konu olan bir filmde, yaşıyla da konumuyla da bağdaşmayan görüntüler vermekte.
Filmde karşı cinsten yaşı küçük biriyle sakıncalı pozlar verdiği görülmekte olan kişi, 11 Eylül (2001) uğursuz eylemi sırasında New York’un belediye başkanıydı ve o dönemde sergilediği başarılı liderlik kendisine ‘Amerika’nın belediye başkanı’ sıfatını kazandırmıştı.
Şimdi ise kendisini düşürdüğü durum yalnız o kişinin imajını zedelemiyor, yakını olduğu Trump hakkında bir önceki seçim öncesinde söz konusu edilmiş, fakat üzerinde fazla durulmamış benzer iddialara da güç kazandırıyor.
Trump’ın oy verenleri arasında önemli bir grubu oluşturan aile değerlerine saygılı kişileri tercihleri üzerinde yeniden düşünmeye sevk edecek bir gelişme bu.
Yanlışı yapan başka biri, ama onun yaptığı Trump’ın seçilme şansını zora düşürüyor.
Her iktidar sahibi ve onunla aynı kaderi paylaşanların her an dikkatli olmaları gereken bir durumdur bu; başkalarının yaptıklarının faturasının kendilerine çıkartılması…
Sovyet fıkraları tehlikesi
Sosyal medyayı izlemiyorum, ancak yine de izleyen yakınlarım tarafından ilginç bulunanlar gönderildiği için bazı örneklere ben de maruz kalabiliyorum.
En son gelen örnek olay, bir kadının kendisini düşürdüğü garabetle ilgili. Sokak röportajı çekiminde kendisine uzatılan mikrofona hayat pahalılığından en sert ifadelerle şikayet eden bir kadın, bundan sorumlu tuttuğu birilerini suçluyor; hem de en galiz ifadelerle… Ardından, röportajı yapan, kast ettiği kişi veya kişileri açık etmesi için kadına ikinci bir soru yönelttiğinde, bu kez, aynı kadının ismi anılanları göklere çıkardığı işitiliyor.
Önlerinde diz çökmekten söz ediyor kadın.
Tuhaf değil mi?
Ya şikayet etme ya da şikayetinin faturası sorumlusuna çıkarılmak istendiğinde çevir kazı yanmasın durumuna kendini düşürme.
Düşürüyor işte.
Neden?
Bu sorunun cevabı güncel bir haberde gizli olabilir mi?
Şu haber: Antalya’da o kadınınkine benzer bir sokak röportajı sırasında, yine o kadının yaptığı türden eleştirilerini kameralara ifade etmiş olan bir kişi, bu defa bir erkek, sonrasında zor anlar yaşamış…
Aynı akşam evini polisler basmış.
Başına geleni şöyle anlatıyor:
“Eve 6 polis geldi, oturduğum apartmanın bütün çevresini tuttular, evin önünde de 3 araç bekliyordu. Çok büyük bir suç işlemişim gibi beni bekliyorlardı. Kimliğimi gösterdikten sonra beni evden aldılar.”
Sonra?
“Benden ifade alan kişi, ‘Sen Vahabisin’ diyerek beni suçladı. Yine bana, ‘Birileri seni dolduruşa getiriyor. Birileri sana bunları söylüyor sen de bunları tekrarlıyorsun’ dedi. Benim kendi düşüncelerim olamaz mı? Bu baskılar altında ifade verdim.”
Gözaltına alınmış, savcılığa sevk edilmiş.
Hiç bir iktidar kendisini o kişinin başına gelen türden olaylara maruz bırakmak istemez. Vatandaşın şikayetini ciddiye alır, haklı olduğu noktalar varsa onların üzerine gider, haksız ithamlar söz konusu ise, başkalarının da kafası karışmasın diye o iddiaların etkisini azaltacak açıklamalarda bulunur.
Aksi halde? Aksi halde, vaktiyle Sovyetler döneminde Rusya’da yaygın kullanıma girmiş türden fıkralara, vatandaşına nefes alma imkanını kısıtlayanlar yüzünden, o iktidar sahipleri muhatap olur.
“İktidarın çeperinde yer alıp onun adına güç kullananlar iktidara zarar verirler” demem bu sebeple…
Trump’ın kaderi başkalarının da elinde
Eleştirilerin ifade edilmesi değil edilememesi, suskunluk, iktidarları endişeye sevk etmeli.
ABD’de beklenen de bu.
Trump kendisinden önceki başkanların kaçındığı ne kadar yanlışlık varsa hepsini yapıyor görünüyor. O görüntünün altında yalnız kendi fiil ve icraatları yok, yakınlığı bilinen başkalarının yaptıklarından da sorumlu tutuluyor Trump. Çok seveni olduğu gibi nefret edeninin sayısı çok daha fazla.
Otel odasında küçük kızla kameralara yakalanan ünlü yakınının kendisini düşürdüğü durumdan rahatsızlık duyacak bazı sevenleri sandık başına gitmez, buna karşılık kendisinden nefret edenler dört yıl daha iş başında kalmasını felaket olarak görüp içinden gelmese bile vatandaşlık görevini yerine getirirmek için sandık başına giderse, on gün sonra Trump’ın sonu geliverir.
Trump’ın kendisine yönelik eleştirilere “Yalan haber bunlar” veya “Beni devirmek istiyorlar” türü yakıştırmalarla mukabele etmesi kameraların tespit ettiği gerçeği bastırmaya yetmeyebilir.
İktidar sahipleri görüntülerini bozan gelişmelere karşı duyarlı olamıyorlar.
Son günlerde kampanyaya dönüştürülmek istenen ‘askıda ekmek’ uygulaması da iktidarın façasını sokak röportajlarında söylenenlerden daha fazla bozmaya başladı gibi…
Ne dersiniz?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026