Hasan Bülent KAHRAMAN
Günlerdir, gece ve gündüz, Taksim meydanına gidip geliyorum. Oradakigençler, 40 yıldır bu tür işlere tanık olmuş birisi sıfatıyla söyleyeyim, beni bile hayrete düşüren medeni davranışlar, olumlu yaklaşımlar sergiliyor. Mesela duvarlara yazı yazılmış. Ama bir özel mülkiyetin sınırına gelince herkes durmuş. Tek bir harf, tek bir leke yok o duvarlarda. On binlerce insanın yer aldığı meydanda tek bir çöp bulunmuyor. Kandil gecesi tek yudum içki içilmedi. Müthiş bir sıcaklık ve dayanışma, müthiş bir öz denetim var. Tekrar ediyorum, o insanların, bu kadar korumasız, neredeyse çıplak bunca insanın, kafasındaki düşünce ve onu siyasallaştırmaktan başka çabası olmayan bunca insanın üstüne gazla, bombayla, suyla gitmek akıl almaz bir körlük olur. Hükümetin bundan sonra bunu yapmayacağını umuyorum.
Buradan hareketle şu iki noktayı belirteyim.
Taksim Meydanı şu anda fiili bir durum. Ana soru bundan sonra ne olacağı? O kitlenin oradan ne zaman dağılacağı. Bu sorunun yanıtının soyut bir şekilde "tatmin edici cevap gelince" olduğu belli. Böyle bir cevap iki tarafı da bir zıtlaşmaya götürecek. Oysa ben daha farklı bir noktadan hareket ederek sorunun çözülebileceği kanısındayım.
Meydan, soyut manada kendi haline bırakılmalı ve sürecekse sürmeli. Devlet ve yönetim Taksim'i kabul etmeli. Bu, "agonizmacı demokrasi" anlayışının gereğidir. Agonizma, Antik Yunan'da güreşmek demek. Bildiğimiz güreşmek.Güreş çok önemli bir kavram. Bir rakibe ihtiyaç duyuyor. Rakibin mevcudiyetini zorunlu kılıyor. Rakibi şu ya da bu yoldan ortadan kaldırmamak gerekiyor. (Öyle olsa bile başka bir rakip gelebilir.) Mutlak bir sonucu yok. Kazanabilir de insan yitirebilir de. Önemli olan eşit koşullarda, belli kurallar içinde yarışmaktır. Bir ölüm-kalım, yok etme süreci değildir.Diğeri, "antagonizmadır", yani çatışmacı/vuruşmacı yaklaşımdır. Yok edicidir. Demokrasi, hatta siyaset agonizmadır, antagonizma değil, güreşmektir, yok etmek değil. Antagonizma anti-demokrasidir.
Türkiye, diğer meydanları da düşünülünce, antagonistik bir tutumu benimsemiş görünüyor. Oysa siyaset, Taksim'i ve diğer meydanları kabullenerek, onları mevcudiyetleri zaruri bir rakip olarak görmek suretiyle, bu agonizmacı/ güreşmeci demokrasinin kapısını aralamalıdır. Oranın boşaltılması, eylemin bitmesi kavgayla, bombayla, gazla, suyla değil, müzakereyle olmalıdır. Zor kullanımı yani tecebbür değil, ikna ana yöntem olmalıdır.
Sonra şu var: Meydan(lar)dan bahsediyoruz. Meydan yani agora, antik Yunan'dan beri, siyasetin temel mekânıdır. Siyaset evin içinde yapılmasına yapılır veya bir düşünsel edim de olabilir. Ama onlar başka boyutlarıdır siyasetin. Politika, gene Antik Yunan'dan bu yana "yurttaşla/ vatandaşla/ kent(lilik)le ilgili" (politicos), olmak anlamına gelen bu edim özneler arası yani insanlar, yurttaşlar arası bir süreçtir. Bunun ana mekânı da agoradır/ meydandır. Hele hele modern siyaset büsbütün o meydandaki sürekli etkileşime dayandığından diyalojiktir. Çünkü siyaset teklikle oluşmaz, ikilikle, çoklukla oluşur.
Şimdi Taksim Meydanı ve diğer meydanlar tam da böyle bir anlam ifade ediyor. Bu meydanlar mevcut siyasete karşı birmuhalefet, bir tepki sergiliyor. Hiçbir iktidar bundan hoşlanmaz. Bu doğaldır. Güreşmenin bir şartıdır. Siyasetin ta kendisidir bu. İktidarın yapması gereken bu meydanları yok etmek, kahretmek değil, bunu bir pozitif rakip olarak görmek, bir diyalog kurmak suretiyle bu süreci sonuçlandırmaktır. Taksim'i kabul edelim. Siyaset taksimattır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025