Hasan CEMAL
Devlet Bahçeli’yi izliyorum.
Yüzü takallüs etmiş, burun delikleri fena halde gerilmiş, avazı çıktığı kadar bağırıyor kürsüden:
- O bayrağı indiren o şerefsiz var ya, o şerefsizi alnının ortasından vurup indirmek vardı, diye avazı çıktığı kadar bağırıyor kürsüden.
Bayraklar sallanıyor.
Alkış kıyamet.
MHP’nin Meclis Grup salonu miting meydanı gibi dalgalanıyor.
Tayyip Erdoğan’ı izliyorum.
Bahçeli’den farkı yok.
Ağzından köpükler saçılıyor.

Askere, polise basıyor fırçayı:
Çıkacak birisi, garnizonun duvarlarını aşacak, Türk bayrağını indirecek, oradaki görevliler seyredecek.
Neymiş, çözüm sürecini sekteye uğratmayalım!
Ne demek yaa?..
Ne demek çözüm süreci?..
O garnizonun içine girip de bayrağı indireni, orada her halükarda indirip gereğini yapacaksın.
Görüntüler hazin
Kemal Kılıçdaroğlu’nu izliyorum.
Onun da diğerlerinden farkı yok.
O da üfürüyor kürsüde.
Ama onun halleri biraz keyifli gibi.
- Ben bağırıp çağırmasam kılınız bile kıpırdamayacaktı, demeye getiriyor.
Sanki ilk tepkiyi vermenin keyfini sürüyor Kılıçdaroğlu…
Akıl alır gibi değil.
Tel örgülerle sarılı bir askeri garnizondaki Türk bayrağını indirip kaçan 15-16 yaşlarında, yüzü maskeli bir Kürt genci ortalığı birbirine katıyor.
Müthiş bir milliyetçilik yarışı patlıyor.
Liderler kendilerini kürsülere atıp ne kadar sıkı birer Türk milliyetçisi olduklarını sergileme gayreti içine düşüyorlar.
Görüntüler gerçekten hazin.
Bu partiler Kürt sorununu nasıl çözebilir?
Bir kez daha aklıma takıldı.
İktidarıyla muhalefetiyle bu partiler, bu liderler, sorunların anasıolan Kürt sorununu (‘sorunların anası’ deyimi dün Ruşen Çakır’ın Vatan’daki güzel yazısında vardı) nasıl çözebilirler diye…
Klasik deyiştir, bu gibi durumlarda, “Zor dostum zor!” denir
Türk milliyetçiliği virüsü genlerde öylesine yer etmiş,muhafazakârlık ve her yere sızmış Kemalizm öylesine kök salmış ki, bu zihniyet dünyasındaki siyaset erbabının Kürt sorununu çözüm rayına oturtup Türkiye’de barış kapısını açması güç gözüküyor.
Gerçekten öyle.
Genelkurmay daha makul çizgide
Dikkat ettiniz mi?
Genelkurmay’ın açıklaması, siyasetçilere kıyasla çok daha soğukkanlıydı, çok daha makul çizgiler taşıyordu:
Sadece uyarı ateşi açılması…
Bayrak indirenin çocuktan biri olarak görüldüğü için daha sert tepkiden kaçınılması…
Daha sert tepkinin, provokasyon peşindeki odakların değirmenine su taşıyabileceği vs…
Çok ilginç.
Asker frene basarken, sivil siyasetçiler neredeyse yangına körükle gidiyor, bir seçim öncesinin bildik ‘milliyetçilik yarışı’na çıkıyorlar.
En iyisi, yine Allah akıl versin deyip geçelim.
Kutsala saygısızlık kınanmalı, ama...
Elbette kutsallar vardır.
Çok çeşitlidir.
Bu ‘kutsallar’dan bazıları milli, bazıları dini nitelik taşır.
Bunlara saygı göstermek gerekir, barış ve huzur adına en azından…
Ya da ‘kutsallar’a saygısızlık etmemektir doğru olan…
Bu bakımdan, Türk bayrağını indirmek hiç kuşkusuz kınanması gereken bir saygısızlık olmuştur.
Ama bundan dolayı, “Şerefsiz alnından vurulmalıydı!” diye çirkin milliyetçi havalar çalmak bir başka büyük yanlıştır.
‘Kışkırtıcılık’tır, insanları daha beter sokağa dökecek bir kışkırtıcılık…
Aynı zamanda, bu eylemin arkasında eğer provokasyon tezgâhıvarsa da, oyuna gelmektir.
Şunu bir kez daha tekrarlıyorum:
İktidar ve muhalefet liderleri bu oyuna gelmeye başladılar bile…
O Kürt çocuğu yakalandığında derse ki...
Son bir nokta…
Yüzü sarılı o çocuk yaşındaki Kürt kim, bilmiyorum.
Bir provokasyon aleti mi?..
Yoksa bir anda kendiliğinden bir eylemi sahneleyen biri mi?..
Bunu da bilmiyorum.
Ama o genç insana yıldırımlar yağdıran siyaset erbabı bir an durup düşünmeli.
O Kürt çocuğu yakalandığında derse ki:
O bayrağın altındaki güçlerin işledikleri ‘faili meçhul cinayetler’de benim yakınlarım öldü.
O bayrağın altındaki güçler, benim ailemin yaşadıkları mezraları, köyleri yaktı.
O bayrağın altındaki güçler, benim büyüklerimi zorla göç ettirdi.
O bayrağın altındaki güçler, benim abilerime, anama, babama işkence yaptı.
O bayrağın altındaki güçler, benim abilerimi, ablalarımı şehit etti dağlarda.
O bayrağın altındaki devlet, benim dilimi, Kürtçe’yi inkâr etti.
Çözüm süreci diyen, barış diyen, Türk bayrağı diyen herkesin bu noktayı düşünmesini diliyorum.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024