Ferhat KENTEL
Yeni bir yıla girdik... Umutları kırmaya yemin etmiş olanlara karşı umut kırıntılarını bile muhafaza etmeye çalışarak...
İnançla yani... İnanarak... Ne olursa olsun, yaratılmışların en küçüklerinde, zerreciklerde bile adaletin ışığını görmeye ahdederek...
Adı ne olursa olsun; dinin, dinselliğin bir türevi olarak...
Peki din nedir?
Derin bir felsefe; dünyaya bakma yolu, insanı ve dünyayı işitme, anlama yolu; insan ve kainat arasında bağ kurmak... Allah’tan ya da adı başka olan tanrılardan başka –yeryüzünde- kimseye teslim olmamak. Bu haliyle başka dinlerle, medeniyetlerle konuşan, onlarla ilham alışverişine, müktesebat ilişkisine giren bir din...
Ama başka “dinler”, başka din tanımları da var.
Mesela “kimlik” yapan bir din; yukarıdaki içerikle alâkası olmayan...
Sınır koyan; kendini daha çok başkalarına karşı kendi dünyasında konumlayan ya da hapseden bir din..
Mesela yeni yıla doğru, bir propaganda malzemesi olarak sağa sola asılmış, yüzüne şeytani bir ifade yapıştırılmış, korkunç Noel Baba afişleri bu sınır meselesine mükemmel bir şekilde işaret ediyor.
Neden her yıl sonu yaklaşınca ortalığı bir Noel Baba nefreti kaplar? Ya da giderek yasak kapsamına giren “yılbaşı eğlenceleri”? Tamam, kapitalist düzenin tüketimci ruhlar yaratmak için tepe tepe kullandığı bir yöntem bu... Ama aynı cevvaliyetin başka “kapitalist” performanslar karşısında gösterilmemesi anormal değil mi?
Noel Baba’ya olan tepkinin adeta bir “iğrenme” ve nefret ilişkisi eşliğinde gösterilmesinde bir acayiplik yok mu?
Benzer bir durum domuz eti ve alkolde nedenvar?
Evet bunlar da kutsal kitap tarafından yasaklanmış, en azından uzak durulması vurgulanmış...
Ama yasaklanan o kadar çok şey var ki... Ahlaksızlık, yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, cinayet, katliam, zulüm....
Ya tecavüz! İyi halden serbest bırakılan tecavüzcüler hakkında Noel Baba benzeri afiş gördünüz mü hiç?
İnternette tecavüz pornosu arayanlar” kategorisinde Türkiye’nin “birinci” olduğunu biliyorsunuzdur herhalde... İnternetten “çocuk pornosu” indiren ilahiyatçı profesörlerin fotoğraflarını iğrenç bir canavar kılığında reklam panolarına asmak kimsenin aklına neden hiç gelmez?
Neden insanlar, daha da önemlisi “dindarlar” Noel Baba’ya ve alkole (ya da Alevilerin kestiği ete) gösterdikleritepkiyi zulme karşı göstermiyorlar?
Çünkü Noel Baba “sınır”a işaret ediyor... Noel Baba sınırın ötesindekilerin, “onların” işareti ve bizim mahalleye gelince, “bizim kimliğimizi” riske sokan bir işaret.
“Bizim içimizdeki zulüm” bizim kimliğimizi riske sokmuyor ama Noel Baba’yla muhabbet ettiğimiz zaman, ötekinin dünyasına geçip, hain durumuna geçme riskimiz var... Yani cemaatimizin “kirlenme” ihtimali...
Yani din galiba daha çok bu.. Yaygın olanı bu... Tabii ki, içinde sosyolojik boyutu olmayan; sadece felsefi, kozmolojik, vahye ilişkin boyutlardan oluşan bir din hiç bir zaman olmadı.
Ama sanki din her zaman, daha da çok “sosyolojik” bir olgu olarak yaşandı... Yani daha ziyade bir“tanımlama” sözü; “kimlik” tanımlama sözü...
Bu yüzden, tanımgereği camiye (veya kiliseye ya da sinagoga vs.) gitmek iyi bir şey; yani “kimlik” gereği... Amacamide bir türlü cep telefonunu elden bırakamayan; iki rekat arasında mesajlaşan, vatsaplaşan adamın derin felsefi meseleyle alâkası pek yok...
İslam dininin en kutsal mekanı, kâinatın sembolik merkezi Kâbe gerçekten İslami bir yer mi? Ya da ruhaniyetini koruyabilen bir yer mi? Tepesindeki saat bile Kâbe’den büyük olan dev-lüks-kule Zemzem Tower ne peki?
Zemzem Tower bir cemaat olarak Müslümanları pek rahatsız etmiyor. Çünkü kapitalizmin bu mabedini Kâbe’nin dibine dikmek, Noel Baba’nın verdiği rahatsızlığı asla vermiyor.
Hani patronolan bir şahıs Eyüp’teki mekanın isminin ecnebi “Pierre Loti” olmasının kanına dokunduğunu söylemişti. Aynı adam Türkiye’nin en uzun kulesine sahip ve binanın adı: “Sapphire”... Aynı yazıldığı gibi... Pierre Loti: Hıristiyan; Sapphire ise kapitalist... Sorunlu olan birincisi...
Ya da dinler arası diyalog meselesine acayip gıcık kapanları milyon liralık kol saatleri, son model lüks arabalar ve köşkler eşliğindekapitalizmle ve sömürüyle bu raddede gerçekleşen muhabbet neden hiç rahatsız etmiyor?
Çünkü milyon dolarlık kol saatinin kimliğini bozmadığından emin... Çünkü kimlik ancak Hıristiyanlara karşı, Yahudilere karşı kendini koruyan bir kimlik. Bu kimlik kapitalizmden değil; başkalarından ve tabii ki başka din tanımı altında yaşayanlardan nefret ediyor.
En çok benzemediğinden değil; en çok benzediğinden nefret ediyor.
Ya da şimdilerde Sünnilik ve Şiilik arasında inşa edilen o kocaman duvarların anlattığı bir sınır bu...
Çünkü kimliğine anlam veren bir sınır bu. Çünkü buradaki kimlikte din sadece bir dolgu ya da cila... Esas olarak kimlik ise ne olursa olsun; bir “biz” duygusu yaratmanın yolu. Mahalleyi, toprağı, cemaati korumak ya da bu kutsallaşmış cemaatin, toprağın sakladığı düzeni korumak...
Biraz düşünürsek, modern zamanlarda dinden üreyen milliyetçiliğin de çok farklı olmadığını görebiliriz. Sonuç olarak varolan düzeni ve içindeki yolsuzlukları, iktidar ilişkilerini, adaletsiz hiyerarşiyi, bütün adaletsiz kazançları örten, örtmekle kalmayıp cilalayan bir takım kimlik performansları...
Yani içerik değil; performans... Performe etmek... Miş gibi yapmak... Hep beraber ortalamayı kurmak... Birbirimize göstere göstere... “Bak ben ne kadar Müslüman’ım”, “Bak ben ne kadar milliyetçiyim”der gibi...
Yani Allah’tan başka hiçbir şeye teslim olmaması beklenenlerin, yeryüzünde teslim olmadıkları şeyin kalmaması gibi...
Olur bunlar... Bir gün olmayacağı da olur...
FERHAT KENTEL / HABERDAR
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları



































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020