Hasan CEMAL
Bir taraf uçsuz bucaksız su, bir taraf uçsuz bucaksız kum... İkisinin tam ortasından uçuyoruz. Okyanus, beyaz köpüklü dalgalarıyla altımızda beliriyor, çölle buluşuyor. Okyanus yeşil, çöl beyaz ve sarı. Çöl bu oyunda çok daha usta. Çok uzaklardan gelen dev dalgaları önce yumuşatıyor, sonra usul usul içine alıp yok ediyor...
Bir katamaran dolusu turistle okyanusa açılıyoruz. Ortalık bir anda karışıyor. Koca bir fok balığı denizden tekneye atlıyor! Patlak gözlü, upuzun bıyıklı fok, balık bekliyor. Balık denize fırlatılınca, onun arkasından denize atlayıp kayboluyor. O yitip giderken, kart sesleriyle ortalığı inleten pelikan kuşlarının hücümuna uğruyor bizim katamaran.

SWAKOPMUND
Yine o tek pervaneli, dört kişilik pır pır uçaktayız. Geluk’tan havalandık, çölün üzerinden Atlas Okyanusu’na doğru uçuyoruz.
Okyanusa yaklaştıkça çöl renk değiştiriyor. Kızıl kumlar önce sarıya, sonra beyaza dönüşüyor, yumuşak geçişlerle.
Kızıl Çöl'ü kuşbakışı seyretmek hakikaten muhteşem. Kızıldan kum tepelerinin bıçak gibi kesilmiş ipince sırtları güneş altında öylesine gölge oyunları oynuyorlar ki, insan büyüleniyor.
Çölün üstünde terk edilmiş bazı yerleşim merkezleri, hayalet kasabalar gibi altımızdan kayıp gidiyor.
Pilottan dinliyorum:
“On dokuzuncu yüzyılın ortalarında elmas aramak için Namibia’ya gelen ilk Alman sömürgecilerin kurdukları yerleşim merkezleri... Şimdi uranyum da çıktı, Çinliler işletiyor.”

Okyanus, beyaz köpüklü dalgalarıyla altımızda beliriyor, bir başka deyişle, çölle buluşuyor.
Okyanus yeşil, çöl beyaz ve sarı.
Çöl bu oyunda çok daha usta. Çok uzaklardan gelen dev dalgaları önce yumuşatıyor, sonra usul usul içine alıp yok ediyor.
Bir taraf uçsuz bucaksız su, bir taraf uçsuz bucaksız kum... İkisinin tam ortasından ve epeyce alçaktan uçuyoruz. Yani heyecan var.
Pilot, eliyle işaret ediyor.
Koca bir tanker, çölün orta yerinde kumlara batmış vaziyette...
Tuhaf bir görüntü: Çölde tanker!
Birkaç yıl önce okyanusun dev dalgalarıyla boğuşurken kıyıya sürüklenmiş...

150 yıl sömürgenin merkezi olan bir iskele
Atlas Okyanusu’nun kıyısında, 1850’li yıllarda Alman sömürgecilerin ilk kurdukları şehir Swakopmund olmuş.
Başını nereye çevirsen Almanca isim ve sözcükler dikkati çekiyor. Namibia’nın resmi dili İngilizce ama Almanca da kulağa çok çalınıyor. Bazı gazeteler iki dilli, Almanca’yla İngilizce.
Yaşlı Alman turistlere gözüm takılıyor, belki de ‘kökleri’ni aramaya gelmişler...
Atlas Okyanusu’nun üstünde uzayıp giden yüksek bir iskele. Alman sömürge idaresinin ana limanı 150 yıl boyunca bu iskele ve çevresiymiş... Çok eski zamanlarda lokomotiflerin de yanaşıp gemilerden yük indirip bindirdikleri bu iskele, şimdi okyanusa nazır bir deniz ürünleri lokantası.

Okyanusun üstünde güneşi batırırken, beyaz Güney Afrika şarabıyla birlikte yediğimiz taze oyster’ların ve sarımsaklı pişmiş oyster’ların tadı damağımdan hiç gitmeyecek...
Nelson Mandela...
Martin Luther King...
Birçok yerde görüyorum isimlerini, Siyah Afrika’nın da kahramanları onlar...
Ve koca bir fok okyanustan tekneye atlıyor!
Pazar sabahı, Swakopmund’un in cin top oynayan sokaklarından geçip okyanus kıyısına iniyoruz. Bir katamaran dolusu turistle denize açılıyoruz.
Önce yüksük kadehlerde sherry ikramı.
Sonra ortalık bir anda karışıyor.
Koca bir fok balığı denizden tekneye atlayıp aramıza katılınca neye uğradığımızı şaşırıyoruz.
Siyah Afrikalı adamla koca fok arasında sanki sado-mazo ilişkisi var. Bir balık veriyor, bir tokat atıyor!
Patlak gözlü, upuzun bıyıklı fok, çaresiz, ikinci balığı bekliyor. Bu sefer balık denize doğru fırlatılınca, onun arkasından denize atlayıp kayboluyor.
Sürpriz yapma sırası okyanusun diğer sahiplerinde
Fok yitip giderken, kart sesleriyle ortalığı inleten pelikan kuşlarının hücümuna uğruyor bizim katamaran.
Sarısı, mavisi, turuncusu, siyahıyla rengârenk ve upuzun gagalarıyla, deli bakışlarıyla pelikanların, havaya atılan balıkları kapmaya çalışırken yaptıkları gösteri hepimizi eğlendiriyor. Bu arada bizim mihmandar, pelikan yumurtasının ne kadar lezzetli olduğunu anlatıyor.
Birdenbire katamaranlar neredeyse birbirlerine girecek manevralarla oldukları yerde dönmeye başlıyor.
Orta yerde bir yunus balığı!
Turistlerde bir heyecan bir heyacan, herkes fotoğraf makinalarına, kameralarına davranıyor.
Tam o sırada bir fok balığı daha denizden bizim katamarına zıplayınca ortalık yeniden karışıyor, çığlıklar ve kaçışmalarla...
Karabataklar, martılar...
Uzaktan koyun, keçi melemeleri... Sahildeki fok balığı sürülerinden geliyor bu tuhaf sesler, ağır bir kokuyla birlikte...
Güneş delemezken sisi…
Çöl upuzun, ince bir çizgi halinde buluşuyor okyanusla. Orta yerinde siyah beyaz bir deniz feneri yükseliyor tüm heybetiyle.
Siyah Afrika’nın öbür tarafından, Hint Okyanusu kıyısındaki Durban şehrinden söküp getirmişler, oraya uğursuz geldiği gerekçesiyle...
Okyanus sisli.
Kurşuni bir hava.
Güneş bir türlü delemiyor sisi...
Denizin üstünde kocaman kocaman farklı renklere boyanmış fıçılar. Akşam atıştırdığımız o leziz oyster’ların yetiştiği çiftliklermiş.
10 derece suda yetiştirilip, cins değiştirmeleri için 18 derece suyu olan çiftliklere götürülürmüş. Bu arada yenilen oyster’ların yüzde 80’ini erkekmiş...
Biraz açılıp balina bekliyoruz.
Şansımız yok, gelmiyor.
Bundan sonraki üçüncü yazımda, ‘çöl filleri’nin hikâyesini anlatmaya çalışacağım. Okyanusu bırakıp çöllerin arasından dağların eteklerine doğru gideceğiz.
Bu arada bütün T24 okurlarının Kurban Bayramı’nı kutluyor, herkese güzel bir tatil haftası diliyorum.
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024