Hasan CEMAL
Nereye baksanız, Başbakan Erdoğan var. Bir telefonla haber attıran, sansür uygulatan, gazeteci kovduran, medya havuzu kurduran o. Bu memlekette futbolun başına kimlerin geçeceğine de, Futbol Federasyonu Başkanı’nın kim olacağına da karar veren o değil mi? Büyük ihale deyince de durum farklı değil.
Medya özgürlüğünü katleden… Yolsuzluk dosyalarını kapatmak için hukuku tepeleyen… Alo Fatih ya da Alo Bilal hatlarını karartmak için yargı bağımsızlığını hiçe sayan bir Başbakan’ın, bu ülkenin en büyük işadamlarından biri hakkındaki beraat kararını bozdurmak için ‘kuvvetler ayrılığı’na darbe indirmesi şaşırtıcı mı?

Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olarak karışmadığı yer mi kaldı?
Nereye baksanız, o var.
Her yerde onun eli kulağı var.
Kolu her yere uzanıyor.
Her önemli iş, onun iki dudağının arasından çıkacak son söze bağlı.
Bir telefonla haber attıran o.
Bir telefonla sansür uygulatan o.
Bir telefonla gazeteci kovduran o.
Genel yayın yönetmenibelirleyen de o.
Medya havuzukurduran da o.
Medya patronu yapan da o.
Büyük ihale deyince de durum farklı değil.
İhalelerin kime, kimlere gideceğini, kimlerin ortak olacağını tespit eden de o.
İş aleminde hoşlanmadığı patronların üstüne vergici salan da ondan başkası değil.
Futbol da ondan sorulmuyor mu?
Bu memlekette futbolun başına kimin, kimlerin geçeceğine de, Futbol Federasyonu Başkanı’nın kim olacağına karar veren de o değil mi?
Hatta bir ara Fenerbahçe’nin flaş dış transferleri konusunda kolaylaştırıcı olarak rol üstlenen de o olmamış mıydı?
Fenerbahçe’nin Büyük Kongresi’nde Aziz Yıldırım’a karşı kulis bile yaptığına dair tapeler şu günlerde kamuoyuna yansımadı mı?
Başbakan'ın yargı üzerinde uzayan gölgesi
Yargı üzerinde uzadıkça uzayan onun gölgesi değil mi?
Çarpıcı bir örnek mi?
T24’ün haberini okuyabilirsiniz.
Başbakan Erdoğan’la eski Adalet BakanıSadullah Erginarasındaki iki telefon görüşmesinin birleştirildiği bir kayıt.
Kayda göre Başbakan Erdoğan, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Kanunu’na muhalefettenAydın Doğan’a karşı açılan davanın yerel mahkemede beraatle bitmesini sorguluyor, sonuçtan memnun değil.
Adalet Bakanı Ergin, Başbakan’a yanıt olarak davanın hâkimi Abuzer Kara’nın Aleviolduğunu söylüyor.
Kaydın devamında, dava sürecinin Yargıtay’da nasıl seyredeceği görüşülüyor ve Başbakan, Adalet Bakanı'ndan “işi yakın takibe almasını” istiyor.
Adalet Bakanı da cevaben şöyle diyor Başbakanı'na:
“Ceza Genel Kurulu Başkanı arkadaşımızla da Bakanlar Kurulu öncesi sonrası bir görüşme yaparım, gerekli hassasiyetleri de sağlarız.”
Kayda göre, “SPK’daki bağlantıların dikkate alınmasını” söyleyen Başbakan, Adalet Bakanı Ergin’den davayı “yakın takibe almasını” istiyor ve “İhmale uğramasın, yazık olur”diye konuşuyor.
Başbakan Erdoğan, görüşmenin devamında, beraat kararı nedeniyle “SPK'nın şok olduğunu” belirtiyor..
“Dosyanın Yargıtay Genel Kurulu’na gideceğini” söyleyen Adalet Bakanı Ergin, Başbakan’ın “Oradaki durum ne olacak?” sorusuna,“Sorun olmaz orada. Şimdi bireysel bir hâkimde çalışır da efendim, Genel Kurul dediğimiz kalabalık bir yapıdır, orada bu iş sökmez efendim” yanıtını veriyor.
Başbakan Erdoğan:
“SPK'nın bu konudaki şeyi bayağı hassas, kesinlikle diyor, bunların mahkûm olması lazım.”
Erdoğan, bir kez daha Adalet Bakanı’ndan “işi yakın takibe almasını” istiyor.
T24'ün haberi böyle.
Kırıntısı bile Yüce Divan'a götüren ihale konuşmaları
.jpg)
Yazıyı yazarken, yine Başbakan'ın, milli gemi (MİLGEM) projesinin de bulunduğu Savunma Sanayii Müsteşarlığı ihalelerine ilişkin olarak bir işadamına verdiği bilgiler ve yaptığı yönlendirmeleri içeren konuşmaları internete düşüyor.
Sevgili Can Dündar'ın Twitter'da yazdığı gibi, "kırıntısı bile eski Başbakan Mesut Yılmaz'ı Yüce Divan'a götüren" ihale konuşmaları...
Başbakan Erdoğan'ın hem yargı bağımsızlığını hiçe sayan, hem de ihalenin sahibini değiştiren müdahaleleri, Yüce Divan yargılaması gerektiren anayasal suçlardır!
Şaşırtıcı mı? Artık hiç değil.
Bu memlekette her şeyin kendisinden sorulmasını isteyen bir Başbakan var.
Tek adam olmak istiyor.
Haktı, hukuktu takmıyor.
Demokrasi korkusu gitgide derinleşiyor.
Demokrasiden, hukuk devletinden korkuyor, çünkü demokratik hukuk devleti kapıyı çalınca, öncelikle kendisinden hesap sorulacağını çok iyi biliyor.
Başbakan’la Adalet Bakanı arasında bir beraat kararı ile ilgili olarak geçen yukarıdaki konuşma bile, bugün Türkiye’de hukukun tepelendiğinin, hukuk devletinin bir tek adamtarafından buruşturulup çöpe atıldığının çok açık kanıtıdır.
Medya özgürlüğünü katleden…
Yolsuzluk dosyalarını kapatmak için hukuku tepeleyen…
Alo Fatih ya da Alo Bilal hatlarını karartmak için demokrasinin belkemiği olan ‘yargı bağımsızlığı’nı hiçe sayan…
Bütün bunları yapabilen bir Başbakan’ın, bu ülkenin en büyük işadamlarından biri hakkındaki beraat kararını Yargıtay’da bozdurmak için, demokrasinin özü olan ‘kuvvetler ayrılığı’na ölümcül bir darbe indirmesi elbette şaşırtıcı değildir.
CHP lideri Kılıçdaroğlu haklıdır:
“Mahkemeleri kendi arka bahçesi hâle getirmek için özel bir mücadele yapıyor.
Bir Başbakan, Adalet Bakanı’na talimat verip ‘Mahkeme kararını şöyle versin!’ diyemez.
Derse o koltukta oturamaz.
Bu, hırsızlıktan daha büyük bir ayıptır.
Bu, hukukun ve adaletin katledilmesi demektir.”
Evet öyledir.
Başbakan Erdoğan, hukuk ve adaleti katletmeye devam ediyor.
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024