Hasan CEMAL
30 Ağustos resepsiyonu fotoğraflarına bakıyorum. Köşk'te bir ilk yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Gül, Başkomutan sıfatıyla 30 Ağustos kutlamalarını ilk kez Çankaya'da kabul ediyordu. Orduevlerindeki resepsiyonlardan sonra Köşk’teki bu fotoğraf, bir devrin kapandığının işaretiydi.
'Büyük paşalar' 30 Ağustos'taki devir teslim törenlerinde siyasetçilere ayar verirdi. TV'lerin genellikle canlı yayınladıkları bu törenler gazetelerin de manşetlerine otururdu. Evet, bu bir sivilleşme, ama ne kadar demokratikleşme?.. Bu soru bugün de varlığını sürdürüyor.

DİRSEKBÜKÜ, Hisarönü Körfezi
Bozburun’da, Kiseli Ada’nın önünde, Büyük Kaptan Sadun Boro’nun o sevdiği yel değirmeni kalıntısının önünde geçen gün demirlemiş, güneşi batırmıştık.
Cumartesi günkü yazımda amatörce değindiğim o muhteşem günbatımını sevgili Sadun Abi şöyle anlatır:
“Güneş sahneden çekilince, sudaki renk çümbüşü bu sefer göğe akseder. Batı utanır, kızarır, turuncunun en tatlı tonları perde perde açılır, nihayet mavi kubbe içinde eriyip gider. Boz tepeler, dağlar morarır heybetlenir. Suya karanlık çökerken, yüksek direkli yelkenlilerin demir feneri yıldızlara karışır.” (Vira Demir, sayfa 360, Denizler Kitapevi)
Hava durmuştu. Çok sıcaktı. O gece dışarıda uyudum. Sabah altıya doğru günün ilk ışıklarıyla uyandığımda, gözüme ilk çarpan, o şirin yeldeğirmeni kalıntısıydı.
Uzaktan, Bozburun taraflarından tek bir horoz sesi, doğmakta olan yeni günü haber veriyordu. Öyle uzun uzun ötüyordu ki.
Deniz tam çarşaftı, ütü yemiş gibi kıpırtısızdı. Gün ağardıkça yeldeğirmeninin yarım kulesinin rengi değişiyor, başkalaşıyor ve buğulu bir havanın içinden çıkıp sanki ağır ağır yaklaşıyordu.
Bir gece önce yeldeğirmeni kalıntısıyla birlikte güneşi batırırken yazımı yazmıştım. Ertesi sabah gün doğarken yine kara kaplı küçük defterime habire not alıyorum, neden ki?..
Rüzgâr çıktı.
Kekik kokuları yine iç bayıltıcı...
Tavşanlar ortalıkta yok.
Meleyen keçileri bekliyorum deniz kıyısında ama nafile, anlaşılan daha uyanmamışlar.
Ne yazayım?..
Çankaya Köşkü’ndeki 30 Ağustos resepsiyonu...
Türkiye’de siyasal rejimin sivilleşmesi açısından bir dönüm noktası olarak altı çizilebilir.
Simi'de yakıtın fiyatı, bizimkinin yanında sudan ucuz
Bozburun’dan, küçük bir biblo ya da mücevher kutusunu andıranSimi’ye cumartesi günü öğleden sonra geldik.
Dalgalardan epeyce dayak yedik. Rüzgâr çok sertti. 35-38 knot arasında esiyordu. Simi’den yakıt aldık, bizdeki fiyatların yanında sudan ucuz...
Yemekten sonra, akşamüstüne doğru, alargada bekleyen Peace’e binip yola koyulduk.
Rotamız Hisarönü, Dirsekbükü’ydü.
Ama biz açıldıkça, deniz çıldırmaya başladı.
Adeta uçuyorduk.
Fırtına patlamıştı.
44 knot’ı görünce, bir anda döndük, gerisin geriye Simi’ye sığınmaktan başka çaremiz kalmadı.
Pazar sabahı güneş doğarken limandan halat çözerken ufak bir aksilik yaşadık. Yanımızdaki Malta bandıralı yelkenli, bizimkinin üstüne atmıştı demirini. Kaptan Gökhan’la uğraşırken, kabahatini bilen yanımızdaki teknenin kaptanı el kol hareketleriyle affını rica ediyordu.
Deniz sakinleşmiş. 30 knot’la cenovayı açtık, püfür püfür yol alıyoruz. Ve Bozburun tarafından güneş etrafı kızıla boyuyarak öylesine güzel bir doğuyor ki...
Çankaya Köşkü'nde bir 'normalleşme' ilki
Fotoğrafa bakıyorum.
Cumhurbaşkanı Gül, yanında eşi Hayrünnisa Gül... Karşılarında çakı gibi selama durmuş bir asker...
Çankaya Köşkü’nde bir ilk yaşanıyor 11 yıllık AK Parti iktidarı döneminde. Cumhurbaşkanı Gül,Başkomutan sıfatıyla 30 Ağustos kutlamalarını bunca yıldır ilk kez Çankaya Köşkü’nde kabul ediyordu.
Bu kutlamanın alışılmış adresi Ankara'da Gazi veya Merkez Orduevi’ydi, Çankaya Köşkü değil. Anayasaya göre Cumhurbaşkanı aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ‘Başkomutanı’ydı ama bu resepsiyon hep askerin tekelinde yapılırdı.
Köşk’teki bu fotoğraf, bir devrin kapandığının işaretiydi.
Veyahut:
Siyasal açıdan demokrasilere özgü bir ‘normalleşme’nin, bir ‘sivilleşme’nin belirtisi sayılabilirdi.
Bir demokrasi ayıbı sona ermiş görünüyor
Galiba bir başka ‘normalleşme’den de söz edilebilir.
30 Ağustos yıllar yılı fena halde gürültülü patırtılı geçerdi. Silahlı Kuvvetler’in en tepesindeki devir teslim törenlerinde bu memleketin esas sahiplerinin kimler olduğu kılıç şakırtıları ve topuk sesleri ve de bando mızıka eşliğinde cümle âleme ilan edilirdi.
Büyük paşalartarafından, irat ettikleri nutuklarla, ‘seçilmiş siyasetçiler’e siyasal konjonktürün gerektirdiğiince ya da kalın ayarlar verilirdi.
Televizyon kanallarının genellikle canlı yayınladıkları bu devir teslim törenleri ertesi gün mutlaka gazetelerin manşetlerine otururdu.
Ve ‘büyük paşalar’ın bu nutuklarının Türkiye siyaseti açısından ne anlama geldiği ‘Ankara gazetecileri’nin revnaklı, şifreli yorumlarıyla köşelerde anlatılırdı.
Bir demokrasi ayıbı olarak siyaset sahnemizde yıllar yılı sürmüş olan bu askeri ritüelimiz en nihayet -ve inşallah ebediyen- sona ermiş görünüyor.
Demokratikleşme soruları varlığını sürdürüyor
Türkiye’nin bu noktaya gelmesi elbette kolay olmadı. Bu bakımdan AK Parti’nin yaklaşık 11 yıllık döneminde demokrasinin gerektirdiği önemli adımlar atıldı.
Gelinen bu nokta, bu ülkede ‘asker sorunu’nun aşıldığına ya da ‘askeri vesayet’in büyük ölçüde geride bırakıldığına işaret ediyor.
Evet, bu bir sivilleşme...
Sivilleşme ama ne kadar demokratikleşme?..
Bu soru varlığını bugün de sürdürüyor. Çünkü sivilleşme kendiliğinden demokratikleşmeyolunu açmıyor.
Şimdi ayrıntıya girmiyorum.
Ama bu açıdan, yani demokratikleşme konusunda AK Parti iktidarı ipe un sermeye devam ediyor.
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024