Hasan CEMAL
.jpg)
Cizre Kantonu'nun başkenti Amude'de, Yasama Meclisi binasındayız. Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanı Vekili Hakem Hallo, Başbakan Ekrem Haso, bazı bakanlar ve bakan yardımcıları tarafından bahçede karşılanıyoruz.
"Devrimi boğmak için sınırda hendek kazıyorlar. Sorunlar diyalogla çözülür, hendekler, dikenli tellerle değil. KDP ile Türkiye hükümetinin hendek konusunda işbirliği olduğu anlaşılıyor" diyorlar. Kurmaya çalıştıkları düzeni anlatıyorlar…
AMUDE, Rojava Cizre Kantonu
Kamışlı’dan sabah erken yola koyulduk,Amude’ye, Cizre Kantonu’nun başkentine doğru.
Önümüzde bir asayişjipi, içinde dört silahlı güvenlik görevlisiyle epeyce hızlı gidiyor.
Yağmur çiselemeye başladı.
Türkiye tarafına duvar örülen Nusaybin sınır kapısını geçiyoruz. Sağımızda uzaktan sisler içinde Mardin seçiliyor.
Mezopotamya Ovası...
Ya Ahmet Türk’ün Kasrı Kanco’sundan, ya Maridin Otel’in terasından gün doğarken de, gün batarken de -bazen bir kadeh rakı eşliğinde- kim bilir kaç kez seyrettim.
Bir deniz gibi sonsuzluğa uzanan Mezopotamya Ovası'nın güzelliğine her seferinde hayran kaldım.
Cizre Kantonu Yasama Meclisi, Başbakan ve bakanlar
Amude çarşısı çok canlı...
Bir büyük binanın önünde duruyoruz.
Eskiden şehrin kültür merkeziymiş.
Cizre Kantonu Yasama Meclisi.
Meclis Başkanı Hakem Hallo, Başbakan Ekrem Haso, bazı bakanlar ve bakan yardımcıları tarafından bahçede karşılanıyoruz.
Meclis geçen 6 Ocak’ta, hükümet 21 Ocak’ta kurulmuş. Her ikisinin de geçiciliğine özellikle vurgu yapıyorlar.
Meclis kurucu nitelik taşıyor.
Meclis Başkanı ‘Kurucu Meclis’le ilgili olarak şunları söylüyor:
“Kurucu Meclis’in içinden 19 kişilik bir komite seçildi, anayasa niteliğindeki bir ‘toplumsal sözleşme’yi hazırlamak için... Sözleşmenin temel ilkelerine gelince:
Demokratik yönetim... Kimseyi dışlamayan çoğulcu yönetim... Temel hak ve özgürlükler... Suriye’nin bütünlüğü...
Katı olmayan, değişemez maddeleri olmayan bir anayasa yazıldı. Bu arada bir siyasal partiler yasası çıkardık. Bir seçim yasası hazırlanıyor. Bağımsız bir yüksek seçim kuruluoluşturmak için çalışmalarımız var.”
Meclis Başkanı ekliyor:
“Kurucu Meclis'i kurumlar kendi aralarında seçti. Seçimlerden sonra taşlar daha çok yerli yerine oturacak.”
Hükümete Yürütme Konseyi Başkanlığı adı verilmiş. Bakanlar Kurulu da bir yürütme komitesi olarak hep birlikte çalışıyor.
Her bakanın iki yardımcısı var.
Bir koridorda bütün bakanların odaları yan yana sıralanmış. En sonunda Başbakan’ın makam odası ve Yürütme Konseyi üyelerinin toplanıp birlikte çalıştıkları büyücek bir salon yer alıyor.
Hükümette yüzde 41 kadın kotası
Her şey son derece mütevazı, sade.
Başbakan Ekrem Haso’yla bir ara çay ocağında oturup sohbet ediyorum. Duvarda renkli bir kartpostal dikkatimi çekiyor:
Öcalan, Murat Karayılan, Fehman Hüseyin.
Başbakan, hükümette kadın oranını yüzde 41 olarak veriyor.
Henüz cumhurbaşkanları olmadığını, bu makama Meclis Başkanı’nın vekâlet ettiğini belirtiyor.
‘Toplumsal sözleşme’yi 10 Kürt, 10 Arap, 10 Süryani ve 10 da Türkmen, Keldani, Ermeni gibi ‘diğerleri’nden oluşan 40 üyeli bir komisyon yazmış.
Meclis 81 kişiden oluşuyor.
Bir erkek, bir kadın olarak eş başkanlık sistemi geçerli.
Hükümet başbakan, iki yardımcısı ve 22 bakandan oluşuyor.
Rojava’da TEV-DEM’in (Türkçesiyle Demokratik Halk Hareketi) bir çatı örgütü olarak sistemin neresinde durduğunu soruyorum.
Yanıt şöyle:
“Siyasal bir örgüt olarak hükümete üye veriyor, Meclis'e üye veriyor.”
Meclis Başkanı, TEV-DEM temsilcisi.
Başbakan, Kürt Ulusal Meclisi’nden.
Dışişleri Bakanı, sol demokrat.
TEV-DEM’den, sivil toplum örgütlerinden, kadın örgütlerinden, Kürdistan Yeşil Partisi’nden,Liberal Parti’den, Demokratik Barış Partisi’nden temsiciler var hükümette...
Meclis Başkanı devrimi anlatıyor
Rojava Devrimi ne demek?
Bu sorumu Meclis Başkanı Hakem Hallo şöyle yanıtlıyor:
“Devrim, diktatörlük sistemine karşı çıkar. Suriye’de gitgide derinleşen kriz üzerine katıldık biz de devrime...Demokratik bir ulusyaratmak istediğimiz için katıldık. Her dinden, her etnik gruptan, her inançtan insanların, Kürtlerin, Arapların, Süryanilerin, Asurilerin, Keldanilerin, bütün halkların özgür şekilde yaşamalarını istediğimiz için devrim saflarında yer aldık.
Suriye’de ortaya çıkan otorite boşluğunu doldurmak, kaos ortamına son vermek için birsavunma sistemi geliştirdik. Hem Şam rejimine, hem El Kaide gibi aşırı örgütlere karşı bize has bir model oluşturduk.”
Meclis Başkanı, sınırdaki hendek meselesine de şu yanıtı verdi:
“Hiçbir gerekçe bulamıyoruz. Devrimi boğmak için, halkı teslim almak için bu hendeği kazıyorlar anlaşılan. Sorunlar diyalogla çözülür, hendeklerle, duvarlarla, dikenli tellerle değil.KDP ile Türkiye hükümetinin hendek konusunda işbirliği var, öyle anlaşılıyor.”
Sorunlar: Saldırılar, ambargo, ilaçsızlık ve hastaneler
Devrim hangi sorunlarla karşı karşıya?
Başbakan’ın yanıtı:
“Bir sorun tabiiambargo... Aşırı İslamcıörgütlerin saldırıları bir başka sorun... Elektrik kesintileri, akaryakıtla ilgili meseleler eskiye kıyasla düzeldi. İlaç ve hastanelerin durumunda zorluklar devam ediyor.Til Koçer sınır kapısından insani yardım geçiyor ama hâlâ yetersiz. Ama temel sorun Irak tarafında, DAİŞ’in (yani IŞİD) saldırıları...”
Meclis Başkanı ekliyor:
“Dışarıda tanınmıyor olmak ve bunun getirdiği zorluklar da yaşanıyor tabii...”
Başbakan söze giriyor:
“Biz halen kendimizi Suriye’nin bir parçası olarak görüyoruz. Cizre Kantonu Demokratik Özerklik Yönetimiolarak öteki iki kantonla,Kobani ve Afrin’le koordinasyon içindeyiz. Bu kanton modelini tüm Suriye’ye bir çare olarak geliştirmek bizim amacımız…"
Dışişleri Bakanı Kemal Barakol, Demokratik Özerk Yönetim olarak Bağdat’a ilişkileri geliştirmek için, Til Koçer sınır kapısını daha çok kullanmak için gittiklerini, Türkiye’yleBarzani’nin bunu engellemeye çalıştıklarını, bu konuda ortak tavır aldıklarını söylüyor.
'Öcalan'a bir düşünür olarak bakıyoruz'
Bir başka sorum:
Öcalan, Rojava Devrimi’nin neresinde?
Başbakan’ın yanıtı:
“Devrim halkın devrimidir. Öcalan halkın kalbinde yatan biridir.”
Meclis Başkanı:
“Öcalan’a bir düşünür olarak bakıyoruz. Demokratik özerklik olarak ortaya koymuş olduğu projeyi beğeniyoruz.”
PYD’den Dışişileri Bakanı Yardımcısı Emine Osi:
“Apo bir çizgidir, bir felsefedir. Ortadoğu için bir model koymuş ortaya, uygulamaya çalışıyoruz. Hedef, demokratik bir ulus yaratmak ve bunu Apo’nun felsefesine dayanarak yapmak.
Demokratik ulus, ulus-devletin alternatifidir.
Pratikte bunu başarırsak, ki başaracağımıza inanıyoruz, Ortadoğu bu projeyle değişir, demokratikleşir. Yoksa kriz, kaos hali derinleşir. Demokratik özerklik ve toplumsal sözleşme Suriye’de iç savaşın, kaosun yolunu kapatıyor.”
Silahlı güçler-sivil siyaset ilişkisi
Bağımsız olarak Başbakan Yardımcılığı görevini yürütmekte olan Hüseyin Azzam söz alıyor:
“Ben bir Arap olarakkonuşmak istiyorum. Temel amacımız var olan krizi geçmek ve halklar için özgürlüğü gerçekleştirmek, toplumsal barışı tesis etmek ve birlikte yaşam için barışa doğru yol almaktır. Bu projeyi TEV-DEM sundu, Kürtler sundu. Biz de Araplarolarak katıldık. Eşitlik ilkesini gördük çünkü, Kürtler ve Araplar olarak. Bu model tüm Suriye için de uygulanabilir bir modeldir.”
Sohbet asker-sivil ilişkilerini de kapsadı. Asayiş, İçişleri Bakanlığı’na bağlı. Askeri güç YPGise Savunma Bakanlığı’nda. Bir de kadın ordusu YPJ ve Süryanilerin Özgür Halk Güçlerivar. Askeri gücün tepesindeki Genelkurmay’ın temsilcisi, Savunma Bakanlığı’nda asker-sivil arasında koordinatör olarak görev yapıyor.
Hüseyin Şaviş, TEV-DEM koordinatörü hükümette. Türkiye’dePKK saflarında bulunmuş, hapis yatmış, Türkçeyi ve Türkiye’yi iyi bilen biri...
Aynı zamanda Eğitim Bakanı olarak da görevli. Bakanlığın isminde yer alan ve Arapçadan gelenterbiye sözcüğünü demokratik bulmadıkları için yetiştirme olarak değiştireceklerini, yine eğitimin ‘milli’sini de atacaklarını söylüyor.
İttihat ve Terakki'den Baasçılığa
Sohbet, sonuna doğru, Türkiye’de İttihat Terakki’ye ve Kemalizme kayıyor.
Ben de ‘Baasçılığın' bu damardan nasıl esinlendiğini anlatıyorum.
Bir ara konu dedem Cemal Paşa’dan açılıyor ve ilgi görüyor. Bana takılıyorlar.
Milliyetçiliklerin her yerde olduğu gibi, Ortadoğu coğrafyasında da barış değil, savaş getirdiğini konuşuyoruz.
Rojava’dan 5. yazı yarına.
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024