Gülay GÖKTÜRK
Kırmadan dökmeden müdahale
6.11.2012
3248
Sürmekte olan açlık grevleriyle ilgili olarak, aklı başında herkesin üzerinde birleştiği noktadan başlayalım:
Öne sürülen talepler içinde bir tanesi hariç, diğerleri kabul edilebilir talepler değildir. Kürtçe savunma hakkı zaten açlık grevlerinden önce halledilmeye çalışılan bir meseleydi. O konu çözülebilir, ama bu da örgütü "kesmez." Diğer bütün talepler ise siyasetin konusudur, siyaset platformunda mücadeleyle elde edilebilir. Dolayısıyla bu taleplerle başlayan bir açlık grevinin başarıya ulaşma şansı yoktur. Öcalan'ın başka yollarla İmralı'dan çıkıp çıkamayacağını bilemem ama bu yolla çıkamaz. Anadilde eğitim hakkı bu yolla kazanılamaz. Öcalan'ın avukatları aracılığıyla örgütü yönetmesine izin verilemez.
Buradan çıkarılacak ikinci sonuç şudur: Hapisteki tutukluları böyle karşılanması imkânsız taleplerle açlık grevine sokan güç aslında onların ölmesini istiyor. Evet, PKK öne sürülen taleplerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını herkesten iyi biliyor. O, hesabını "başarı" üzerinden değil, açlık grevindekilerin ölümü üzerinden yapıyor. Ölümler başlasın, kitlesel boyut kazansın, her ölümle birlikte tansiyon yükselsin, dışarıdaki gösterilerin şiddeti artsın, halk arasında çatışmalar çıksın, Türkiye "idare edilemez" hale gelsin... Böylece terör örgütü, Şemdinli'de başaramadığı; okul boykotlarıyla, okul yakmalarla, canlı bombalarla sağlayamadığı ortamı yaratabilsin, hesabı yapıyor.
Onlar kendi iradeleriyle mi başladılar ki...
Bu iki tespit bize bugün ne yapılması gerektiğinin de işaretini veriyor: Ölümlere müsaade etmemek! Kritik aşamaya gelen bütün tutukluları hastanelere sevk etmek ve tıbbi müdahalede bulunmak. Ama bunu "Hayata dönüş" operasyonunda yapıldığı gibi kırıp dökerek değil; ustalıkla, koğuşları savaş alanına çevirmeden, kimseyi incitmeden yapabilmek...
Bu çözüm yolunun pek demokrat ve pek hümanist bazı çevreler tarafından tepkiyle karşılanacağının farkındayım. Açlık grevlerinin başından bu yana, olmayacak duaya amin dercesine, hükümete talepleri karşılaması için baskı yapan bu çevreler, tıbbi müdahale önerisine de, "devletin tutuklunun iradesine saygı göstermek zorunda olduğu", "insanın ölmeye hakkı olduğu" ve "zorla tedavinin insan hak ve özgürlüklerine aykırı olduğu" gibi gerekçelerle karşı çıkıyorlar.
Bu argümana karşı söylenecek tek şey şudur: Şu anda açlık grevi yapanlar, başlama kararını kendi özgür iradeleriyle mi aldılar ki, bitirme kararını özgür iradeleriyle vermelerini bekleyeceğiz?
Müdahale tek şansları
PKK tipi örgütleri biraz tanıyan herkes, bu tip örgütlerin kendi kadroları üzerindeki baskısını bilir. Totaliter örgütler kadrolarının hayat tarzını, seçimlerini her zaman kontrol ve baskı altında tutarlar. Ama özellikle cezaevlerinde bu baskı ve kontrol misliyle ağırlaşır, 24 saat adam adama markaja dönüşür. Cezaevine düşmüş bir militanın orada, herhangi bir konuda özgür davranma şansı yoktur. Tartışma, ortak karar alma yoktur. Talimatlar dışarıdan gelir ve koğuş şefleri tarafından militanlara iletilir. Talimatlara uymayan örgüt mensubunun karşılaşacağı en hafif ceza koğuşta tecrit edilerek "hain" ilan edilmek, en ağırı da kuytu bir köşede infaz edilmektir.
Dolayısıyla, bugün sınırsız açlık grevinin kritik aşamasında olan yüzlerce tutuklu için tek yaşama şansı dışarıdan müdahaledir. Bu örgütleri biraz tanıyan ve bir parça empati yapabilen herkes grevdekilerin büyük çoğunluğunun şu anda dört gözle tıbbi müdahale beklediklerini ama bunu asla -doktorlarına bile- ifade edemeyeceklerini bilir. Onların şu anda istedikleri tek şey, kendi yapamadıklarını onlara birilerinin sözümona "zorla" yaptırması, zorla beslemesidir. Kendi üstlerindeki örgüt iradesinin başkaları tarafından kırılması; böylece "hain" diye damgalanmadan, tecrit edilmeden, örgüt tarafından cezalandırılmadan hayata dönebilmektir.
Onlar bu beklenti içinde kıvranırken, dışarıda dost bildikleri bazı kesimlerin sözde onların haklarını savunmak adına, ısrarla tıbbi müdahaleye karşı çıktığını duydukça nasıl bir çaresizlik içine yuvarlandıklarını; içlerinde büyüyen ve asla dışa vuramadıkları o büyük öfkenin nasıl nefeslerini kestiğini düşündükçe benim de nefesim kesiliyor.
Anlayışsızlığın bu kadarını anlayamıyorum
.Kaynak:Bugün Gazetesi
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015