Ferhat KENTEL
Son dakikada şapkadan başka tavşanlar çıkmazsa, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Pelikan operasyonuyla göstere göstere devreden çıkarılması, zaten çok fazla ehemmiyeti kalmamış olan ‘demokrasinin’ “d”sine bile pek şahit olmadığımıza işaret ediyor.
En tepedeki güç konsantrasyonu, kendine alternatif istemiyor ve“tek”gerçeklik, “tek” otorite olmak istiyor... Demokratik bir parti, demokratik bir toplum vb. olmak değil, “ben” olarak kalmak, referans olmak ve hatırlanmak...
Bu “ben”in içindeki kişisel ihtiraslar, psikolojik özellikler, hizmet aşkı, çıkar ve zümre savunması gibi bileşenlerin oranları ne kadardır, hangisi daha üstün gelir bilemem ama her halükârda çok güçlü bir “ben” söz konusu... Dışarıdan bakıldığında, ortaya karışık bir görüntü sunan, yani otoritarizm, totalitarizm, liberalizm, kapitalizm ve bir parça demokrasiden oluşan kombinasyondaki ‘kafa karıştıran’ bir unsur daha azalmış olacak son hamleyle...
Yani Davutoğlu’nun tepeden aşağı bir tür darbe ile kenara itilmesiyle...
Türkiye “demokrasisi” olarak adlandırılan bir siyasal sistemde, Kenan Evrengillerin çok sık başvurduğu usullere benzer şekilde, tepeden inen ve bazen aleni, bazen de kadife görünümüyle tezahür eden bir demir yumruk vasıtasıyla hükümet olan bir partinin başındaki insan değiştirildi.
O partinin içinden alternatif ses çıkıp çıkmayacağını, çıkarsa ne kadar güçlü çıkacağını da bilemem ama geçmişte bu türden darbeler karşısında, “varlığını kendilerini oraya getiren” yeryüzü tanrılarına teslim etmiş, onlara kul olmuş elemanlardan pek bir ses çıkmadığı tecrübesine sahibiz.
Büyük önderimiz, en büyük reis Atatürk’ümüz de partiler kurar, sonra boynuz kulağı fazla geçince de kapatırdı.
Ama mesele sadece ulu önder, milli şef, milli-yerli reis ya da başbuğ, führer falan değil; üzerinde yaşadığımız güvensiz ve tekinsiz topraklarda, gene bu toprakları hep tekinsiz kılan güç ilişkilerinin temerküz ettiği bir devlet geleneğine sahibiz.
Bizans, Osmanlı ya da tek parti yönetiminden devralınan; bir zamanlar bir ‘halkla ilişkiler’ uzmanından duyduğum lâfla ifade edecek olursam-, “ilmik ilmik, dantel gibi işlenen” stratejiler eşliğinde varolan bir gelenekten bahsediyoruz. Devletin koridorlarında işlenen bitmez tükenmez oyunlardan...
Her şeyden önce, ortalıkta dolaşan bilgi ve enformasyon çokluğunu azaltırsınız. İnsanların inanacağı alternatif bilgi türlerini tırpanlarsınız. Medyayı satın alırsınız; sahibinin sesi borazanlar üretirsiniz; başka medya organlarını yasaklarsınız... “Onlar gazetecilik yapmıyor; onlar terörist” diyerek, en basit haliyle...
Buna paralel (kelimenin geometrik anlamıyla) olarak, terörist olarak nitelendirdiklerinizi gerçekten ‘teröristleştirirsiniz’ (bkz. Thomas teoremin kısır döngüsü); karşınızda gerçekten alternatif bir muhalefet ve toplum yaratma potansiyeline sahip olan bir kesimi ve temsilcilerini yolunuzdan ekarte edersiniz.
Alternatif güç olacak insanları, mesela Abdullah Gül’ü ekarte etmek için gün hesabı yaparsınız; Gül’ün cumhurbaşkanlığını devredeceği günden bir gün önceye genel kurul koyup, partiye başkan seçilmesini engellersiniz.
‘Bir günlük’ bir ayar... Nasıl muhteşem bir akıl! Nasıl derin bir zekâ! Nasıl ince bir hesap-kitap!
Koskoca bir partinin seçimle meşruiyet kazanmışbir liderini, Ahmet Davutoğlu’nu artık akaparatçiklerin eline ve diline verebilirsiniz. Onlar, düne kadar kendilerine söylendiği gibi kafa salladıktan sonra, bugün büyük bir iştahla –ters bir hareket yaparsa- “Hoca’yı” parçalamaya da hazırdırlar.
Aslında, sonuç en nihayetinde iyi oldu... Devletin tepesindeki bulanıklık bitti; manzara biraz daha netlikkazandı...
“(Ey Muhammed!) De ki: Ey inkârcılar! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma da sizler tapmazsınız. Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim. Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz.Sizin dininiz size benim dinim banadır.” (Kâfirûn/ 6)
Hepsi bu...
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020