Hasan CEMAL
Kadın polis...
Elinde bir adet kelepçe sallanıyor.
Nazlı Ilıcak'la göz göze geliyoruz.
"Şimdi kelepçelenme vakti" diyor.
Yüzünde buruk bir gülümseme...
Eşyalarını toparlarken:
"Eskiden kelepçe vurmuyorlardı" diyor.
Kadın polis biraz sert:
"Bu benim görevim!"
Hazin.
Sevgili Nazlı:
"Ama iyi bişey yapmıyorsunuz."
Çağlayan Adliyesi, 26. Ağır Ceza Mahkemesi. Duruşma pazartesi sabahı saat 10.55'de başlıyor.
Sevgili Nazlı Ilıcak'la el, kol, öpücük selamlaşmaları. Pembe çerçeveli gözlüklerini takmış. Arka sıradan kızı Aslı'nın sesi yükseliyor:
"Annee..."
Ahmet Altan'la Mehmet Altan yine ekranda. Silivri'den gelmemişler.

El kol sallıyorum ama beni gördüklerinden emin değilim.
Tuhaf bakışlı adam, sevgili Ahmet, yine tuhaf bakıyor. İkisinin de görüntüsü sağlıklı. İkisini de özlemişim.
Savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıklıyor.
"Tutukluluk hâllerinin devamına" dedikten sonra Nazlı ve Altan kardeşler hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talep ediyor.
Nedenine gelince:
Cebir ve şiddet kullanarak...
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya...
Veya bu düzen yerine bir başka düzen getirmeye...
Veya bu düzeninin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek...
Bir başka deyişle:
Nazlı Ilıcak, Ahmet ve Mehmet Altan, üçü de darbeci...
Bu yüzden, üçü de ömür boyu demir parmaklık arkasında yatacaklar.
Gerçekten akıl alır gibi değil.
Hayat boyu darbe düzenlerine karşı, şiddet ve teröre karşı ellerinde kalem kavga vermiş arkadaşlarım, demek, darbeci...
Demek, bir "terör örgütü"ne el vermişler...
Siz, aklınızı peynir ekmekle yemiş olabilirsiniz.
Siz, yargıyı hukuk düzeninden çıkarıp, iktidar hizmetinde bir biat kurumu hâline getirmiş olabilirsiniz.
Siz, adaleti boşlamış olabilirsiniz.
Ama şunu iyi bilin:
Benim bu üç dostumu, sevgili Nazlı'yla Altan kardeşlerimi ne kadar darbecilikle suçlarsanız suçlayın, kesinlikle inandırıcı olamazsınız.
Onları mahkûm edemezsiniz.
Vicdanlarda mahkûm olan siz olursunuz.
Demokrasi sizleri mahkûm eder.
Hukuk sizleri mahkûm eder.
Nazlı Ilıcak konuşuyor.

Dersine her zamanki gibi iyi çalışmış. Savunmasını son derece anlaşılır bir dille yapıyor.
Darbeciliği reddediyor.
Terör örgütü üyeliğini reddediyor.
Evet, sevgili Nazlı'dan darbeci çıkmaz, çıkaramazsınız.
Mantığı da gayet sağlam.
Demek istiyor ki:
FETÖ'cüler devletin damarlarına sızdıysa... FETÖ'cüler devleti ele geçirmek istediyse... Beni değil, gidin, devlet içinde bu yolları FETÖ'cü örgüte açan Erdoğan iktidarını, ne istediler de vermedimdiyen iktidarı yargılayın!
Bunu demeye getiriyor.
Sevgili Nazlı, savunmasını bitirdikten sonra bana dönüyor, nasıldı diye soruyor elleriyle, kaşlarıyla gözleriyle, ben de başparmağımla çok iyi sinyali gönderiyorum.
Mahkeme Başkanı saat 14'e kadar duruşmaya ihtiyaç ve yemek molası veriyor.
Saat 14, duruşma yeniden başlıyor.
Ara sıra uyuyakalan jandarmaların dürtüklenmesi, yerlerinde hafif zıplayarak uyanmaları gülünç görüntülere yol açıyor.
Şükrü Tuğrul Özşengül'ün söylediklerine kulak veriyorum.
- Ben nerden düştüm bu davanın içine?..
- Benim ne darbecilikle, ne Fetullahçılıkla ilgim var.
- Yahu biraz ciddi olun, idam olsa idam edeceksiniz! Bu kadar kolay mı?..
Çok hoş konuşuyor, bakıyorum, ekranda Ahmet Altan'ı gülme tutuyor.
Şükrü Tuğrul hapisteyken kalp krizi geçirmiş, anlatıyor:
"Beş altı saati aldı hapishaneden hastaneye sevkedilmem. Bir kolumda serum, tansiyon aleti, öbür kolumda kelepçe... Burnumu bile kaşıyamıyorum. Çıkıyorum hastaneden. Dört gün geçiyor, hala hayati ilaçlarım verilmemiş... Dört aydır hastaneye kontrole gidemedim."
Mahkeme Başkanı, sen diyerek, devam et, toparla diye hitap ederek konuşmasını kesiyor.
Kaba ve tatsız bir muamele...
Şükrü Tuğrul, sağlık nedeniyle tahliyesini isterken şunu söylüyor:
"Yarınlar için hayaller kuramıyoruz."
Başbakanlık'tan gelen talep okunuyor:
Sanıkların mal varlıklarına tedbir konulması...
Saat 15.40.
Ahmet Altan söz alıyor:
"Mala mülke el koymak mı çözüm?.. 15 ay geçtikten bunun gerekçesi nedir? Bu, yargıyı kötü niyetle kullanmaktır. Öç almaktır. Sizi aç bırakırım demektir."
Mahkeme Başkanı sesi kısıyor, sevgili Ahmet'i güçlükle duyabiliyoruz.
Ahmet Altan, resmi evrak üstünde tahrifat yapan bir savcıyla karşı karşıya olduklarını belirtip ekliyor:
"Bu bir suçtur!"
Mehmet Altan sesini yükseltiyor:
"15 aydır Silivri zindanlarında tutuluyoruz. Adalet bunun neresinde? Ve resmi evrakta tahrifat yapan bir savcıyla karşı karşıyayız."
Avukat Ergin Cinmen söz alıyor:
"Savunma hakkı baştan beri sürekli kısılıyor. Bu ciddi bir hak ihlalidir."
Altan'ların avukatı Figen Çalıkuşu söz alıyor:
"Müvekkillerimi içeride tuttuğunuz her saniye haksızlıktır. Bunun hukuksuzluğu yanında vebali vardır. Derhal, hukuka dönülerek tahliye istiyorum."
Saat 17.10, duruşma devam ediyor.
Tahliye çıkabilir mi?
Keşke bir mucize olsa...
Ama ihtimal vermiyorum.
Saat 18:40.
Mucize gerçekleşmiyor.
Dava, 12-16 Şubat'a erteleniyor.
Bu arada sanıkların mal varlıklarına tedbir konulmasına ilişkin Başbakanlığın talebi reddediliyor.
Sabah 10:55'te başlayan dava, akşam 19:45'te noktalanıyor.
Mahkeme koridorlarında hüzünlü bir gün daha akşam vakti bitiyor.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024