Ferhat KENTEL
Maraş'ta, Adana'da ya da memleketin başka şehir ve semtlerinde, her nasılsa hep "haklı gerekçelerle" Suriyelilere dönük linç eylemleri tezgahlanıyor. Bir anda halk galeyana geliyor ve elde pala ya da satır -Allah ne verdiyse- hücuma geçiyor.
Bir arkadaşım Taksim meydanındaki iftar pratiğini anlattı. Alan önceden bariyerle kapatılıyor, iftar saatine kadar kimse alınmıyor. Daha sonra ise görevliler "seçerek" insan alıyorlar ve -tabii ki bildiniz- Suriyelileri almıyorlar. Arkadaşımın dediğine göre "seçilmişler" yemek yerken yüzlerce Suriyeli bariyerlerin dışında "iftar olayını" izliyor.
Tabii normal; bu iftar "başka iftar"... Ramazan'ın bereketini ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak değil mesele... Mesele "piar" yapmak, seçmene, potansiyel seçmene "helal olsun belediyemize; ne kadar hayırlı işer yapıyorlar!" dedirtmek. Sulanan her yeşil metrekarenin büyükşehir belediyesi tarafından sulandığını, her refüj düzenlemesinin belediyemiz tarafından yapıldığını bağıra çağıra, ballandıra ballandırana anlatmak, tonlarca para harcayarak reklam yapmak; aman seçmenimizin aklına iyi sokalım der gibi... Sanki bu işler zaten kendilerinin yapması gereken işler değilmiş gibi...
Bizim buradaki "milliyetçi reflekslerimizin", "bizim kampımızın" performanslarının ötesinde, sınırımızın öte yanında, Suriyelilerin yaşarken düştükleri, diktatör Esed familyasının marifeti olan cehennemde ve oradan Irak'a doğru uzanan coğrafyada IŞİD adlı güruh tavuk boğazlar gibi adam öldürüyor.
İsrail çoluk çocuk demeden katliam yapıyor. Füzeleri, füze kalkanları, topları, akıllı uçakları, bombaları, tankları ve bilumum cehennem silahıyla, "vatanlarını korumak" adına, sözde "teröre" karşı Filistinlilere kan kusturuyor. Ve bunu büyük bir kibirle, gururla yapıyor. Utanmadan... Sanki eşit güçler arasındaki bir çatışma söz konusuymuş gibi...
Bu tür durumlarda üstün olanlar, "ne yapalım, çalış senin de olur" ya da "n'apalım, onlar da bize saldırıyor ama..." minvalinde sinik bir tavır sahibi olurlar. Yani İsrail de bu üstünlüğün acımasızca tadını çıkarıyor; o kadar ki bir takım İsrail vatandaşları –daha önce de olduğu gibi- "kahraman ordularının hain Filistinlileri nasıl temizlediğini" battaniyelerine sarılarak, gün batımı seyreder gibi seyrediyorlar.
Bizim ülkemizde Suriyeliler dışında öldürme, yok etme, kovma isteği duyulan insan pek yok... "Çok şükür!"
Savaşa girince sanki hakkaniyet diye bir şey terk-i diyar etmek zorundaymış gibi bir mantık var bu memleketin travmatik siyasal kültüründe. Bildiğiniz gibi, Erdoğan'ın Cumhur reislik planlarını anlattığı toplantıya "piar" konusunda faydalı olabilecek "potansiyel dostlar" çağrılmışlar. Ama bir takım hızlı ulusalcılar bunu affetmemişler; Şahan Gökbakar'a, Orhan Gencebay'a falan Erdoğan'ın toplantısına gittiği için fırça ve hakaret çekmişler.
Benzer bir durum Gülen cemaatine yakın GYV'nın iftar programına giden Hamdi Alkan'a karşı cepheden gelen tepkilerde de var. Ya da benim gibi Abant toplantısına giden insanlara edilen hakaretler ("ne işin var orada!?") de sürmekte olan bel altı savaşın tezahürleri...
Anlaşılan "Yeni Türkiye" böyle bir şey. Her devrimin sonunda olan gibi... "Cadılaştırılanlara" karşı bitmez tükenmez bir savaş açmak ve bu savaşı içselleştirmek...
Bu tür "devrimci" durumlar başka hesapları da aradan çıkarmaya yarayabilir. Mesela Akit adlı şeyde bir yazar, topu topu 15 bin nüfusu kalmış bir cemaatin hahambaşına "çabuk İsrail'i kına!" ültimatomunu verdikten sonra, "Yahudilere karşı birikecek ve taşacak 'toplumsal öfke'nin, 6-7 Eylül 1955'te Rum vatandaşlara karşı girişilen 'akıl tutulması'na benzer bir sonuca varmasından endişe ediyorum." gibi gayet "nazik uyarı" cümleleri yazabiliyor.
Bizim ülkemizde Suriyeliler dışında öldürme, yok etme, kovma isteği duyulan insan pek yok" demiştim değil mi? Pardon pardon...
http://marksist.org/yazarlar/ferhat-kentel/15468-toplu-linclerimiz#.U8zrgpmjDkk.facebook
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020