Figen Çalıkuşu
Türkiye’nin dört bir yanından, Diyarbakır, Çorum, Tekirdağ, Silivri, Elazığ, Osmaniye, Edirne, Sincan, Torbalı, Eskişehir, Odunpazarı, Tokat, Kandıra, Tarsus, Buca’dan mektuplar alıyorum.
Her biri kıymetli bu mektupları dosyalıyor, arşivliyorum.
Mektuplar, ülkenin adalet düzeninin röntgeni gibi. Satırların arasında adalete özlemin çığlığı var.
Genelde bir iç döküş oluyor ama ben gene de elimden ne gelir arantısına düşüyorum. Arada bir yardım adına fırsat yakaladığımda çok mutlu oluyorum ama bu mutluluğumu sahibi ile paylaşamıyorum.
Bazen ardı ardına okuduğumda, hüzünlenerek kestiğim, devam edemediğim oluyor.
Mektupların ekinde zaman zaman dilekçeler, mahkeme kararları da oluyor. Hepsini okuyorum. Yargılama görüntüsü altındaki “yargılamadan infazın acısını” hissediyorum, içim fazlası ile burkuluyor.
15 Temmuz Yargısı ve mağdurları, bu dönemin en yakıcı gerçeklerinden ama 15 Temmuz Yargısı konuşulmuyor, yazılmıyor. İktidarın baskı ve algı jargonu ile yarattığı “bize ne derler” korkusundan, mağduriyet değil kimlik ile meşgul olunuyor maalesef.
Komutanının “benim rastgele seçtiğim kişidir, ben kefilim” dediği, emir komuta ile hareket eden asker ağırlaştırılmış müebbet cezası alıyor ama komutan hala görevinin başında.
Asıl beni delip geçen, düğününe yirmi gün varken tutuklanan gencin “bir de müddetnameye ölünceye kadar yazmışlar, süre yok bizde, sayacak gün de yok, önce Allah’a sonra size güveniyorum” cümleleri oluyor.
Yargılama sonrası, infaz aşaması da ayrı bir hukuksal zulüm gibi maalesef. Cezasını çekenler için yeni bir eşitsizlik ve adaletsizlik süreci, denetimli serbestlik ve şartlı salıverme aşamasında devreye giriyor zira.
Öyle ki bir “Denetimli Serbestliğe Ayırma Kararı’nda” aynen şöyle bir cümle okuyorum; “.... yapılan değerlendirme sonucunda her ne kadar iyi halli olduğu değerlendirilmiş ise de ..”
Böyle bir cümlenin ardından saptanan iyi hale rağmen, hüküm giydiği davanın iddianamesinden alıntı yapıp mahkûmiyet gerekçeleri ile denetimli serbestlik talebinin “uygun olmadığına” ve hükümlünün durumunun “6 ay sonra yeniden değerlendirilmesine” karar verildiğini görüyorum.
İtiraz üzerine İnfaz Hâkimliği mahkûmiyet hükmüne dair gerekçeleri tekrar ile denetimli serbestlik için değerlendirme yapılamayacağına, değerlendirmenin cezaevi durumuna yönelik olduğuna, aksi halin denetimli serbestlik hükmünden yararlandırmayı imkânsızlaştırdığına karar veriyor.
Ama Savcı durmuyor ve bu karara itiraz ediyor ve itirazı inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi 6 ay erteleme kararı veriyor.
İnfaz hâkimi de kararına sahip çıkıyor ve kanun yararına bozma istiyor.
Bu yaşananlara bakarak Yargıtay’ın acele olarak, cezaevlerinde denetimli serbestlik kuralları hakkında kanun yararına bozma sürecinde bir karar vermesi yerinde olacak.
Cezaevlerinde hukuksal ve geleneksel denetimli serbestlik koşullarından ayrılarak, 15 Temmuz Yargısının uzantısı baskı ve zorlama kurallar ile tahliyeleri engellemenin önüne geçilmesi gerekir.
Bu baskı öyle boyutlara ulaşmış ki “size yazdım diye 2. altı ayımı da riske atıyorum, artık sesimi duyurabileceğim kimse kalmadı, buna mecbur kaldım” cümlesi cezaevlerinde neler yaşandığını iliklerine kadar hissettiriyor insanım diyene...
Denetimli serbestlik kararlarının keyfiliğine ilişkin mektupların tümünde benzer öyküler var.
Suçu ne olursa olsun cezasını infaz etmiş insanlara hukuksal zulme doyulmuyor anlaşılan.
Bu nasıl bir anlayış ise…
Yargılama süreci verilen hükmün kesinleşmesi ile sona erer oysa. İnfaz Yasasının 2. Maddesinde yazılı olduğu üzere :
İnfaz kuralları, “hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın” uygulanır.
Ve ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.
Nerede hukuk devleti, nerede Anayasa’nın eşitlik kuralı...
Bir başka mektupta, sadece bir itirafçı tanık delili ile hüküm giyen sanığı yargılayan hakim hakkında, itirafçı bir savcının verdiği ifadeyi okuyorum.
Sanık bu durumu, duruşmada zapta geçiriyor “birbirimizden farkımız yok” diyor ama sonuç değişmiyor. Demek ki ayrıcalıklı itirafçılar da var.
15 Temmuz Yargısı ardında ağır bir enkaz, ağır bir hukuk kırımı bırakarak yürüyor.
Daha önce de yazmıştım; masumlar için hukuk ve adalet karlı bir günde uzaktan ışıkları görünen sıcak bir yuva gibidir. Bu eve bir gün mutlaka ulaşılır...
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
30.01.2026
23.01.2026
16.01.2026
9.01.2026
2.01.2026
26.12.2025
19.12.2025
12.12.2025
5.12.2025