Güldalı COŞKUN
Sadece benimle aynı görüşte ve “yandaş” olan yazılı ve görsel medyayı takip ettiğimi sanıyorsunuz değil mi!
Yok efendim!
Tam tersi, zira onaylamak, onaylanmak değil derdimiz…
Dinlemek, öğrenmek ve anlamak isterim.
Peşin yargım yok mu, var elbette…
Misal, bir CHP savunucusu kalemlerden ne öğrenebilirim ki!
Asgari müştereklerde bile uyuşamıyoruz.
Ama yine de sabırla okur veya dinlerim…
Dinlerim de… Neyse!
Kendisini, “solcu” diye tanımlayanları; “yetmez ama evet!” durağından, yol virajlı olduğu için kıvrıla kıvrıla artık, “müzmin muhalifliğe” varanları, nefretin zirvesinde gezenleri, mahallesine yenik düşüp sinenleri ve kendileri kurgulayıp, gerçek gibi üzerine yorum yapanları mutlaka okuyorum.
Bazen eğlenceli oluyor üstelik! Ama bazen de hüzün basıyor, ne yalan söyleyeyim!
“Bu Hoca değil miydi şunu şunu ilk söyleyen!” diyerekten!
Zeki ve dolu dolu bildiğim ki; alanlarında muhakkak öyledirler de… Neyse!
Geçenlerde yine birini okuyorum; umutla! Vallahi bak!
Mesele bireyleri aştı, kendi içinde tutarlılığı olmayan bir bakışı ısrarla sürdürme halini aldı. Genel olarak da kültürel hegemonyayı belirleyen bir hal oldu.
Bu hegemoniklerin dışındakiler, “yandaş, yalaka, cahil” olarak sıfatlandırılıyor..
Bakın ne demiş:
"...medyaya yansıdığı kadarıyla Muharrem İnce’nin partisinin tutumunu eleştirirken söylediği “Kürtler hiç doğru söylemez mi?” lafı gözümüze çarptı. Tabii, CHP’nin telaffuz etmekten özenle kaçındığı “Kürt” sözünün bu vesileyle de olsa söylenmiş olması, üstelik de “kurultay” gibi bir toplantıda söylenmiş olması önemliydi. Onun dışında, Selin Sayek Böke ve İlhan Cihaner’in hazırlayıp yayınladıkları “manifesto”nun başına neler geldi, tam olarak bilmiyoruz. Ama sanırım delegelerarasında genel bir kabul var gibi ama seçilenlerin çoğuna baktığımızda yönetici kadro ile delegeler arasında Kılıçdaroğlu üzerinden bir kopukluğun olduğu da açık. Yani “manifesto”da yazılanlar delegeleri coşturdu ama partiyi yönetecek olanları, onlar değil Kılıçdaroğlu seçtiğinden bu coşku da sınırlı kalacak anlaşılan."
Bir sonraki paragrafta ise şunları ifade ediyor:
"Gelelim HDP’nin kongresine. İktidar partisi ne yaparsa yapsın HDP’nin siyasi söyleminin önemini ve toplumda bir karşılığının olduğu gerçeğini değiştiremez. Bu toplum ne kadar zorlanırsa zorlansın “tek adamın” diktiği elbisenin içine giremez. Ne geçmişte oldu bu ve ne de bugün olabilir.”
Devam ediyor:
“‘Eş başkanlar konusunda karar verildi!’ deniyor. Bu durumu anlayışla karşılamalı mıyız ? Yani Kongre yerine önceden bir grup partilinin eş başkanlar konusunda karar vermiş olmalarını normal bir prosedür olarak görmeli miyiz? Doğrusu ülkenin ve partinin olağanüstü koşullardan geçerken böyle bir yöntemle yöneticilerini seçmesini anlayışla karşılayabiliriz belki. "
Demek ülke olağanüstü koşuldan geçiyor… Demek istenildiğinde böyle yorum yapılabiliyormuş!
Hoş, onun dediği olağanüstü koşullar ile bizimkiler aynı değildir de yine de “anlayışlı” olunabiliyormuş!
Ülkede yüzde 10’u zor alan bir partiden söz ediyoruz üstelik. Parti dediysem PKK’nın sözcüsü, anlayın siz onu!
Yoksa sümme hâşâ, darbe kalkışması, devletin çetelerce ele geçirilmeye çalışılmış olması, terör saldırıları, içeride ve dışarıda ekonomik ve siyasi mücadele veriyor olmaktan bahsetmiyor..
Yasin Börü’nün katili, içeride ya bu da PKK gibi “faili meçhul” faili için de olağanüstü olmalı!
Hem canım CHP, “Kürt” diyebilmiş ya, bu az şey mi!
İşte bunlar hep “Tek Adam” yüzünden!
Nefret, akıl ve izân bırakmıyor bunlarda diye boşuna demiyoruz.
Ne diyelim; Allah, bakmanın yanında görebilmeyi de nasip etsin!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018