Ferhat KENTEL
2015’te 7 Haziran seçimlerinin hemen öncesinde Diyarbakır’da başladı bombalar.
O zamandan bu yana memleketin dört bir yanında onlarca bomba patlatıldı; yüzlerce insan bu terörist eylemlerde canını verdi. Kendilerini bilmem hangi kutsal davaya adadığını düşünen yaratıklar, kendileriyle birlikte masum insanları havaya uçururken, arkalarındaki örgütlerin soğuk açıklamaları eşliğinde cinayetleri sahiplendiğini duyduk. Bu terör eylemlerinin bir kısmını PKK’nin, TAK’ın, bir kısmını IŞİD’in (ya da bunların türevlerinin) yaptığını öğrendik.
Bir başka kısmını ise hiçbir zaman tam olarak öğrenemedik. Muhtemelen yıllarca da öğrenemeyeceğiz. Bu terör eylemlerinin hangi derin ilişkilerde tezgahlandığını, kimin hesabı olduğunu, kimin hesabının dolaylı hesabı olduğunu, kimin başka birileri adına yaptığını, kimin kime yaptırdığını, kimin falanca adına ve falanca hedefe yönelik yapıyormuş gibi görünürken, aslında kendisinin bile bilmediği başkaları adına yaptığını falan da öğrenemeyeceğiz. En azından kısa vadede...
Haziran 2015 seçimlerinden bu yana, aslında topu topu bir buçuk yıldır dehşeti yaşıyoruz ve sanki onlarca yıl yaşamış gibi ihtiyarladık. Katil örgütler, katil insanlar, katil karanlık örgütler bu bir buçuk seneye, bombalarla katledilmiş insanlar, yerle bir olmuş şehirler, kanlı bir darbe teşebbüsü sığdırdılar.
O zamandan bu yana dehşet bir sarmal içindeyiz. Bombalar patlıyor ve Türkiye daha da içine kapanıyor. Bombalar patlıyor ve Türkiye daha da bölünüyor. Bombalar patlıyor ve bu toprakların bir kısım insanları başka insanlardan daha çok nefret ediyor.
Nasıl çıkacağız bu sarmaldan? Herkesin “bizi birbirimize düşürmeye çalışan iç savaş heveslilerinden” şikayet ettiği, ama gene neredeyse herkesin “iç savaş” heveslilerinin ekmeğine yağ sürdüğü bir ortamda nasıl olup da konuşacağız?
Birileri Dolmabahçe’de 40 tane insanı gözlerini kırpmadan öldürdükten sonra, nefret kısır döngüsünden nasıl çıkacağız?
Böylesine bölünmüş, totaliterleşmiş ve anaforun içine çekilmiş zamanlarda, yaşananları sorunsallaştırarak edilecek her lâf, yazılacak her kelime, ateşe körük basmaya çalışanlar ve bunu “iş” edinmiş olanlar tarafından, mükemmel bir malzeme fırsatı olarak araçsallaşabilir.
Toplumu belli ki germeye, belli ki birbirlerine düşürmeye çalışanların hesapları karşısında devletin kumandalarına hakim olanların, o kumandalara sonsuz uyum sağlayan kamuoyu organlarının, medyanın ne yaptıkları sorgulanabilir mesela... Ama belli ki bunu yapmak artık çok da mümkün değil...
Suriye’deki korkunç savaş bağlamında, Rusya, ABD ve hatta bizzat Suriye ile ilişkilerde, Filistin ve Gazze (mesela Mavi Marmara) bağlamında İsrail ile ilişkilerde ne ölçüde etik, ilkeli ve açık olunduğu da sorgulanabilir. Ama bu da çok mümkün değil; çünkü her şeyin üstünü örten, hikmetinden sual olunamayan, bir “devlet aklı” ve “milli çıkarlar” var... Ancak sürekli değişen ve bazen İsrail ya da Rusya’yı “düşman” ilân eden, daha sonra bunları “çok kıymetli dost” olarak ilân eden “milli çıkarların”, “ihanet” tanımını kaygan bir zemin üzerinde sürekli değiştirdiği ve dolayısıyla ister istemez birilerini “hain” konumuna düşürdüğü düşünülürse, konuşmak çok kolay değil... Gözünün üzerinde kaşın var misali...
Bugün belli konular üzerinde konuşmak çok zor... Dün başka konular üzerinde konuşmak çok zordu... Ama ara sıra en yetkili ağızlar tarafından Dersimlilerden de özür dilense, analar ağlamasın dense de ya da geçmişimizle yüzleşelim dense de; her halükârda bu memlekette kutsallık inşâ edici söylemler her zaman çalışır. Bu kutsallıklar bazen solcu, bazen sağcı, bazen İslamcı, bazen Türkçü, bazen de Kürdçü, bazen Kemalist veçhelere bürünür ve taşıyıcıların hemen hepsi benzer saldırgan dillerle konuşur...
Solcu kutsalları olan biri, bir solcunun “Müslüman olabilmesini”; Kürdçülük kimliğini kutsallaştıran biri, Kürd Meselesi’nde hassas olan birisinin “PKK’li olmamasını”; İslamcı kutsallığını taşıyan biri, bir Müslüman’ın “AKP’ye oy vermemesini” kabul edemez mesela... Bu türden kutsallıklarla var olabilenler için asla ve asla “hem o hem o” durumları, bağlaç halleri, gerçekliğin karmaşıklığı gibi mülâhazalar söz konusu bile olamaz.
Bu yüzden, bu memlekette adalet bir türlü tecelli etmez; adaletsizliğin tortuları sürekli olarak birikir. Sonuçta, toplum olarak geldiğimiz yer, milyonlarca insanın kendini hep sonsuz derecede haklı, diğerlerini de hep sonsuz derecede haksız gördüğü bir haldir.
Ve işin acıklı tarafı, bütün bu milyonların hepsinin sonsuz derecede hem “haklı” hem de “haksız” olduğudur.
Bu yüzden kimliklerimizi, “ideoloji”, “ahlâk” diye benimsediğimiz kıstasları sınırsız bir sorgulamaya ihtiyacımız var...
Başkasını boş verelim. Nasıl olsa, “onlar hep haksız!”
İlk önce kendimizden, daha çok değdiğimiz cenahlardan başlayarak...
Bakalım, ne kadar haklıyız, ne kadar masumuz?
Belki bu vesileyle içimizde başkalarına dair muhabbet potansiyeline dair bir iki kırıntı bulabilir ve bombalara, bombalarla terör mühendisliği yapanlara inat bu memlekette birlikte yaşamanın yollarını arayabiliriz.
Bu vesileyle yeniden merhaba dediğim bu köşede, önümüzdeki hafta bunu yapmaya çalışacağım.
Ferhat Kentel
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları


































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020